Vücudunuza Uygun Etek Seçmenin Püf Noktaları

Kısa, uzun, jean, payetli, taşlı, kalem, deri… Etekler kadınların vazgeçilmezleri arasındadır. Günümüzde alternatif çok olunca vücudunuza uygun etek seçmekte güçlü çekebilirsiniz. Bunun için önerilerimiz ışında istediğiniz bir modeli seçin ve yazlık gardırobunuzdan eksik etmeyin Küçük bir tüyo: Deri etekler özellikle yaz akşamlarının vazgeçilmez parçaları olacaklar.

Büyük Göğüslü Hanımlara Uygun Etekler

Canlı renkler ve desenler dikkati direkt kalçalarınıza çekerler. Kalem etekleri veya düz kesim dizde biten modelleri tercih edin.

Geniş Kalçalı Hanımlara Uygun Etekler

Kalçalarınızı sımsıkı sarmayacak kalem etekler veya A kesim modeller tercih edin. Bluzunuzu içinize sokup kemer takarak belinizi ortaya çıkarın.

Minyon Tipli Hanımlara Özel Etekler

Özellikle orta uzunluktaki modellerden kaçının. Mini veya diz hizasında biten A kesim modeller bacaklarınızı olduğundan uzun gösterir.

Armut Tipi Vücudu Olan Hanımlara Uygun Etekler

A kesim veya kruvaze gelen modelleri tercih edin. Koyu veya naturel renklerin, boydan çizgilerin, soft drapelerin daha ince gösterdiğini unutmayın.

Dar Kalçalı Hanımlara Uygun Etekler

Piliseler dar kalçaları daha yuvarlak gösterir. Sezonda çok trend olan yanlarda büyük cepleri olan modelleri tercih edebilirsiniz. Ayrıca kalın Ur kemerle olduğunuzdan kıvrımlı görünebilirsiniz.

Banyo Dekorasyonu

Banyo bir evde çok sık kullanılan alanlardan biridir. Bu sebeple yapacağınız banyo dekorasyonu göz zevkiniz ve rahatlığınız açısından oldukça önemlidir. Banyonuzun planını değiştirebilir, dekorasyonunu yeniden tasarlayabilir, çok daha pahalı olmayan seçimler ve pratik dekorasyon fikirleriyle banyonuzu güzelleştirebilirsiniz.

1. Zemin ve duvar gibi ana dekoratif unsurlarda açık tonları tercih edin. Böylece eskimeyen bir görünüm yaratabilir; iki yılda bir banyonun yapısal elementlerini değiştirmek durumunda kalmazsınız. Parlak tonlar ya da kırmızı, sarı gibi öne çıkan renkler konusundaki iştahınızı aksesuarlara saklayın. Böylece banyonuzdan sıkıldığınızda sadece onları değiştirmekle yetinebilirsiniz.

2. Eğer banyoda alan konusunda sıkıntı yaşıyorsanız asma klozet ve gömme rezervuar kullanabilirsiniz. Bu tip kullanışlı ürünler alandan tasarruf etmek için ideal.

3. Tavanda açık renkleri tercih etmeye özen gösterin. Havai mavi, buz yeşili, uçuk san gibi tonlar istenilen aydınlık atmosferi yaratmada büyük ölçüde etkilidir.

4. Banyoda ayaklı aynalardan faydalanabilirsiniz. Böylece her boydaki insanın rahatlıkla kullanmasını sağlamış olursunuz. Ancak banyo alanınız darsa duvarda ayna kullanabilir, böylece alan derinliğini artırarak banyonun olduğundan daha büyük olmasını sağlamış olursunuz.

5. Banyonun kendiliğinden zengin bir görünüme sahip olmasını istiyorsanız, mermer gibi doğal taşları kullanabilirsiniz. Sade ve doğal bir görünüme sahip olan doğal taşlar aslında en zengin ve sofistike görünen döşemelerdir.

6. Banyoda yeterli alanınız varsa havlu ve bornoz gibi tekstilleri depolamak için duvar üniteleri yerine ayaklı raf ünitelerinden faydalanabilirsiniz. Çok daha zarif ve şık bir görünüm için modüler olan ferforje ve ahşap dolapları tercih edebilirsiniz.

7. Banyodaki eski dolabınızı eskitme tarza boyayarak banyoya vintage havası katabilirsiniz.

8. Banyodaki elektrik anahtarının yerine dimmer takabilirsiniz. Böylece duş alırken loş bir atmosfer oluşturarak banyonuzdan aldığınız keyfi iki katına çıkarabilirsiniz. Ayrıca banyo duvarlarına nişler yaptırıp içlerini mum ile aydınlatmak banyoyu yenilerken bir başka parlak fikir olabilir.

9. Dokulu seramik karoları zemin ve duvarlara bordur olarak monte edebilir; böylece banyoya derinlik ekleyebilirsiniz.

10. Banyoyu dekore ederken seçimlerinizde devamlılık ve bütünsellik olmasına özen gösterin. Farklı iki stili kombinlerken bile aralarında ortak bir nüans olmasına dikkat edin. Örneğin vintage duvar döşemeleriyle, kır evi tarzı aksesuarlar birbirini tamamlayarak şık bir bütün oluşturulabilir.

Stresi Engellemenin Yolları

Gerginlik insanı hem fiziksel hem de duygusal olarak yorar. Strese girince adrenal korteks, kortizol hormonu salgılarken, adrenal medulla ise epinefrin salgılar. Kortizol ve epinefrin salgılanınca karaciğer daha çok glikoz üretir, bu da “kaç ya da savaş!” tepkisini doğurur. Dolaşım sistemine sızan bu böbrek üstü hormonları sayesinde tansiyon yükselir ve kalp krizi geçirme riski artar. Fazla kortizol göbekte yağ birikmesine de neden olur.

Kendine bir kadeh şarap daha dolduracağına bu hareketleri uygulasan daha iyi olur. Stres hormonu kortizol seviyesini düşüren yoga sayesinde ruhunu dinlendirebilirsin. Yoga eğitmenleri tarafından tasarlanan bu dört yoga hareketi ile yılın sonunu kafayı yemeden getirebilirsin. Bütün stresi azaltan hareketleri uygulamak sadece 15 dakikanı alacak. Böylece sonrasında ekstra kalorileri yakacak bir spinning dersine katılabilirsin. Bunu haftada üç kez uygula. Her bir hareketi iki, üç kez yaparak başla ama ilerleyen zamanda her birinin sayısını 21′e çıkartmaya çalış.

Leg Raises
Kollarını iki yana açarak sırtüstü yere uzan. Nefes alırken bacaklarını mümkün olduğunca yukarı kaldır; aynı anda çeneni de göğsüne yaklaştır. Bacakların dümdüz durmalı. Bacaklarını indirirken nefes ver.

Camel Lean
Bacaklarını bitiştirip kollarını iki yana koyarak yere dizüstü çömel. Çeneni göğsüne yaklaştırarak nefes al (a). Çeneni kaldırıp iyice arkaya doğru eğil. Destek almak için ellerini sırtının arkasına koy. Başını ve boynunu arkaya ver (b). Nefes verirken tekrar başlangıca dön.

Inverted Table Raise
Bacaklarını kalça genişliğinde açıp dizlerini kırarak yere otur, ayaklarını ve avuçlarını da yere koy, parmak uçların ise kalçaya dönük olmalı. Nefes al (a). Kalçanı ve gövdeni iyice yukarı kaldır, ayaklar dizlerin tam altına gelmeli. Kalça ve sırt yere paralel olmalı (b). Nefes verirken tekrar başlangıca dön.

Up Dog / Down Dog
Eller omuzlarla aynı hizada yere dokunurken bacaklar kalça genişliğinde açılmış şekilde plank pozisyonuna geç. Vücut, tepeden tırnağa düz bir çizgi oluşturmalı. Kalçanı aşağı indirip göğsünü ileri çıkart, bilekler de omuzlarla aynı hizada olmalı (a). Nefes verirken kalçanı tavana doğru yükselt (b). Nefes verirken tekrar plank pozisyonuna dön.

Boşanma Sürecinde İşinize Yarayacak Bilgiler

Boşanmaların gitgide artış gösterdiği günümüzde, boşanma süreci hakkında bayanların oldukça işine yarayacak bilgileri bu yazımızda paylaşıyoruz.

1. Boşanma Mahkemesi

İki tarafın rızasıyla yapılan boşanma müracaatının yapıldığı ay içerisinde eşler Mahkeme huzuruna çağırılırlar.

Bu değişikliklerden evvel eşler üç aylık aralıklarla iki defa mahkeme huzuruna çıkmak zorunda kalıyorlardı ancak değişikliklerden sonraki durumda:

• Eşler boşanma dilekçesinin veriliş tarihinde altı aydan fazla bir süredir ayrı yaşıyorlarsa mahkeme huzuruna bir defa çıkmak zorundalar.

• Şayet, boşanma dilekçesinin veriliş tarihinde altı aydan az bir süredir ayrı yaşıyorlarsa, üç aylık aralıklarla iki defa mahkeme huzuruna çıkmak zorundalar.

2. Eşlerin Mahkeme Huzuruna Çıkmalarında Amaç

Mahkeme huzuruna çıkmadaki amaç davayla ilgilenen hakimin “boşanma kontratında” belirtilen şartların eşler tarafından kabulünü onaylamak ( hakim birinci defa eşleri birlikte dinler, gerek gördüğünde ikinci defa ayrı ayrı çağırır), ayrıca bu süre içerisinde “boşanma kontratında”, gerek gördüğünde, reşit olmayan çocukların lehine değişiklik yapabilmektir.
Ayrıca ilgili yasa, boşanmadan evvel, özel durumlarda eşlere ortak alınan kararlar çerçevesinde “boşanma kontratında” değişiklik yapabilme olanağı tanımaktadır.

Boşanma kararı verildikten sonra, eşler arasında imzalanan “boşanma kontratı” boşanma ile ilgi yasa kadar önemlidir.

Boşanma kararının bir nüshası eşlere posta aracılığıyla gönderilir. Diğer bir nüshası da, kayıtlara işlenmesi amcacıyla, mahkeme kalemi tarafından nüfus idaresine gönderilir.

İki tarafın rızasıyla yapılan boşanmada diğer bir yenilik ise, boşanma sürecinde eşlerden birinin anlaşmalı boşanmayı bozması ve “çaresizlik sonucu ayrılma nedeniyle boşanma” istemesi durumunda, hakimin kararıyla diğer prosedüre geçilebilinmektedir. Oysa eski yasada diğer bir boşanma prosedürüne sıfırdan başlanıyordu.

3. Çaresizlik Sonucu Ayrılma Nedeniyle Boşanma

Çaresizlik sonucu ayrılma nedeniyle boşanma kararı, hakim tarafından, eşlerin tekrar bira araya gelmelerinin, yeni “bir ortak yaşam” kurmalarının imkânsız olduğu kanaatine varıldığında verilir.

Bu yeni prosedüre 27 Nisan 2007 tarihli yasayla kabul edilmiş olup birkaç aşamada gerçekleşmektedir:

a- Boşanmak için gerekli başvuru

“Çaresizlik sonucu ayrılma nedeniyle boşanmak” için yapılacak başvuru iki aşamada yapılmaktadır:

• İki eş tarafından yapılan başvuru: Eşlerin, sadece boşanma isteklerini belirten müracaattır ve bu müracaatta boşanmanın getirdiği diğer sonuçlar görüşülmez. Boşanma prosedürü eşlerin ikisinin veya avukatlarının veya noterin imzaladığı bir boşanma dilekçesinin ilgili mahkemeye iletilmesiyle başlar.

• Eşlerden birisi tarafından yapılan başvuru: Bu durumda eşlerden birisinin boşanma isteğinde bulunduğu ve diğerinin kabul etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda yasa, müracaat eden eşin boşanmanın gerekliliğini kanıtlamasını istemektedir ve bu müracaatı iki durumda yapılmaktadır: dilekçeyle başvuru veya celpnameyle başvuru (celpnameyle başvuru daha masraflı olmaktadır çünkü yargı mübaşirinin dosyaya müdahalesi istenilmektedir)

b-Dosyanın hakim tarafından incelenmesi

Hakim, boşanma kararını eşlerin aralarındaki anlaşmazlıklar nedeniyle çaresizlikle ayrıldıklarını kanaat getirdiğinde boşanma kararını verir.

Yeni yasa çaresizlik sonucu ayrılmayı eşlere iki durumda ispatlama fırsatı vermektedir:

• Ya eşlerin ayrı yaşadıklarını ispatlamaları; (bu süre iki eşin müracaatı durumunda 6 ay, eşlerden birisinin müracaatı durumunda da 1 yıl olarak belirtilmektedir).

