<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadınlar İçin... &#187; Anne-Çocuk</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlaricin.gen.tr/category/anne-cocuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlaricin.gen.tr</link>
	<description>Kadınlar