• Veya eşlerin birlikte yaşayamayacaklarını ispatlayan somut delillerin mahkemeye sunulması.

c- Boşanma prosedürü süresinde anlaşma isteği

Boşanma kararını elde etme süresinde, boşanmanın getirdiği diğer sonuçlara da ( çocukların hangi tarafta kalacağı, çocukların eğitim veya diğer masraflarının karşılanması, ortak alınan evin geçici kullanılması, … ) çözüm bulunulması istenilmektedir. Bu durumda iki çözüm öngörülür:

• Birincisi boşanma prosedürü süresinde eşlerin yukarda belirtilen konularda birlikte çözüm bulmaları durumunda: Eşler arasında boşanmanın dışındaki diğer konularda alınan kararların dosyayla ilgilenen hâkime iletilmesi istenmektedir. İletilen bu anlaşmalar çerçevesinde, hâkim eşleri yüzleştirip tüm konularda anlaşmaya varıldığını kanaat getirdikten sonra boşanma kararını verebilir.

• İkincisi çözüm bulamamaları durumunda: Çözüm bulunamadığı takdirde eşlerden birisinin müracaatı sonrası diğer bir hâkim (muhakeme hâkimi) müdahale edip anlaşmazlıklar üzerinde eşler için uygun olacak kararı alır. Çocuklarla ilgili, bu hâkim tarafından alınan kararlar geçici olup daha sonra tekrar görüşülebilir.

d- Boşanma sonrası eşler arasında nafaka

Burada söz konusu olan nafaka boşanma sonrası eşlerden birinin diğerine ödediği ödenektir. Bu ödenek eski yasada, boşanma sonrası boşanmaya neden olan eşin “suçsuz” durumdaki eşe ödediği veya ihtiyaç durumunda hakimin kararıyla eşlerden birine ödenen ödenektir.

Yeni boşanma kanununda “hataya dayalı boşanma” kaldırıldığından, nafaka sadece ihtiyaç durumuna bağlı olarak istenebilinecektir.

Göbek Eritmek için Ne Yapmalıyım?

Hamilelik, menopoz, düzensiz beslenme, yaş ve yaşın getirdiği durumlara bağlı olarak özellikle alt karında yağlanma görülebilir. Fazla kilolardan kurtulmak ve dümdüz bir karna sahip olmak için aşağıdaki öneriler oldukça etkili olacaktır.

Diyet Yapmak

Yağlı ve şekerli yiyecekleri bir kenara bırakıp hafif yemekler yemeye başlayın. Kasları geliştirmek için, günde bir porsiyon protein, öğlen vakti nişastalı yiyecekler yiyin. Örneğin pirinç, mercimekli yiyecekler ve her öğünde meyve ve sebze tüketin.

Spor Yapmak

Fiziksel bir aktiviteye girişin. Doğum sonrası perine bölgesini yenilemekle başlayın. En basitinden, haftada iki veya üç kez yürüyüş yapın. Organizmanın, yağ depolarını eritmesi ancak sabırlı bir çalışmayla mümkün olur. Fakat bu bazen yeterli gelmeyebilir. Sizi zinde hissettirecek başka alanlar da var: Dağ yürüyüşü, koşu, salsa, Afrika dansı, step, salonda aletli yürüyüşler gibi… Uzmanlar hangi aktiviteyi daha çok sevdiyseniz, onun yapmanızı öneriyor. Haftada iki kez yaparsanız, sonuç fazla gecikmeyecektir diyor.

Masaj Yapmak

Bir kine terapiste veya bir masöre “burma-yoğurma tekniğini” kullanarak masaj yaptırmanızı tavsiye ediyoruz. Masaj, yüz ve göğüs bölgesinden çok, karın bölgesinden daha hızlı kilo vermenizi sağlar.  Aletli masajlar için üretilmiş, LPG’nin le Cellu M6 modeli, piyasanın en iyilerinden. Kalçaları da inceltmek için sırt bölgesine kadar masaj yapılıyor. Altı seanstan sonra, sonuçları almaya başlayacaksınız.

Krem Kullanmak

Tek seçenek, lipolitik malzeme kullanarak fazlalıkları sıvılaştırmak. Lipolitik malzeme derken kafeinden bahsediyoruz ve kafeini destekleyen diğer anti-depolayıcı maddelerden. Vücudun her yanına etki edecek bir uygulama bu. İşe yaraması için kremi, her gün ve özellikle sabahları erkenden kullanın. En ideal zaman, spor yapmadan hemen öncesidir.

Evde Yapılabilecek Cilt Temizleme Losyonları

Günümüzde doğal uygulamalar büyük ilgi görüyor. Bunlar arasında yer alan papatya, karahindiba, ıhlamur, adaçayı, at kuyruğu nane gibi otlar ise mucize dağıtıyor. Bu otlar ile evde yapılacak cilt tonikleri cilde kadife yumuşaklığı sağlayıp, zamanla ciltteki kırışıklıkların azalmasını sağlıyor.

Cilt sorunlarından kurtulmak için cildin her gün iyi bir şekilde temizlenmesi çok önemlidir.  Fakat hem cildi temizlemek hem de kırışıklıklara karşı mücadele etmek istiyorsanız, formülün doğada olduğunu belirtelim. Porselen görünümlü bir cilt elde etmek istiyorsanız, şifalı otların bu özelliğine göz atın. Yalnız kullanacağınız otların tamamen doğal ortamda yetişmiş olması gerekmektedir. Egzoz gazlarının olmadığı yerlerden elde edilmeli ve usulüne uygun olarak kurutulmuş özellikteki bitkiler tercih edilmelidir.

Evde Cilt Toniği Hazırlamak

Doğal Cilt Toniği 1

-Ihlamur, papatya, adaçayı ve atkuyruğunu kaynamış suya atın. Bir kaba hepsinden birer tutam koyun. Üstünü kapatıp, 30 dakika demlenmesini bekleyin. Bu karışımın suyu da cildinize parlaklık sağlayan, kırışıkları zamanla azaltan mükemmel bir doğal toniktir.

Doğal Cilt Toniği 2

-Birer tutam (Bir tepeleme dolu çorba kaşığı) adaçayı yapraklarını ve ıhlamur çiçeklerini kaynatın, soğutun. Sabahları yüz ve boynu bu su ile silerseniz zamanla kırışıklıklar azalır.

Doğal Cilt Toniği 3

-Kaynattığınız papatyanın suyu ile her sabah yüzünüzü silin. Ardından nemlendirici kremi yüzünüze sürün. Bu uygulama ile zamanla cilt elastikiyetini artırır, kırışıklıklar görünümünü kaybeder.

Doğal Cilt Toniği 4

-Kıyılmış maydanoz kök ve saplarını 2 bardak suda kaynatın. Sabah ve akşam bu su ile yüz, boyun ve ellerinizi silin. Kırışıklıklara karşı korur. Maydanoz suyu kuru ciltler için mükemmel bir doğal losyondur.

Doğal Cilt Toniği 5

-Karahindiba yaprakları üzerine (2 yemek kaşığı) 1 su bardağı su ilave edin. 15 dakika pişirin. Bu su soğuyunca pamukla cildinizi silin. (Normal ciltler için kullanılır.)

Östrojen içeren bitkiler de çok faydalıdır…

Doğal Cilt Toniği 6

-Adaçayı ve civanperçemi östrojen içeren bitkilerdir. Bu iki bitkiden birer tutam alın ve kaynatın. Suyu ile yüzünüzü pamukla silebilirsiniz. Hem parlak bir deri görüntüsü elde edersiniz hem de eğer menopoz dönemindeyseniz, bundan dolayı (östrojen eksikliği nedeniyle) görüntüsü bozulan cildi düzeltebilirsiniz.

Doğal Cilt Toniği 7

-Kurutulmuş adaçayı, papatya, nane ve maydanozu birer tutam olmak kaydıyla bir kaba koyun. Bir buçuk su bardağı su ilave edin ve kaynatın. Soğuduktan sonra içine bir çay bardağı aloe vera suyu katın. (Fakat aloevera suyunu güvendiğiniz bir markadan satın almalısınız) Biraz da gül suyu ilave ettiğiniz de doğal toniğiniz hazırdır.

Doğal Cilt Toniği 8

-Başka bir geleneksel cilt temizlik otu da ısırgan. Kıyılmış 2 yemek kaşığı ısırgan üzerine kaynamış bir bardak su dökün. 15 dakika demlenmesini bekleyin. Bu su ile sabah ve akşam yüzünüzü silin. (Normal ciltler için kullanılır.)

Bütün bu doğal tonik kullanım işleminden sonra mutlaka (eğer cildiniz kuru ise) yağlı bir krem kullanmalısınız. Eğer cildiniz yağlı ise, cilt tipinize uygun kreminizi, doğal losyonla deriyi silme uygulamasından sonra sürmelisiniz.

Epiduralli Ağrısız Doğum

Annelik duygusu gebeliğin ilk aylarında başlayıp doğum anında en yüksek düzeye ulaşır. Her anne adayının doyasıya yaşamak istediği bir süreç olan doğum, anne olanların tanımladığı olağanüstü bir duygudur. Bu süreci tam olarak yaşamak isteyen anne adayı çekeceği doğum sancılarının korkusunu da içinde taşır. “Doğum sancısı” doğum için vazgeçilmez olan rahim kaslarının kasılması sonucu ortaya çıkan çok şiddetli bir ağrıdır hatta pek çok kadın tarafından yaşamlarındaki en şiddetli ağrı olarak tanımlanır. Hissedilebilecek ağrı ya da sancının şiddeti bebeğin boyu, bebeğin pozisyonu, pelvis (çatı) genişliği, kasılmaların gücü, geçmiş deneyimler ve beklentiler, ağrı eşiği ve henüz çözülmemiş pek çok nedenler gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Ne kadar ağrı duyacağınızı doğumu yaşamadan önce tahmin etmek güçtür.

Annenin yaşamındaki belki de en güzel deneyim olan doğum sürecini tatsız bir deneyime dönüştürebilen bu sancıların doğumun seyrini olumsuz yönde etkilemeden önleyebilmek için pek çok araştırma yapılmış ve pek çok yöntem denenmiştir.

Doğum sancılarının hafifletilmesi veya giderilmesi için damar yolu ile verilen ilaçların bazı dezavantajları ve yan etkileri olabilir. Bu yan etkilerin en önemlisi sersemlik ve uyku hali yaratmasıdır. Ayrıca bulantı, kusma, solunum güçlüğü, kaşıntı, kabızlık ve mesanede idrar birikmesi gibi yan etkiler de görülebilir. Anne sütünün gelmesi ve emzirmenin başlaması gecikebilir. Bu nedenle alternatif arayışlar içine girilmiştir.

Ağrısız doğum için rejyonel (bölgesel) anestezi ilk kez 1900 yılında kullanılmıştır. Her yeni uygulamada olduğu gibi başlangıçta bazı olumsuz etkiler görülmüş, ancak zaman içerisinde yapılan klinik çalışmalar sonucu günümüze gelinmiş, yeni ilaç, yöntem ve teknikler ve ağrısız doğum konusunda uzmanlaşmış anestezistler sayesinde, ağrısız doğum güvenli bir seçenek olarak yaygınlaşmıştır.

Epidural aralık, omuriliğin çevresindeki zar ile omurların arasındaki bağ dokusunun arasındaki milimetrik boşluktur. Bu aralığa amaca uygun olarak omuriliğin çeşitli seviyelerinden ilaç uygulanarak pek çok ameliyatın yapılması, ameliyat sonrası ağrıların dindirilmesi ve kronik dindirilemeyen ağrıların tedavisi mümkündür.

Burada analjezi ve anestezi kavramlarını birbirinden iyi ayırmak gerekir. Analjezi ağrısızlık, anestezi ise duyusuzluk demektir. Normal doğum sırasında bel bölgesinden epidural yolla sağlanan analjezi, yani ağrının ortadan kaldırılması yeterli olurken, sezaryen ile doğum sırasında epidural anestezi uygulamak gerekir. İşlem yönünden her iki uygulama da aynıdır, fark sadece verilen ilaç dozlarındadır.

Halk arasında “ağrısız doğum” olarak bilinen epidural analjezi ile doğum, günümüzde oldukça yaygınlaşmaktadır. Bel hizasına yerleştirilen milimetrik bir tüp olan kateterden uygulanan bir ilaçla, vücudun alt yarısından gelen ağrı sinyallerinin iletimi geçici olarak durur ve ağrılı uyarının çıktığı bölgede ağrı duyulmaz. Burada seçilen doz sadece rahim kasılmaları sırasındaki ağrıyı ortadan kaldıracak, ancak rahim kasılmalarını azaltmayarak doğumun normal seyrini etkilemeyecek şekilde ayarlanır. Bu yöntemde sadece ağrı iletimi bloke olur, dokunma duyusu ve hareket kısıtlanmaz. Anne adayı uygulamadan sonra doğum süreci içerisinde kalkıp oda içinde yürüyebilir, her türlü ihtiyacını görebilir. Rahim kaslarının kasılması ve doğum eylemine anne adayının aktif katılımı etkilenmez, anne doğum anında ağrıdan arınmış olarak fizyolojik olarak bebeğine kavuşur.

Genelde anne adayları bebeğini normal yolla doğurmak isterler ancak bazı durumlarda sezaryen gerekebilir. Bu durumda Epidural Anestezi uygulanır. Teknik olarak yapılan işlem aynıdır, epidural aralığa ayni kateter yerleştirilir ancak verilen ilaç dozu farklıdır. Normal doğum sezaryene döndüğünde de yapılan şey aynı kateterden ilave ilaç verilerek epidural anestezi oluşturmaktır. Anne ameliyat masasında belden aşağısı tamamen uyuşmuş halde yatar, ancak yattığı yerde ayaklarını oynatabilir, yani epidural anestezi uygulamasından sonra bacaklarda hareketin tamamen kaybolması söz konusu değildir.
Motor blok olarak adlandırılan hareket kaybının olması durumu omurilik sıvısına lokal anestezik madde verilerek yapılan spinal anestezide görülür.

Spinal anestezi de günümüzde sık uygulanan bir anestezi yöntemidir. Bazen de epidural anestezi ile spinal anestezi kombine edilerek birlikte uygulanır. Spinal anestezinin avantajları teknik olarak epidural anesteziye göre daha kolay uygulanabilmesi, etki başlama süresinin çok daha kısa olması gibi avantajlarına karşın, bacaklarda 4-5 saat süren hareketsizlik, bazen uygulama sonrası görülen baş ağrısı, bulantı ve tansiyon düşmesi gibi bazı istenmeyen etkileri vardır. Burada anestezi uzman doktoru kendi deneyim ve becerisi doğrultusunda hasta için en uygun yöntemi belirleyip hastasına önerecektir.

Soya Soslu Tavuk Salatası

Soya soslu tavuk salatasını diyet yapanlar ana öğünler için hazırlayabilirler. Hem besleyici hem de doyurucu soya soslu tavuk salatası tarifini aşağıda bulabilirsiniz.

Malzemeler,

  • 2 parça tavuk göğsü
  • 5 sap taze soğan
  • 5 adet orta boy domates
  • Yarım demet kıvırcık
  • 4 dal maydanoz
  • 2 yemek kaşığı soya sosu
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı elma sirkesi
  • Damak tadınıza göre tuz
  • Yarım limonun suyu

Hazırlanışı:

Tavuk etlerini küp şeklinde doğrayın. Derin bir kapta doğranmış tavuk eti, soya sosu, elma sirkesi ve zeytinyağını karıştırın. Buzdolabında yarım saat dinlendirin. Sürenin sonunda marine edilmiş tavuğu dolaptan çıkarın. Yapışmaz tabanlı tavayı ocağın üzerine alıp iyice kızdırın. Tavuk etlerini ekleyip arada bir karıştırarak suyunu çekene kadar pişirin. Pişen tavuk etini ocaktan indirip soğuması için bekletin. Kıvırcık, soğan, domates ve maydanozu bol suyla yıkayın. Kıvırcık, taze soğan ve maydanozu incecik kıyıp salata kâsesine alın. Domatesleri hilal şeklinde doğrayıp salata kâsesine ilave edin. Soğumuş tavuk etlerini salataya ekleyin. Damak tadınıza göre tuz ve yarım limon suyunu ilave edip karıştırın. Bekletmeden servis yapın.

Afiyet olsun.

Pasta Kreması Tarifi

Yemek tarifleri rehberinizde mutlaka bulunması gereken pasta kreması tarifini burada bulabilirsiniz. Tüm kek ve pastalarınızda kullanabilir, lezzet katabilirsiniz.

Malzemeler:

  • 3 su bardağı süt
  • 2 çay bardağı toz şeker
  • 1 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 2 tatlı kaşığı mısır nişastası
  • 2 adet yumurta sarısı

Hazırlanışı:

Derin bir tencereye tüm malzemeleri alın. Orta dereceli ateşte sürekli karıştırarak kıvamı koyulaşıncaya kadar pişirin. Pişen kremayı ocaktan indirin. Kabuk tutmasını önlemek için soğuyana kadar karıştırın. Afiyet olsun.

Ev Yapımı Çilekli Dondurma Tarifi

Sıcak havalarda içinizi serinletecek ev yapımı çilekli dondurma tarifi burada! Hazırlanışı sadece 10 dakika sürüyor.

Malzemeler:

  • 1 poşet toz krem şanti
  • 1 su bardağı süt
  • 3 yemek kaşığı labne peynir
  • 1 yemek kaşığı süzme bal
  • 1 kâse çilek

Hazırlanışı:            

Çilekleri bol suyla yıkayıp süzün. Orta büyüklükte doğrayın. Derin bir kâseye krem şanti ve sütü alın. Mikserle 2 dakika düşük devirde karıştırın. Yüksek devirde kıvamı koyulaşana kadar karıştırmaya devam edin. Süzme bal ve labne peyniri ilave edip 1 dakika karıştırın. Doğranmış çilekleri karışıma ekleyip kaşıkla karıştırın. Orta derinlikte bir kabın tabanını streç filmle kaplayın. Krem şantili karışımı kaba boşaltıp üzerini bıçakla düzeltin. Derin dondurucuda 1 gece bekletin. Servis yaparken hafif ıslatılmış kaşıkla parçalar alıp külah ya da kâsede sunun.

Afiyet olsun.

Estetik Ameliyatlar Hakkında Bilgiler

Estetik ameliyatlar; hayal ettiğiniz güzelliklere kavuşmanızı sağlıyor. Tabii ki doğru yöntem ve konusunda uzman doktorla yapıldığında! En çok tercih edilen estetik ameliyatlar hakkında merak edilenler burada!

Burun Estetiği

Mir tekniği; burun boyutlarını küçültmek, burun ucunu yeniden şekillendirmek, burnun tümsekliğini azaltmak, geniş burun kanatlarını daraltmak, burun kaldırmak, burun deliklerini küçük amacıyla yapılır.

Burun estetiği operasyonları ortalama 30 dakika sürer. Mir tekniği sayesinde ödem ve morluk yok denecek kadar azdır.

Göz Çevresi Estetiği

Botoks tekniği; göz çevresi kırışıklarının giderilmesi için kullanılır. Yaklaşık 6 ay boyunca etkinliğini sürdüren botoks uygulaması 2 dakikada yapılabilir.

Dolgu tekniği; göz çevresindeki kırışıklarla birlikte dudak inceliği için de kullanılmaktadır. Ortalama 5 dakika süren operasyonun etkinliği 6 ile 2 yıl arasında geçerlidir.

Göğüs Küçültme Estetiği

Göğüs küçültme operasyonları; göğüsten alınan kesiler ve kalıcı dikişlerle göğüslerin 3 beden kadar küçültülmesi için kullanılır.

Göğüs küçültme ameliyatı genel anestezi altında ortalam1 saat sürer.

Göğüs Büyütme Estetiği

Göğüs büyütme operasyonları; göğüs altından alınan kesiler ve dolgu maddesinin yerleştirilerek göğüslerin 2-3 beden büyütülmesi için yapılabilir.

Genel anestezi altında ortalama 2 saat süren göğüs büyütme ameliyatından sonra 3 gün dinlenme önerilir.

Dudak Dolgunlaştırma

Kişinin kendisinden alınan yağ dokuları dudağa enjekte edilerek daha dolgun bir görünüm kazanması sağlanır.

Dudak dolgunlaştırma operasyonun etkisi ortalama 5 yıldır.

Yağ Aldırma

Özellikle basen bölgesi için uygulanan yağ aldırma işleminin adı: liposuctiondır. Bölgede yapılacak estetik operasyon sonrası yuvarlak hatlara sahip kalçalara kavuşmak mümkün

Ayak Bakımı Konusunda Öneriler

Kış boyunca kapalı ayakkabılar içinde kalan, nefes alamayan ayaklarınızı canlandırmak, ayak kokusunu gidermek için etkili bakım yöntemleri burada!

Canlandırıcı Ayak Bakımı

Haftada 1 kez uygulayabileceğiniz canlandırıcı bakım maskesi ayak derisini yenilerken, topuk çatlaklarını iyileştirmeye yardımcı olur.

Malzemeler,

  • Çeyrek bardak yulaf ezmesi
  • Çeyrek bardak irmik
  • 1 çorba kaşığı sofra tuzu
  • 3 damla nane yağı
  • 1 yemek kaşığı kaymak

Hazırlanışı ve Uygulanışı,

Tüm malzemeleri cam bir kâsede karıştırın. Karışımı; ayak tabanına, parmak aralarına masaj yaparak yedirin. 15 dakika bekletin. Sürenin sonunda ılık suyla durulayın. İyice kuruladıktan sonra ayaklarınıza nemlendirici krem sürün.

Ayak Kokusu Giderici

Haftada 2 kez uygulayabileceğiniz ayak kokusu giderici bakım yöntemi; ayaklarınızı derinlemesine temizlerken, kokuya neden olan bakterilerin yok edilmesini sağlar.

Malzemeler,

  • 3 litre kaynar su
  • 5 damla biberiye yağı
  • 1 paket kabartma tozu
  • Yarım su bardağı kurutulmuş ada çayı
  • Bebe pudrası

Hazırlanışı ve Uygulaması,

Kaynar suyu derin bir kovaya alın. Biberiye yağı, kabartma tozu ve adaçayını ilave edin. Kovanın kapağını kapatıp 30 dakika demlemeye bırakın. Ayaklarınızı kovanın içine sokup 15 dakika bekletin. Sürenin sonunda ayaklarınızı durulayıp iyice kurulayın. Bebe pudrasını ayak tabanı ve parmak aralarına sürün.

Arındırıcı Cilt Bakım Toniği Tarifi

Cildimiz, güzelliğimizin aynasıdır. Sağlıkla parlayan, temiz bir cilt nasıl güzelliğimize güzellik katıyorsa; sivilce ve siyah noktalar güzelliğimizi gölgeler.

Kirli hava, hatalı kozmetik kullanımı, makyajla uyumak gibi olumsuz etkenlerle cilt gözenekleri tıkanır, rengi matlaşır. Nefes alamayan cilt hücreleri yenilenemez; siyah nokta, sivilce, kuruluk, kaşıntı gibi sorunlarla kırmızı alarm verir.

Güzellik ve sağlığımız için kolları açan doğa; parlak bir cilde kavuşmamız için de yardımımıza koşuyor. Günde sadece 10 dakikanızı ayırıp parlak, sağlıklı ve temiz bir cilde kavuşabilirsiniz.

Fesleğenli Temizleme Toniği

Fesleğen; içeriğindeki anti bakteriyel maddeler sayesinde cildi derinlemesine temizler, bakteri oluşumunu önler. Canlandırıcı etkisiyle cildin nefes almasını, hücrelerin yenilenme hızını artırmayı sağlar.

Malzemeler,

2 yemek kaşığı fesleğen

1 yemek kaşığı süt tozu

1 çay bardağı sıcak su

Hazırlanışı ve Uygulaması,

Fesleğeni kaynar suya ekleyip 5 dakika bekletin. Karışıma süt tozunu ilave edin.Ilıyıncaya kadar bekletip süzün. Elde ettiğiniz karışımı bir parça pamuk üzerine dökün. Dairesel hareketlerle cildinize masaj yaparak uygulayın.

NOT: Fesleğenli toniği haftada 2 kez uygulayabilirsiniz.

Tüm Vücudu Forma Sokacak Egzersiz Hareketleri

Egzersizin ne kadar önemli olduğunu artık herkes biliyor. Ancak çoğumuz için bu bilgiyi hayata geçirmek zor oluyor. Evde sıkılmadan yapabileceğiniz ve tüm vücudu çalıştıracak egzersiz hareketleri burada!

Sırtüstü uzanın. Kollarınızı iki yana uzatın. Sağ bacağınızı yere dik olacak şekilde kaldırın. Ellerinizi bilekten hafifçe kırın. Sağ bacağınız yukarıda sabit dururken, sol bacağınızı hafifçe yukarı kaldırın. Kollarınızı dik olan bacağınızın arasında kalacak şekilde öne doğru kaldırın. Sonra kol ve bacaklarınızı serbest bırakarak indirin. Bacak değiştirerek hareketi tekrarlayın.

Yere sırtüstü uzanın. Ellerinizi başınızın altında kenetleyin. Dizlerinizi kırın ve topuklarınızın üstünde sırtınız ve kalçanız yere değmeyecek şekilde yükselerek durun. Bu pozisyonda bir müddet durduktan sonra tekrar gevşeyin.

Yüzüstü uzanın. Başınızı ve kollarınızı ileriye doğru uzatın. Avuç içleri yukarı doğru ve açık olsun. Karnınız yere değiyorken, göğsünüzden itibaren, başınızı ve kollarınızı yukarı doğru kaldırın. Sonra eski pozisyonunuza dönün.

Dizlerinizin üzerine çökün Ellerinizi yere dayayın. Kollarınız dik dursun. Sırtınızın da dik durduğuna emin olun.  Kollarınızı kırın ve başınız dik şekilde ve sırtınızda da aynı dikliği koruyarak eğilin. Sırtüstü pozisyonuna geçin. Ellerinizden ve ayak topuklarınızdan güç alarak yukarı doğru kalkın. Bir müddet pozisyonunuzu koruyun ve sonra gevşeyin. Bu hareketi birkaç kere tekrarlayın.

Yere oturun. Bacaklarınızı uzatın. Sırtınız dik dursun ve ellerin izi yere koyun. Sol bacağınızı hafifçe yukarı kaldırın. 30 saniye bekleyin. Daha sonra sağ bacağınızla aynı hareketi tekrar edin.

Yüzüstü uzanın. Ellerinizi yumruk yapın. Dirseklerden kırarak, yumruğu yere koyun. Başınızı öne doğru eğin. Kollar omuz hizasında açık olsun. Bu pozisyondayken, yumruklarınızı yerden kaldırın ve 30 saniyeye kadar bu şekilde durun.

Sırtüstü yere yatın. Elleri başın arkasında kenetleyin. Bacaklarınız birbirine yapışık, dik olacak şekilde yukarı kaldırın. Bacakları göz hizanızdan aşağıya doğru indirin. Yere değdirmeyin. Öylece kalın. Nefes alıp verin. Yorulduğunuzda tekrar bacaklarınızı tam olarak yukarı kaldırın.

Uzun ve Sağlıklı Bir Yaşam Sürmek için Öneriler

Uzun ve sağlıklı yaşamak için bazı kurallara dikkat etmek gerekiyor. Uzun yaşamak bir hayal değil ancak sağlıklı bir hayat seçmek şart!

Her gün mutlaka bol su için. Günde en az 8 bardak su içmeyi ihmal etmeyin!

Sigara içmeyin! Eğer içiyorsanız hemen bırakın! Hiçbir zaman geç değildir!

Yaşınız, sağlık durumunuz ve vücudunuzun ihtiyacına göre belirlenen multivitamin desteklerini ihmal etmeyin.

Aşırı alkolden uzak durun.

Düzenli egzersiz yapın. Egzersiz yapmayı yaşam biçimi haline getirin.

Bol lifli gıda tüketin.

Stresten uzak durun.

Kendinize ve hobilerinize mutlaka zaman ayırın.

Uyku düzenini önemseyin. Uykunun azı da, çoğu da zararlıdır. Dengede tutun.

Kahvaltı yapın. Süt, peynir ve yumurta gibi besinleri kahvaltıda mutlaka tüketin.

Ruhunuzu da vücudunuz gibi önemseyin. Kin, nefret gibi duygular taşımayın. Meditasyon, yoga gibi aktiviteler yapın.

Düzenli olarak check-up yaptırın.

Kimyasallı hazır gıdalardan uzak durun.

Sebze, meyve tüketin.

Kötü arkadaşlardan ve alışkanlıklardan kaçının.

Narın Faydaları Nelerdir?

Özellikle Anadolu’da bolca yetişen nar, Ortadoğu, Hindistan ve İran’da, yüzyıllardır ilaç niyetine kullanılıyor. İltihap ve romatizma tedavisinde kullanılan bu meyve, tedavi edici güce sahiptir.

Eski Mısır’da nar, din adamları tarafından kutsal olarak kabul edilirmiş. Ülkemizde özellikle Ege ve Akdeniz Bölgesi’nde nardan elde edilen nar ekşisi, başta salatalar olmak üzere, pek çok yemekte kullanılır. Güneydoğu’da ise, nar suyu çok gözdedir.

Narın faydaları:

Çarpıntıya iyi gelir

Mideyi kuvvetlendirir

İshali keser

Bağışıklık sistemini güçlendirir

C vitamini deposudur

Boğaz, akciğer ve öksürüğe iyi gelir

Kozmetik ürünlerde, nar özü yaşlanmayı geciktirici olarak kullanılır

Kansere karşı koruyucu antioksidan özelliği vardır

Potasyum açısından zengindir

Vücudun savunma sistemini güçlendirir

Nar suyu özellikle cilt ve prostat kanserine karşı etkilidir

Damar tıkanıklığını azaltır

Tansiyon düşürür

Kabuğundaki su, ciltteki yaraları ve enfeksiyonu iyileştirir.

Diyet Yapmadan Kilo Vermek için Öneriler

Diyet yapmadan kilo vermek de mümkün ancak bilinçli beslenmek ve hareket etmek şart! Yaşam biçimini ve alışkanlıkları değiştirerek kilo verebilirsiniz!

Televizyon seyretmekten vazgeçin. Yapılan araştırmalar, televizyon karşısında geçirilen zamanın, başka hiçbir şey yapmadan oturulduğu için normal zamandan daha az kalori yakıldığını gösteriyor. Televizyon izlemek yerine aktif bir uğraş seçin. Sadece bu alışkanlığı değiştirirseniz, ayda 1 kilo verirsiniz.

Elektronik postalardan kurtulun! Özellikle aynı işyerinde çalışan arkadaşlarınıza elektronik posta yollamaktan vazgeçin. Birkaç metre uzaktaki birine mesaj yollamak yerine, kalkıp yanına giderek konuşmayı tercih edin. Gündelik hayata daha aktif olmak, masa başında oturmamak, etrafta biraz gezinmek, metabolizmanızı hızlandıracaktır.

Obezite Araştırma Merkezi’nin hazırladığı rapora göre, eğer günde 4 saatten az uyuyorsanız, uykusunu normal alan, yani ortalama 7 saat uyuyan birine göre, daha fazla kilo alma ihtimaliniz var.  Uyku gereksinimi, iştahı kontrol eden hormonları etkiliyor. Yeterli uyku almazsanız, vücudunuz size acıktığınızı söyleyecektir.

Su için! Bütün uzmanlar su içmeniz gerektiğini söylüyor. Su içmek hem enerji verir, hem cildinizi temizler, hem de kilo vermenize yardımcı olur. Su içmek, metabolizmanızı %30 oranında hızlandırır. Eğer günde 1,5 litre su içerseniz, yılda fazladan 17.000 kalori yakarsınız. Ayrıca soğuk su içmek de kalori yakılmasına yardımcı oluyor.

Stres ve panikten uzak durmaya çalışın! Strese girdiğiniz zaman, vücudunuz metabolizmanızı hızlandırarak, stresle mücadele edebilmeniz için kortizon salgılamaya başlar. Ayrıca vücut, insülin hormonu salgılayarak, bir daha strese girdiğinizde kullanmak için, enerjiyi yağ olarak depolar. Derin nefes almak, strese karşı vücudun aldığı önlemleri durdurur. Bu yüzden stresli zamanlarda kendinizi çikolataya vermek yerine, derin nefes alın.

Gün içinde ufak hareketler edin. Oturduğunuz yerde ayaklarınızı oynatın. Ayaklarınızı çapraz hareketler yaptırır, arada bir eğilip ayağınıza değerseniz, günde ortalama 350 kalori yakarsınız. Ayakta beklemeniz gereken zamanları değerlendirin. Mesela suyun kaynamasını bekliyorsanız, bulunduğunuz oda içinde yürüyün. Bu hareketler size ayda 1,5 kilo kaybettirir.

Kozmetik Ürünler Nasıl Muhafaza Edilir?

Ruj, rimel, göz kalemi, bakım kremleri güzelliğimizin neferleridir. Dudaklarımızı dolgunlaştırır, cildimizi sıkılaştırır, yüzümüze canlılık kazandırırlar.

Biz, kadınlar için değerli kozmetik ürünler doğru muhafaza edilmediği takdirde kullanılamaz duruma gelebilir. Yüksek fiyata aldığımız rimel kuruyabilir, renginiz beğendiğimiz rujumuz bozulabilir. Peki makyaj malzemeleri nasıl muhafaza edilmeli?

Rimel

Rimelin kurumasını önlemek, kirpiklerinizi dolgunlaştırırken bakım yapılmasını sağlamak istiyorsanız içine birkaç damla Hint yağı ilave edip karıştırın.

Rimelinizi oda sıcaklığında muhafaza edebilirsiniz, çok sıcak ya da çok soğuk ortamda bulunmamasına dikkat edin.

Göz Kalemi

Göz kaleminin kolayca sürülebilmesi için ucunun yeteri miktarda açılmış olması gerekir. Çok yumuşak göz kalemlerini açmaya çalışırken, kalemin bir kısmı açacağın içinde kalır. İstediğiniz performansı alamazsınız.

Göz kaleminizi açmadan önce derin dondurucuda 5 dakika boyunca bekletin. Bu sayede kalemin ucu sertleşecek ve kolayca açılacaktır. Sürmek ise basit hale gelecektir. Oda sıcaklığında yumuşayan göz kaleminin sürüşüyle harika göz makyajı yapabilirsiniz.

Ruj

Makyajın son ve en önemli adımı dudaklara sürülecek rujdur. Rujunuzu oda sıcaklığında saklamalısınız. Çok sıcak ya da çok soğuk ortamlarda bulunan ruj kısa sürede bozulabilir.

Rujunuzu dudaklarınıza kolayca uygulamak ve sonuna kadar kullanmak için fırçayla sürün. Ruju fırçayla sürmek dudaklarınızda pürüzsüz görünümü sağlayacaktır.

Bakım Kremleri

Kırışık önleyici, nemlendirici, gençleştirici gibi özelliklere sahip bakım kremlerini satın alırken son kullanma tarihlerini mutlaka kontrol edin. Son kullanma tarihi yakın olan kremleri almayın.

Kreminizden beklediğiniz etkiyi alabilmek için buzdolabının alt rafında muhafaza edin. Bu sayede uzun süre kullanabilirsiniz.

Saç Rengine Uygun Makyaj Önerileri

Sarı, kumral, siyah ya da kahverengi… Saçlarınız, güzelliğinizin aynasıdır. Güzelliğinizi vurgular, karakterinizi yansıtır. Saçlarınızın rengine makyajla mükemmel bir görünüm kazanabilirsiniz. İşte saç rengine uygun makyaj önerileri:

Sarı ve Kumral Saçlar İçin Makyaj Önerileri

 

Sarı ya da kumral saçlara sahipseniz; allık ve far seçiminde şeftali tonlarını tercih edebilirsiniz.

Özel davetler ve gece gezintilerinde parlak kırmızı rujlar sizin için uygundur.

Rimel ve göz kalemi rengi kahverengi ağırlık tonlar kullanabilirsiniz. Siyah; açık saç renginizle zıtlık oluşturur,  yüzünüze keskin bir ifade verebilir.

Kızıl Saçlar İçin Makyaj Önerileri

 

Kızıl tonlarında saçlara sahipseniz; pembe tonlarında allık ve göz farı tercih edebilirsiniz.

Koyu pembe rujlar, saçlarınızla bütünlük sağlayacaktır.

Rimel ve göz kalemi seçiminde siyah renk sizin için idealdir.

Kahverengi ve Siyah Saçlar İçin Makyaj Önerileri

 

Kahverengi ya da siyah saçlara sahipseniz renk seçiminde özgür davranabilirsiniz. Mavi, yeşil, toz pembe gibi canlı renkleri göz makyajında tercih edebilirsiniz. Allık renklerinde şeftali tonları sizin için uygundur.

Ruj tercihinizde seçiminizi pastel tonlardan yana kullanabilirsiniz.

Göz kalemi kullanmayı seviyorsanız, gri renkli hafif simli kalemleri tercih edebilirsiniz. Gri simli göz kalemleri yüzünüze ışıltı katacaktır.

Kilo Vermekte Zorlanıyor musunuz?

Su içse yaradığını söyleyen kişilere çoğumuz inanmayız. Ancak işin bilimsel açıdan bir doğru tarafı da var.

Kimi insanların fazla kiloları yapılan diyetlere karşı direnç gösterir. Metabolizmanın yavaş çalışmasının çeşitli sebepleri vardır. Bu kişilerin kilo vermeleri çok zordur. Ne kadar diyet yapsalar da zayıflayamayan bu kişilerin, bir müddet sonra hevesleri kırılır. Yaşadıkları sorun sebebiyle, kendilerini tamamen yemeğe veririler.

Kilo vermeyi zorlaştıran en önemli nedenlerin başında troit bezinin yetersiz çalışması gelmektedir. Tiroit yetmezliği, metabolizmayı yavaşlatan bir hastalıktır. Bu hastalığa sahip olanların, tedavisini yapılmadan kilo vermeleri oldukça zordur. Tedavi olan hastalarda ise, eğer tiroidin yanı sıra menopoz da varsa, kilo vermek daha zor olacaktır.

Hiçbir sağlık sorunu olmayan kişilerde, bir miktar kilo verdikten sonra, kilo kaybının azaldığı veya durduğu bir dönem vardır. Vücut kilo kaybına direnç gösterir. Bu direnç, tiroit hormonlarının azalmasıyla olabildiği gibi, başka hormonların azalması sebebiyle de oluşabilir.

Kalori alımı azaldıkça, vücudumuzda bulunan T4 hormonunun T3 hormonuna dönüşümü azalır. Hücrelere giren T3 azaldıkça, metabolizma yavaşlar ve kilo verme engellenir.

Kimi zaman kalori alımı düşse bile, yani diyet yaparken az yemek yesek bile, vücudumuzdaki yağlardan salgılanan leptin isimli hormon kanda azalacağı için, kilo veremeyiz. Leptin hormonu, beyindeki iştah merkezini uyarır ve gıda alımını sağlar.

Kilo vermeyi engelleyen hormonlardan biri de, gherlin hormonudur. Bu hormon mideden salgılanır. Kana karışarak beyne ulaşır. Bu yüzden yeme isteği artar. Kilo vermek için diyet yaparken bu hormon artar ve daha fazla kilo verilmesini engeller. Bu hormonun salgılanmasını önleyecek bir ilaç ise henüz bulunamadı.

Bazı minerallerin eksikliği de kilo vermeye engeldir. Magnezyum, krom, çinko, kalsiyum ve manganez eksikliği vücut için çok önemlidir. Diyet yapmaya karar verildiğinde, bu minerallerin eksikliğinin kontrol edilip, gerekiyorsa tedavi edilmesi gerekir.

Nedensiz Depresyon Kötü Hastalıkların Habercisi Olabilir!!

Kalp ve damar hastalıkları, tüm dünyada ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Her yıl, bu hastalığa yakalanan kadın sayısı artıyor.

Kadınlarda görülen kanser türlerinin, meme, yumurtalık, rahim gibi, hepsinin toplamından fazla sayıda kalp hastalığından ölüm oranı görülmektedir.

Avrupa’da yapılan çalışmaya göre, kalp hastalıklarından ölüm oranı kadınlarda %55, erkeklerde ise %43’tür. Kalp hastalıkları, kadınlarda sinsi ve yavaş seyrediyor. Bu yüzden tanı geç koyuluyor. İlk kalp krizinde ölen kadınların, üçte ikisinde daha önce herhangi bir belirti görülmediği gözlenmiştir.

Erkeklere göre farklı belirtiler taşıyan bu hastalığın, sırt ağrısı, terleme, çarpıntı, bulantı, nefes darlığı, halsizlik, yorgunluk, nedensiz depresyon gibi işaretleri olabilir.

Kadınlarda küçük ince damarlar daha çok hastalanıyor. Anjiyoda büyük damarlar görünüyor. Kadınlardaki küçük kılcal damarın teşhisi zor oluyor. Ailesinde kalp hastalığı olanlar risk taşıyor.

Hareketsizlik, kalbi etkileyen unsurlardan birisi, kalpteki kılcal damarların rezervlerinin azalmasına sebep oluyor.

35 yaşını geçen her kadının, mutlaka risk tayini yaptırması gerekiyor. Menopozdan sonra ortaya çıkan problemler kalbi etkiliyor. Menopozdan sonra östrojen alımının da kalbe faydası yok çünkü kalbin doğal östrojene ihtiyacı var.

Bir de Kırık Kalp Sendromu var. Boşanma, aileden birinin kaybı, korkular gibi sebeplerden kadın kalbi etkileniyor. Bu gibi olaylardan sonra ortaya kalp yetmezliği çıkıyor. Kırık Kalp Sendromu, kadının kalp damarlarında bir sorun olmadığı halde gerçekleşiyor. Sonunda kalp yetersizliği oluyor ve kalp büyüyor.

Vücut tipi de kalp hastalıkları konusunda etkili oluyor.  Elma tipi vücutta, yağlar karın bölgesinde toplanır. Armut tipi vücutta ise, kilolar basende toplanıyor. Yağların karın bölgesinde toplanması, kalp için risk oluşturuyor. Karındaki yağ, tansiyonu yükseltiyor.

Baklanın Faydaları Nelerdir?

baklaBaklanın faydaları, dilimizde pek çok deyimde kullanılmıştır. Dilinin altında saklayanlardan, falına kadar pek çok cümlenin içinde kullandığımız baklanın faydalarını biliyor musunuz?

Baklagiller ailesine ismini veren bakla, değerli bir besindir. Ancak bakla yemenin bazı kuralları var. Uzmanlar, baklayı pişirdiğiniz gün tüketmenizi öneriyor. Birkaç gün bekleyen bakla yemeği, karaciğeri yoruyor.

Vücutta su tutma özelliği var. 4-7 yaş çocuklarda çok fazla tüketilmemesi gerekiyor. Ancak tüm bu yan etkilerine rağmen, sağlık için son derece yararlı. Sadece çok sık tüketmemek gerekiyor.

Kırmızı etten uzak durması gerekenler için bakla, çok işlevseldir. İçinde bol miktarda protein, azot ve kalori bulunur.

Doğal depamin kaynağıdır. Depamin eksikliği, Parkinson hastalığına yol açar.

Lutein içeriğinden dolayı gözler için faydalıdır.

Kötü kolesterolü düşürür.

Kan şekerini düzene sokar.

Bağırsak düzensizliğine iyi gelir.

Hemoroit ve kabızlığa iyi gelir.

Demir ve kalsiyum mineralleri açısından zengindir.

Bol miktarda A, C, B ve B2 vitaminleri içerir.

İdrar yollarını temizler.

Bağırsak parazitlerini düşürür.

Baş ağrısına iyi gelir.

Yüksek albümün içerir.

Böbrek kumları için tedavi edicidir.

Cilde iyi gelir.

Bakla alırken, lekesiz, canlı, yeşil renkli ve sert olanlarını seçin.

Taze fasulye gibi ortadan ikiye bölüp tazeliğini kontrol edin. Buzdolabında, poşet içinde 1-2 gün taze olarak saklayabilirsiniz. Pişirdiğinizde hemen tüketin.

Yeme İsteğini Azaltacak Öneriler

yemeyi azaltacak önerilerAdet dönemi öncesinde değişen hormonlar, televizyon karşısında heyecanlı bir film ya da sevgiliyle yapılan bir tartışma kişiyi daha fazla yemeye sevk edebilir. Peki, iştahı azaltmak için neler yapılabilir? İşte yeme isteğini azaltacak öneriler:

Öncelikle gerçekten aç olup olmadığınıza kara verin.

Muhtemelen hayır ama kesinlikle sana öyleymiş gibi geliyor. Esas açlık hissi yemeye başladıktan sonra geliyor. Fareler üzerinde aşırı yemek yeme üzerine çalışmalar yapmış bir isim olan, Birmingham’daki Alabama Üniversitesi Psikoloji Profesörü Doktor Mary Boggiano, “Aslında gerçekten aç olmak, tıka basa yemek yeme sebeplerinin sonunda yer alıyor” diyor. Düşük serotonin seviyesi, doyduğunu anlama yetine de zarar veriyor. Yemeğe ihtiyacın olmasa da yemeğe teşvik ediyor.

Açlık hissini bastırın!
Hackensack Üniversitesi’nden Beslenme Uzmanı Susan Kraus öğün atlamanın midenin kazınmasını daha da yoğunlaştıracağını söylüyor. Öğünleri düzenli yemek kan şekerini sabit tutmaya yardıma olur. Bu öğünlerde beyaz ekmek, hamur işi ya da makama gibi işlenmiş karbonhidratlar yerine protein ve bir parça da sağlıklı yağlardan almalısın. Böylece tatmin olduğunu sen de hissedeceksin, öğün aralarında bir şeyler atıştırmak istediğinde akıllı seçimler yap. Yağsız yoğurt iyi bir seçim.

Aşırı yemeye sebep olan tetikleyicileri belirleyin.
Bir hafta boyunca yemeklerin kaydını tut. Ruh halini, seni neyin strese soktuğunu ve yemeden önce ne kadar aç hissettiğini ölç. Seni şekerlemelerle dolu gizli depona saldırmaya zorlayan etkenleri belirledikten sonra daha bilinçli tepkiler vermeye başlayabilirsin. Mesela minik bir paket çikolatanın yarısını yemek gibi…

Bazı durumlarda bekleyin.
Stresli bir durumun ardından ilk 20 dakika boyunca beyninin taleplerini anında yerine getirmek istersin. Bu serotonini dengeleyebilmek ve stres hormonlarını düşürebilmesi için gerekli olan asgari süre. Eğer 20 dakika kendini tutabilirsen, midenin kazınması muhtemelen geçip gitmiş olacak.

Mideniz kazınmaya başladığında bir şeyler için.
“Hypothalamus”, beyninin ruh hali ve aynı zamanda iştah sinyallerini düzenleyen kontrol merkezi. Ayrıca bu merkez, açlık gibi susuzluğu da fark eden bölüm. Bir bardak su ya da sıcak çay içmeyi dene, kazınma geçecektir. Kafeinsiz çay olmasına özen göster; kafein stres kimyasallarının salgılanmasını tetikleyebilir.

Sakız çiğneyin.

Ağzına şekersiz sakız at ve bol bol balon yap. Avustralya’daki bilim adamları sakız çiğneyen deneklerin tükürüğünde çiğnemeyenlere oranla yüzde 16 daha az stres hormonuna rastlamış.

Pozitif düşünün ve stresten uzak durun.
Araştırmalar kahkaha atmanın stresi kestiğini gösteriyor. Kahkaha atarken endorfin salgılamaya ve kalori yakmaya başlarsın. Bir saat kadar gülmek, yarım saat boyunca ağırlık kaldırmayla eşdeğer miktarda kalori yakmanı sağlar.

Fast Food Yiyeceklerin Zararını Azaltacak Öneriler

Günümüzün hızlı yaşam koşullarında hem pratik hem de lezzetli fast food gıdalara hayır demek pek mümkün olmuyor. Fast food yiyeceklerin zararları konusunda bilgi sahibi olmamıza rağmen onları tüketmeye devam ediyoruz. Peki, fast food gıdaların zararını azaltan önerilerden haberdar olmak ister misiniz?

Hamburgerin Zararlarını Azaltmak için Öneriler


İçinde ne var?
Dana etinde neredeyse yüzde 30 oranındaki iç yağı ve bolca doymuş yağ; ketçap ve ekmekte bulunan şekerle domates ve yeşillikte bulunan çok az miktarda lif.

Zararı azaltmak için:
• Öğününüze çok az soslu bir salatayla başlayın, böylece sağlıklı bir doygunluk sağlamış olacaksınız.
• Gazlı içecekler yerine soda veya suyu tercih edin.
• Patatesi maalesef unutun!

Ne zaman yemeli? En iyisi 15 günde bir, öğlenleri yemek. Öğlen yediğiniz vakit, öğütmeniz için yarım gününüz olacak.

Patates Kızartması Zararlarını Azaltmak için Öneriler

İçinde ne var? Bolca karbonhidrat ve tabii ki her şeyden önemlisi bolca doymuş yağ.

Zararı azaltmak için:
• Çok az miktarda tuz kullanmak serbest. Aynı şekilde ketçap ve hardal da serbest; fakat kesinlikle mayonez kullanmayın.
• Yanında kırmızı et yiyecekseniz, kesinlikle yağsız ve ızgara olmalı. Tercihiniz balıksa omega 3 zengini somonu seçmeniz faydalı olacaktır. Çünkü omega 3, doymamış yağların zararlı etkilerini dengeleyecektir.
• Ve her şeyden önemlisi yeşil sebzelerle birlikte tüketmeye özen gösterin.

Ne zaman yemeli? Haftada bir öğle yemeklerinde tüketin, kilonuzda olumlu bir etki yaratacağı kesin.

Pizzanın Zararlarını Azaltmak için Öneriler

İçinde ne var? Dışarıda yediğiniz pizzanın hamurunda maalesef karbonhidrat çok fazla (katkı maddelerinin ve lezzet kazandırıcıların etkisi çok büyük) ama evde yaptığınız hamurlarda karbonhidrat daha azdır. Peynirden ve içindeki şarküteri malzemelerinden dolayı doymuş yağlar ve içindeki sebzeler nedeniyle az da olsa vitamin, lif.

Zararı azaltmak için:

• Vejetaryen pizza veya en azından ton balıklı pizzaları tercih edin. Ek peynirli pizzayı da unutun!
• Yanında salata veya parmesansız roka tüketin. Hayır/ üzerinde zeytinyağı gezdirilmiş ızgara sebzeler veya zeytinyağlılar buna dahil değil.
• Ekmeği düşünmeyin bile.
• Mönünün tatlı kısmındaki tiramisu’yu atlayıp bir meyve salatası sipariş edin veya hazırlayın.

Ne zaman yemeli? Öğlen veya akşam yemeklerinde ve haftada bir kez tüketilmesi öneriliyor.

Panini’nin Zararlarını Azaltmak için Öneriler

İçinde ne var? Hamburger ekmeğiyle yarışacak seviyede şeker, peynirden dolayı doymuş yağlar, içindeki sebzelerden ötürü az da olsa lif ve eğer ton balıklı ya da jambonluysa, birazcık protein.

Zararı azaltmak için:
• Bir sebze çorbasıyla başlayarak midenizin paniniyi öğütmesine yardımcı olabilirsiniz.
• Jambon-domates veya sebze-mozarella ikililerini tercih etmenizi öneririz.
• Öğününüzü antioksidan açısından zengin bir meyve olan elmayla bitirebilirsiniz, böylece vitamin ve lif eksiğinizi tamamlamış olursunuz.

Ne zaman yemeli? Haftada bir gün, mümkünse öğlen yemeklerinde tüketilmeli.

Kiş’in Zararlarını Azaltmak için Öneriler


İçinde ne var?
Kişin yaklaşık yüzde 25′ i yağdır ve bu yağ büyük ölçüde içindeki etten kaynaklanmaktadır. Aynı zamanda içerdiği peynir ve kremada da bolca doymamış yağ vardır. Hamurundan dolayı karbonhidrat da içerir, lif miktarıysa varla yok arasındadır. Açıkçası tam bir “kötü arkadaş”tır.

Zararı azaltmak için:
• Sebzeli kişleri tercih edin.
• Sebzeli kiş sevmiyorsanız, en azından salatayla birlikte tüketin.
• Öğününüzü ananas salatasıyla bitirebilirsiniz.

Ne zaman yemeli? Haftada bir, en fazla iki kez ve öğlenleri tüketilmeli

Lazanyanın Zararlarını Azaltmak için Öneriler

İçinde ne var? Makarnanın içinde karbonhidrat; peynirde, beşamel sosunda ve bolonez sosun içindeki dana etinde doymamış yağlar vardır.

Zararı azaltmak için:
• Çok az soslu bir havuç salatası veya salatalık söğüşüyle başlayın.
• Ekmek yemeyin.
• Sebzeli veya ton balıklı lazanyayı tercih edin.
• Tatlı yerine kompostoyu tercih edin.

Ne zaman yemeli? Haftada bir öğlen veya akşam yemeklerinde tüketin.

Kebap Türü Gıdaların Zararını Azaltmak için Öneriler


İçinde ne var?
En iyi bakış açısıyla pita ekmeğinde karbonhidrat etinde bolca doymuş yağ ve iç yağı; içindeki sebzelerde az da olsa vitamin ve lif; eğer bir de patates kızartmasıyla servis ediliyorsa daha da fazla doymuş yağ vardır.

Zararı azaltmak için:
• Sirkeyle tatlandırılmış bir salata veya maydanozla bir başlangıç yapın.
• En iyisi patates kızartmasını unutun.
• Vitamin ve lif eksikliğini bir meyveyle telafiye çalışın, mesela bir portakal veya elmayla.

Ne zaman yemeli? Ayda bir ve daima öğlen yemeklerinde tüketilmeli.

Dondurmanın Zararlarını Azaltmak için Öneriler

Güneş kendini yavaş yavaş göstermeye başlamışken Dr. Catherine Serfaty-Lacrosniere bizleri yazın nasıl beslenmemiz gerektiği konusunda uyarıyor: “Karşı koymanın imkânsız olduğu bir yiyecek olan kuplar, her dondurmada olduğu gibi, doymuş yağ ve şeker deposu. O nedenle tüketim miktarına çok dikkat edilmeli. Yazın ağır yemeklerden kaçınılmalı, genel olarak hafif salatalar ve yemekler yenmeli ve bolca su içilmeli.”

Cilt Lekelerini Gidermek için Doğal Maske

cilt lekelerinden kurtulmakGerek hamilelik döneminde gerekse yaşın ilerlemesi ile birlikte cilt üzerinde lekeler meydana gelebiliyor. Bu cilt lekelerinin görünmünü hafifletmek için aşağıdaki cilt leke maskesini deneyebilirsiniz.

Malzemeler:

  • 3 – 5 adet çilek
  • Bir miktar taze limon suyu

Hazırlanışı: Çilekleri rendeleyip içine limon suyunu katın ve karıştırın. Bu karışımı yüzünüze sürün ve 15 dakika bekletin. Daha sonra ılık su ile yüzünüzü yıkayın. Düzenli olarak bu cilt maskesini uyguladığınızda faydasını göreceksiniz.

 

Güzelliği Korumak İçin Öneriler

guzellikGüzelliğin önemli bir unsur olduğu günümüzde, güzelleşmek adına her geçen gün yeni teknikler bulunmaktadır. Yani bu tekniklerle güzelleşmek kolay olsa da doğal güzelliği korumak biraz zordur. Peki, doğal güzelliği korumanın yolları nelerdir? Ya da güzelliğe zarar veren etmenler nelerdir? Aşağıda bu konu ile ilgili ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.

Fondöten cilde zarar verir mi?

 Akne sorunu olan kişilerin ilk başvurdukları yollardan biri, onları kalın bir fondöten tabakasıyla kapatmaya çalışmaktır. Ancak fondöten 30 yaş üstü kadınlar içindir. Sadece natürel güzelliğinizi kapatmakla kalmaz, sizi doğallıktan uzaklaştırır. Genç teninizi fondötenin arkasına gizlemek yerine, sadece hatalı noktalarda kapatıcı ürünler kullanın. Üzerine çok hafif bir pudra ya da renklendirilmiş nemlendirici sürebilirsiniz. Renklendirilmiş nemlendiriciler daha hafif ve doğal bir görünüm verir. Ancak illa fondöten kullanacaksanız, toz formundaki mineral ürünleri tercih edin.

Kapatıcı nasıl kullanılmalıdır?

Kapatıcıyı uygularken ovalayarak yaymak yerine, orta parmağınıza bir miktar alıp kapatacağınız noktaya hafifçe vurarak üzerini kapatın. Yaymayın, ovalamayın, sadece küçük vuruşlarla kapatın!

Makyaj yaparken en çok neye dikkat etmeliyiz?

Eğer gözlerinize makyaj yaptıysanız dudaklarınıza sadece bir parça parlatıcı sürmeniz yeterli olur. Kırmızı, dramatik görünümlü bir ruj mu sürmek istiyorsunuz? O zaman, yüzünüzü aydınlık tutun. Koyu renk allıklardan kaçının, sadece kirpiklerinize maskara sürün.

Abartılı makyaj nedir?

Hangi yaşta olursanız olun, çok fazla boyanmak kimseyi güzelleştirmez. Fondöten, pudra, allık, göz kalemi, maskara, göz farı ve ruju günlük makyajınızda kullanmayı alışkanlık haline getirdiyseniz, yaşınıza göre abartılı makyaj yapıyorsunuz demektir. Gerçekten neye mi ihtiyacınız var? Harika bir maskara, sivilceler ve bıraktıkları lekeleri kapatmak için bir kapatıcı ve dudak parlatıcısı. Kış aylarında yüzünüz solgun görünüyorsa allık da kullanabilirsiniz.
Saçlarınız beyazlayamaya başlayınca her ay dip boyasıyla uğraşacaksınız. O yüzden saç boyası için acele etmeyin. Saçınızın rengini biraz açmak istiyorsanız çok hafif gölgeler attırabilirsiniz. Ancak sizi basit gösterecek kadar yoğun olmamasına dikkat edin. Buradaki amaç, çevrenizdekilerin saçlarınızın doğal olarak güneşte açılmış gibi görünmesini sağlamak, ucuz bir kuaförde meç yaptırmış izlenimi vermek değil!

 
Güzellik için vazelinden nasıl yararlanabiliriz?

Pahalı dudak ürünleri yerine vazelin kullanabilirsiniz. Kuruyan, çatlayan, pul pul olan dudaklarınıza bir miktar vazelin sürüp masaj yapın. Daha yumuşak ve pürüzsüz olduklarını göreceksiniz. Vazelini zorda kaldığınızda göz makyajını temizlemek için de kullanabilirsiniz.

Akne problemi için ne yapabiliriz?

 Akne sorunu olanların yaptığı en büyük hata nedir? Dermatoloğa gitmemek. Bir çanta dolusu kozmetik malzemeye 200 lira yatırmak yerine, bu parayı dermatoloğa verin. Sivilcelerden kurtulmak yapabileceğiniz en iyi yatırımdır. Bunun en garanti yoluysa dermatologdan geçer. Cilt güzelliğiniz için ilk yapmanız gereken şey, her gün güneş koruyucu kremi kullanmak. Böylece 50 yaşınıza geldiğinizde bile harika görüneceksiniz. Unutmayın, UV ışınları bulutları geçebilir ve bu ışınlar cildinizin yaşlanma sürecini hızlandırır. Akne sorunu olanlar, özel olarak bu soruna yönelik olarak üretilmiş güneş kremlerini kullanabilirler.

El ve ayak bakımı önemli midir?

İnsanlar genellikle karşıdakilerin el ve ayaklarına bakarak onları yargılar. Tırnaklarınızı temiz ve aynı uzunlukta tutun. El tırnaklarınızı yuvarlak, ayak tırnaklarınızı düz kesin. Bu alışkanlık ilerde ayak tırnaklarında görülebilecek travmaları, tırnak deformasyonlarını engeller. Eğer onları boyamak istiyorsanız, ojeyi yarısı dökülüp ucuz bir görüntüye neden olacak kadar uzun bir süre tırnaklarınızda tutmayın.

Kozmetik ürün alırken nelere dikkat etmeliyiz?

 Bazı güzellik ürünlerini denemeden almamak gerekiyor. Ruj, pudra ve allık alırken mutlaka teninize uyup uymadığını deneyin. Eğer parfüm satın almak istiyorsanız yine almadan önce mutlaka denemelisiniz. Çünkü bir parfüm başkasında harika kokarken sizde aynı etkiyi yaratmayabilir. Hatta bazı parfümlerin kokusu bir saat sonra değişip size rahatsızlık verebilir.
Neleri denemeden alabilirsiniz? Maskara, göz kalemi, dudak parlatıcısı ve birçok temel renk göz farını.

Gözleri büyük göstermek için ne yapmalıyız?

Bu gözlerinizi olduğundan daha küçük gösterir. Bunun yerine kalemi kirpik hizasına çekin. Ayrıca çok keskin hatlı bir çizgi doğal görünmez. Bu nedenle kalemi çektikten sonra parmağınızla keskin çizgiyi hafifçe dağıtın.

Doğal bir makyajla güzel görünmek için ne yapmalıyız?

İnsanlar genellikle dudaklarınızın ne kadar güzel olduğunu söylüyorsa, parlatıcılarla dudaklarınızı ön plana çıkartabilirsiniz. En çok gözlerinin rengi iltifat alıyorsa, onu daha da belirginleştirecek bir far ya da maskara kullanabilirsiniz.

 İstenmeyen tüylerden nasıl kurtulabiliriz?

Çok şanslısınız. Çünkü günümüzde istenmeyen tüylerden kurtulmak için geliştirilen lazerli epilasyon teknolojisi geçmişe göre hem çok gelişti, hem de ucuzladı. Epilasyonu güvenilir, en yeni teknolojileri kullandıklarına emin olduğunuz bir yerde, işin uzmanlarına yaptırmakta fayda var. İşlem sonrası dikkat etmeniz gereken en önemli noktaysa kesinlikle işlem görmüş bölgeyi güneşe maruz bırakmamak. Mutlaka güneş koruma kremi kullanmalısınız. Aksi takdirde kalıcı lekeler oluşabilir. Eğer tüyleri jiletle temizleme yoluna giderseniz, işlemi banyonuzun sonunda yapmaya özen gösterin. Böylece cildinizde oluşacak tahrişi azaltmış olursunuz.

Hangi makyaj malzemelerinin kaliteli olması daha önemlidir?

 

50 liralık bir göz kalemiyle güvenilir bir markanın 10 liralık göz kalemi arasında büyük bir fark görmeyeceksiniz. Ancak göz farı seçerken lüks bir ürünle, ucuz bir ürün fark yaratabilir. Kaliteli bir far bütün gün gözünüzde kalırken, ucuz olan uçup kaybolabilir ya da göz kapağınızda çamura dönüşebilir. Pudra ve allığa harcadığınız paraya acımayın. Çünkü lüks pudralar, o kadar ince zerreciklerden oluşur ki, yüzünüze birkaç kat bile sürseniz doğal bir görünüm elde edebilirsiniz. Çok sorunlu bir cildiniz yoksa nemlendiriciye ve cilt temizleyicisine de servet yatırmanız gerekmiyor.

Saç şekillendirici ürünler nasıl kullanılır?

Saç şekillendirici ürünleri kullanırken abartıya kaçmayın. Saçların itseline şekle girmemesinin ya da yarım saat sonra düşmesinin esas nedeni de budur. Bu tip ürünleri çok fazla miktarlarda kullanmak saçınızı ağırlaştırır, yağlı görünmesine neden olur.

Güzellik için düzenli uyku önemli mi?

Uzmanlar, sekiz saat uykuya ihtiyacımız olduğunu söylüyor. (Bu durumda sabah yedide kalkıp güne başlıyorsanız, maalesef saat 23.00’da yatağa girmeniz gerekiyor) Cilt uyku sırasında yenileniyor, hücreler kendini onarıyor. Sağlıklı bir uyku düzeni, cildi genç tutmak için pahalı kremlerden daha fazla işe yarıyor.

Sağlıklı beslenmenin önemi nedir?

Sağlıklı beslenme düzeninin de pahalı kremlerden daha çok işe yaradığı bir gerçek. Eğer hamburger ve patates cipsiyle besleniyor, sebze yemeklerine burun kıvırıyor, su yerine kola içiyorsanız, problemli bir cilde davetiye çıkarıyorsunuz demektir. Mesele, cipsin sivilceye neden olup olmaması değil, bu tip bir beslenme düzeninin cildin ihtiyaç duyduğu besinleri sağlayamaması. Unutmayın, taze sebze ve meyveler, tam tahıllar, et, balık, yumurta ve baklagiller cilt hücreleriniz için eşsiz birer besin kaynağıdır.

 Sigara ve alkolün cilde zararları nelerdir?

Sigara ve alkol o kadar da “cool” değil: “Erkek gibi içmek” kimi zaman alkışlanan bir durumdur. Geçtiğimiz aylarda İngiltere’de kadınların aşırı alkol kullanımına karşı yapılan bir kampanyanın sloganı, “Erkekler gibi içersen onlara benzersin”di. Afişlerinde, aşırı boyanmış, içkiden burnu kızarmış yaşlı bir erkek yüzü kullandılar. Aşırı alkol kullanımı cildin susuz kalmasına, cilt için çok gerekli olan A vitamini oranlarının düşmesine neden olur. Bu da cildi erken yaşlandırır. Sigaradaki zehirli kimyasallar da cildi yaşlandırır, solgun bir görünüme ve lekelere neden olur.

 Cilt bakımında en önemli şey nedir?

Yüzünüzü günde iki kez, sabah uyandığınızda ve akşam yatağa gitmeden önce temizleyin. Sert sabunlar yerine, cilt tipinize uygun temizleyici jeller ve barlar kullanın. Cildi yağlı olan kişiler, yüzlerini çok yıkarlarsa, yağdan ve sivilceden kurtulacaklarını düşünürler. Ancak bu, yağ bezelerini uyararak daha fazla yağ üretimini tetikler, ciltteki koruyucu tabakayı ortadan kaldırır ve cildin nem kaybetmesine neden olur. Yıkadıktan sonra yüzünüzde gerginlik hissediyorsanız bu, daha hafif bir temizlik ürünü kullanmanız gerektiği anlamına gelir. Cilt tipinizi iyi tahlil edin ve ona uygun bir nemlendirici seçin. Her cildin ihtiyaç duyduğu bakım farklıdır.

Unutmayın, asıl güzellik içtedir. Kendinizi güzel hissederseniz, başkaları da sizin güzelliğinizi görür. Hiçbir makyaj malzemesi, kendine güvenin ya da ışıltılı bir gülümsemenin yapabildiğini yapamaz.

Sıkı Bir Vücuda Kavuşmak için Egzersiz Hareketleri

Mükemmel bir vücuda kavuşmak için sadece zayıf olmak yetmez. Sımsıkı kollara ve bacaklara, dar ve sıkı kalçalara sahip değilseniz olduğunuzdan daha yaşlı görünürsünüz. Sağlıklı ve güzel bir vücuda kavuşmak için düzenli olarak aşağıdaki egzersizleri uygulamak gerekir.

Kolları sıkılaştırmak için,
35- 40 yaşlarına geldiğinizde siz de vücudunuzun şeklinin bozulduğu hissine kapıldınız mı? Giydiğiniz kıyafetlerle olup biteni örtmeye çalışıyorsunuz ama bu da pek hoş bir görüntü meydana getirmiyor. Peki belli bir yaşta da olsanız, bedeninizi yeniden şekillendirebileceğinizi söylesek? Hem de spor salonunda, dışarıda ya da evde hemen yapabileceğiniz hiç de sır sayılmayan birkaç hareketle.

Şimdi sıkı durun: Plana göre 5′er dakikalık 3 seansta yapacağınız bu egzersizlerle, siz bile kendinize inanamayacaksınız!

Evde
Kolay egzersiz

Ayaklarınızı birbirine değecek şekilde sıkıca kapayıp kendinizi duvara yaslayın. Yalnız, duvar ve vücudunuz arasında eğim olmasına dikkat edin. Çünkü bu eğim biraz zorlanmanızı, dolayısıyla da kaslarınızın hareket etmesini sağlayacak. Duvara eğimli dururken, kollarınızdan destek alarak dikilin ve son hamlede kollarınız yanınızda kalsın. Bu hareketin 5 ila 10 defa tekrarlanması gerekiyor. Ama dikkat: 10′dan fazla yaparak vücudu zorlamak yok!

Spor salonunda
En iyi alet

Kollarınızdaki biceps kaslarını mı şişirmek istiyorsunuz? O zaman sizi, biraz daha meşakkatli bir egzersiz bekliyor: ” Arm Curl” makinesinde çalışmanız şart. Kollarınızda ciddi bir değişiklik ve büyüklük istiyorsanız birbirini izleyen 7 ağır hareketi yapmalısınız. Durun tahmin edelim, sizin gözünüz yükseklerde: Daha büyük ve dikkat çekici kaslara sahip olmayı hedefliyorsunuz. O zaman bu makinede hareketi 21 defa tekrar etmeniz gerekecek.

Yardımcı egzersiz: Salonda sizi birden yoracak ya da ağır gelecek aletlerle çalışmak yerine, çok sert olmayan bir bar ya da Gym Stick yardımıyla egzersiz yapmayı tercih etmelisiniz. Böylece Body Pump’taki gibi bir verimi daha kolay alabilirsiniz.

Dışarıda
Kuzey Avrupalı yürüyüşü

Yürüyüş sever misiniz? O halde stilinizde biraz değişiklik yaparak, minik gezintilerinizi vücudunuzu şekillendirmek için değerlendirebilirsiniz. Tıpkı Kuzey Avrupalı insanların yaptığı gibi, bir baston yardımıyla büyük ve uzun adımlar atarak yürüyüş yapmak, eşittir kusursuz sıkı kol kasları demek, unutmayın! Bu egzersizi haftada bir yapmanız yeterli.

Güzel bir vücuda kavuşun
Vücudumuz doğal olarak, zorunlu hormonal değişimler sebebiyle bozulmaya ve şekil değiştirmeye meyillidir. Fiziksel aktivitelerin azlığı hatta hiç yapılmaması, yanlış beslenme ve şekere olan bağımlılığımız, bu olumsuzluğu artırıyor. Bunu önlemek için evde yalnızca birkaç dakikanızı alacak hareketlerle çalışmaya başlamanızı öneren koç, ilerleyen haftalarda egzersiz sıklığını ve tekrarını artırarak vücudunuzu yeniden şekillendirebileceğinizi garanti ediyor.

Evde
Kolay egzersiz

Sırt üstü yere uzanın, kollarınızı iki yana açın. Sağ bacağınız gergin kalırken, sol bacağınızı bükün. Gevşeyin ve yukarı bakın. Paralel biçimde duran ellerinizi havada el çırpıyor gibi birleştirirken, sırt kısmınızı sola çevirin. Bu arada sağ bacağınızın sabit, sol bacağınızın da bükük olmasına dikkat edin. Sonra, aynı hareketi bu defa, sol bacak gergin, sağ bacak bükükken yapın.

Spor salonunda
En iyi alet

Spor salonunda vücudun her yerini aynı anda çalıştıran ve şekle sokmaya yarayan en iyi alet, kuşkusuz “yürüme bandı”. Düzenli yapılan yürüyüş, vücut eğriliğini ortalama yüzde 4- 5 arasında azaltıyor ve yağlanmayı önlüyor. Üstelik şimdiye kadar birikmiş ve sizi rahatsız eden yağlardan da, kardiyo makinası sayesinde kurtulmak mümkün.

Yardımcı egzersiz
Özellikle popo, üst bacak ve belinizi çalıştıran aletler, yan kaslarınızı da harekete geçirir. Bunun için vücudunuzun üst kısmını dik tutarak hafif ağrılık çalışmak, en doğru seçim. Ama bu tip aletlerle çalışırken omurganızdaki diskleri zorlamamaya dikkat etmelisiniz. Küçüklüğünüzden kalma hullahop’unuz hala duruyor mu? Ayrıca pilates ve oryantal dans da, vücudunuzun şeklini yeniden yapılandırmanıza yardım edebilir.

Dışarıda
Koşuya başlayın

Düzenli koşma, gerçekten de vücudunuzu değiştirmeye başlar. Koşu, sağ ve sol bacağı çalıştırarak bütün bedeninizi dengeli şekilde düzenlemeye yarar. Bu da vücudunuzda büyük ölçekli bir değişim yaratır. Hazır bahar da gelmişken, koşarak forma ulaşmak tam bir keyif olacak.

Çevik ve esnek bir duruş edinin
Günlük hayatımızda çoğunlukla yanlış oturuyoruz. Ayakta dengemizi sağlamak için dik durmayı ihmal ediyor, bilgisayar başında çalışırken sırtımızı fark etmeden eğiyoruz. Sonuç: Daha erken deforme olan kemikler, kısalan boy ve hareket etmekte zorlanan eklemler. Düzgün bir duruş için, sağ ve sol omzumuzun, belimizin, sırtımızın, hatta çenemizin bile hareket edişine dikkat etmemiz gerekiyor. Özellikle sırt kaslarını ve kürek kemiklerindeki fiksatifleri güçlendirmek doğru olacaktır. 40 yaşına gelene kadar, kadınların vücutlarının şeklini korumak için düzenli olarak egzersiz yapmaları gerekiyor.

Evde
Kolay egzersiz

Kollarınızı belinizin hizasına getirin. Avuçlarınız yere bakacak şekilde dirsekten kırarak karşıya doğru yön verin. Bu arada bacaklarınız, kapalı pozisyonda olmalı. Kollarınızı iki yana doğru açıp kapatın ama bel hizasından kaymasına izin vermeyin. 10 kere tekrar edeceğiniz bu basit egzersizle hem sırtınızın, hem belinizle göğüslerinizin, hem de kıpırdamadığı halde bacaklarınızın bile çalıştığını hissedeceksiniz. Bu egzersizi mutlaka ayakta yapmalısınız.

Spor salonunda
En iyi alet

Haftada 30-40 dakika yapılan bisiklet egzersizi bütün kaslar üzerinde ciddi bir yarar sağlayacaktır.

Yardımcı egzersiz
Yoga, çalışmaktan ve stresten olumsuz etkilenen eklemlerinizi açmak için, en iyi yollardan biri. Ayrıca duruşunuzun güçlenmesine de katkısı müthiş. Bunun dışında yapılacak en iyi şey, pilates‘e başlamak.

Dışarıda
Tai-chi deneyin. Havalar güzelleşmeye başladı. Bu da demektir ki parklarda gezintiler de hız kazanacak. Araya birde tai-chi sıkıştırmaya ne dersiniz? İyi ve dengeli bir duruş için bu dövüş sanatını denemeye değer.

Varisi Önlemenin Yolları

Varis, uzmanlara göre toplardamarların genişleyip, kıvrılarak cilt yüzeyinde belirgin hale gelmesiyle kendisini göstermektedir. Bunu önlemek için yapabileceğiniz belli başlı şeyler var…

Hamilelikte Varis Neden Artar?

Hamilelik özel bir dönemdir. Anne adayları herkesin bildiği gibi mide bulantıları, baş dönmeleri, ağrılar, uykusuzluk, yorgunluk ve kramplar gibi sorunlarla karşılaşırlar. Hamilelik öyle bir dönemdir ki, birçok problemin ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Dayanılmaz ağrılara ve hoş olmayan görüntülere neden olan varis de bunlardan biridir. Hamilelikte varisler büyük bir çoğunlukla bacaklarda meydana geliyor.

Varis, uzmanlara göre toplardamarların genişleyip, kıvrılarak cilt yüzeyinde belirgin hale gelmesiyle kendisini göstermektedir. Kanı kalbe geri taşıyan damarlar ‘toplardamar’ olarak adlandırılır ve bu damarlar kan akışının kalbe doğru tek yönlü olmasını sağlayan kapakçıklar içerir. Toplardamarlarda oluşan tıkanıklıklar ve aşırı basınç bu kapakçıkların düzgün kapanmasını engelleyerek geriye doğru kaçaklara sebep olur. Sonuçta bacaklardaki yüzeysel toplardamarlar genişler, uzar ve büklümlü bir görüntü ile varisler oluşur.

Varis nasıl oluşur?

• Aşırı kilo artışı
• Hormon salgıları ve bu salgıların kaslar üzerindeki genişletici etkisi
• Hamileliğin, bacaktan gelen toplardamar üzerindeki basıncı
• Hamilelikte oluşan vücuttaki kan artışının bacaklarda toplanması

Uzmanlar hamileliğin varis oluşmasını kolaylaştırdığını, çünkü gebelikte bebeğin ihtiyaçlarını karşılamak için kan hacmi belirgin bir biçimde arttığını belirtmektedirler. Bu yüzden damarlarda çok fazla kan bulunuyor ve özellikle bacaklarda kanın birikmesini artırıyor. Çoğunlukla ilk hamilelik esnasında ortaya çıkan varisler, her hamilelikle ortaya çıkıp önceki hamileliğe göre daha şiddetli olabiliyor.

Ailesinde varis öyküsü olan anne adaylarında varisler daha sıklıkla görülüyor.
Bacaklarda ağrı, kramp, yanma, sızı ve şişkinlik varsa, damarlar belirginleşmeye başladıysa, ailede varis öyküsü varsa, iş yerinde sürekli ayakta kalınıyorsa, kesinlikle doktora gidilmelidir.

Varisi Önlemek İçin Öneriler

• Hareket etmek; Özellikle sabah ve akşam yapılan yürüyüşler, yüzme, bisiklet gibi bacak baldır kaslarının aktif olarak kullanıldığı sporlar yapmak hamilelikte ortaya çıkan varisin gelişimini azaltır.
• Hamilelik öncesi ve hamilelik döneminde aşırı kilo almamaya özen gösterilmelidir.
• Uzun süre oturmayın, ayakta sabit durmayın, baldır kaslarının işlevselliğini etkilediği için her ikisi de uzmanlarca tavsiye edilmez.
• Bol ve rahat giysiler giyin.
• Yüksek topuklu ayakkabı ve terlik giymeyin, topuk yüksekliği baldır kas pompa fonksiyonunu olumsuz etkiliyor. Bu konuda özellikle hamileler için tasarlanmış Shuma hamile terlikleri kullanabilirsiniz. Shuma hamile terlikleri, patentli alçak topukları, yüksek burun tasarımı ile vücudunuzun ağırlık merkezini dengeler ve vücudunuzda ki baskıyı ortadan kaldırır.
• Hamilelik sırasında olumsuz faktörler nedeniyle genişleme eğiliminde olan toplardamarlara dışarıdan mekanik destek sağlamak amacıyla uzman önerisi ile hamileliğe özel külotlu varis çorapları giyilebilir.
• Yatış pozisyonunuzu ayarlayın, sol yan üzerinize yatın, sırtınızı arkadan destekleyin.
• Her fırsatta bacaklarınızı yukarı kaldırın. Özellikle dinlenirken ya da yatarken yastıkla yükseltin.
• Oturur pozisyonda iken bacak bacak üstüne atmayın, bağdaş kurup oturmayın.
• Sigara içmeyin.
• Alkolden uzak durun.
• Su ve ödem artışına sebep olmaması için tuz tüketimini azaltın.
• Doktorunuzun yönlendirmesi ile genişlemiş kanamaya aday olan varis damarları darbeden korumak için gerekli önlemleri alın.

AHMET MARANKİ BİTKİSEL VARİS TEDAVİSİ

Estetik Cerrahların Adres ve Telefon Numaraları

Aşağıda estetik cerrahların adres ve telefon bilgilerine ulaşabilirsiniz. 

NOT: Eklemek istediğiniz doktor bilgileri için bize yazabilirsiniz. 

İstanbul’daki Estetik Cerrahların Adres ve Telefonları

 

Op. Dr. Yakup Avşar
Este Klinik
0212 270 09 93 

Op. Dr. Hakan Güney
Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70 

Op. Dr. Hıfzı Velidedeoğlu
Amerikan Hastanesi 212 311 20 00
Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70 

Op. Dr. İbrahim Özkuş
Amerikan Hastanesi 212 311 20 00 

Op. Dr. İhsan Başaran
Amerikan Hastanesi 212 311 20 00 

Op. Dr. İlker Apaydın
Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi 212 252 43 00 /1604 

Op. Dr. Meryem Gülümser
Muayenehane Bağdat Cad. Cemile Ap. No 433/17 Suadiye 216 302 04 09
e-mail Fizyoplast@superonline.com 

Op. Dr. Murat Pençe
Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70 

Op. Dr. Muzaffer Çelik
İstanbul Kranioplast Merkezi 212 283 92 92 

Op. Dr. Naci Karacaoğlu
Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70 

Op. Dr. Nezail Demirciler
International Hospital 212 663 30 00 

Op. Dr. Nuri Soysal
International Hospital 212 663 30 00 

Op. Dr. Osman Oymak
Oymak Estetik Plastik Cerrahi Merkezi 212 241 75 43 

Op. Dr. Ömer Alp
Muayenehane 212 241 79 78 212 246 55 66 İstanbul 

Op. Dr. Sacit Karademir
International Hospital 212 663 30 00
Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70 İstanbul 

Op. Dr. Sadri Ozan Sözer
ONEP Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70 İstanbul
e-mail estetik@estetikcerrahi.net 

Op. Dr. Soner Tatlıdede
Şişli Etfal Hastanesi 212 231 22 09 / 1282 İstanbul
Muayenehane 212 351 66 66
e-mail sonertat@e-kolay.net 

Op. Dr. Cengiz Ersezen
Bagdat cad. Cemalbey ap 393/1 Şaşkınbakkal-kadıköy
Tel: 216-385 52 53
Tel: 216-385 84 5 

Op. Dr. Bülent Türkyılmaz
Valikonağı Cad. No:27 Dr:1
Tel: 0212 225 21 02 Fax: 0212 224 01 61 

Doç. Dr. Ayhan Numanoğlu
Marmara Tıp Fakültesi Hastanesi 216 326 70 22
Acıbadem Hastanesi 216 326 33 36 

Prof. Dr. Sıdıka Kurul
Tel: 0 212 288 50 00
Mail: skurul@istanbul.edu.tr 

Op. Dr. Derviş Akbilen
Alman Hastanesi
Tel: 0 212 293 21 50 

Op. Dr. Aykut Mısırlıoğlu
Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Tel: 0 216 441 39 00 

Op. Dr. Ahmet Torkut
AVES Avrupa Estetik Cerrahi Merkezi 212 288 50 00 

Prof. Dr. Muzaffer Altıntaş
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 212 588 48 00 

Prof. Dr. Onur Erol
Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70 

Prof. Dr. Sinan Nur Kesim
İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi 212 534 00 00 

Prof. Dr. Tabir Hayırlıoğlu
İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi 212 534 00 00 

Prof. Dr. Atilla Oymak
Plastik Cerrahi Merkezi 212 241 75 43 

Prof. Dr. Bedrettin Görgün
İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi 212 534 00 00 

Prof. Dr. Cemal Aytemiz
Haydarpaşa Numune Hastanesi 216 345 46 80 

Prof. Dr. Cemal Metin Erer
İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi 212 534 00 00 

Op. Dr. Baki Çokneşeli
Muayenehane: Orhan Ersek Sok. No: 1/4 Nişantaşı İst
Tel: 212 232 59 69, 212 241 37 15
Faks 212 246 22 67
e-mail cokneseli@superonline.com 

Op. Dr. Babür Ertem
Rinomed Estetik Plastik Cerrahi Kl.
Koşuyolu Cad. No:62 Kadıköy, İstanbul
Tel: 0216 340 28 08, 0532 414 48 08
e-mail ybertem@gmail.com 

Op. Dr. Cemal Şenyuva
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 212 588 48 00 

Prof. Dr. Lütfi Baş
Şişli Etfal Hastanesi 212 232 06 20 

Prof. Dr. M. Zeki GÜZEL
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi AD
Mua: Bağdat Caddesi No:245/4 Çiftehavuzlar İstanbul
Tel: (0216)369 23 81 

Prof. Dr. Gürhan Özcan
Amerikan Hastanesi 212 311 20 00 

Prof. Dr. Hülya Aydın
İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi 212 534 00 00 

Prof. Dr. İbrahim Yıldırım
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 212 588 48 00 

Prof. Dr. Erol Kışlalıoğlu
Gülhane Askeri Tıp Akademisi 216 346 26 00 

Prof. Dr. Fethi Orak
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 212 588 48 00 

Op. Dr. Eser Yüksel
Amerikan Hastanesi 212 311 20 00 

Ankara’daki Estetik Cerrahların Adres ve Telefonları

 

Op. Dr. Mustafa Ali Aydoğdu
SSK Ulus Hastanesi 312 310 30 00
Libra Estetik Cerrahi Merkezi Büklüm Sk. 55/8 Kavaklıdere Ankara 312 467 03 68
Faks 312 467 20 30
e-mail esitlik@hotmail.com 

Prof. Dr. Yücel Erk
Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45 

Doç. Dr. F. Figen Özgür
Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45 

Doç. Dr. Mehmet Emin Mavili
Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45 

Yrd. Doç. Dr. Naci Kostakoğlu
Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45 

Yrd. Doç. Dr. Tunç Şafak
Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45 

Prof. Dr. Abdullah Keçik
Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45 

Prof. Dr. Güler Gülsu
Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45 

Prof. Dr. Keriman Güler Gürsu
Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45 

Op. Dr. Fuat Atalay
Alkan Hastanesi 312 495 40 40 

Op. Dr. Ferruh Bingül
Uğur Mumcu Cad. 80/3 Gaziosmanpaşa / Ankara
312.446 47 50 – 446 47 51
info@fbestetik.com 

Bursa’daki Estetik Cerrahları Adres ve Telefonları

 

Op. Dr. Ömer Buhşem
Bursa Konur Hastanesi 224 452 43 25
GSM 542 426 24 76
e-mail buhsem@veezy.com 

Op. Dr. Murat Tezcan
Bursa Vatan Hastanesi
Fevzi Çakmak Cad No:55 Fomara / Bursa
Tel: 0 224 220 22 44 

Op. Dr. Bülent Cihantimur
Tel: 0 224 233 27 25 

Op. Dr. Erhan Şafak
ESTEM Estetik Merkezi – Bursa 224 234 09 00
e-mail info@estem.com.tr 

Prof. Dr. Mesut Özcan
Uludağ Tıp Fakültesi Hastanesi 224 220 46 40 

İzmir’deki Estetik Cerrahların Adres ve Telefonları

 

Op. Dr. Yavuz Keçeci
SSK İzmir Eğitim Hastanesi 232 250 50 50 /5433
Muayenehane 232 421 14 60
e-mail ykececi@yahoo.com 

Op. Dr. Ulvi Güner
1386 Sok. No:5 D:2 Alsancak/ İzmir
Tel: 0 232 465 11 12 – 465 11 68 

Op. Dr. Tolgahan Alpaydın
Buca SSK Hastanesi İzmir
Muayenehane Tel: 232 4631273
Cep Tel: 532 2526869 

Prof. Dr. Ali Barutçu
Ege Tıp Fakültesi Hastanesi 232 388 01 10 

Prof. Dr. Annan Çağdaş
Ege Tıp Fakültesi Hastanesi 232 388 01 10 

Prof. Dr. Ecmer Songür
Ege Tıp Fakültesi Hastanesi 232 388 01 10 

Prof. Dr. Yalçın Akın
Ege Tıp Fakültesi Hastanesi 232 388 01 10 

Doç. Dr. Ufuk Bilkay
Ege Tıp Fakültesi Hastanesi 232 390 30 42 

Prof. Dr. Ahmet Seyhan
Plevne Bulvarı Ocakoğlu Apartmanı No:3 Kat:3 Daire:6 Alsancak, İzmir
ahmetseyhan@estetik.org
(232) 422 22 99
GSM: 0 (555) 964 44 84
GSM: 0 (555) 964 44 94 

Op. Dr. Ebru Durmuş
Ali Çetinkaya Blv. No:9 D:4 Alsancak – İzmir
0 232 421 30 64
bilgi@myraestetik.com 

Op. Dr. Fahri Mola
Şair Eşref Bulvarı No:80 Güneş Apartmanı Kat:1 D:2-3 Alsancak-İzmir
(Alsancak Cami Karşısı-Manav 2000 üstü)
0(232) 463 17 67
info@izmirestetikcerrahi.com 

Elazığ’daki Estetik Cerrahların Adres ve Telefonları

Yrd. Doç. Dr. Alpagan Mustafa Yıldırım
Fırat Tıp Fakültesi Hastanesi 424 233 35 55
424 238 07 77
GSM 533 339 84 14
e-mail alpagany@hotmail.com 

Almanya’daki Estetik Cerrahların Adres ve Telefonları

Op. Dr. İsmail Nevzat Tuncay
Berlin / Almanya
Tel: 00 4 930 691 30 20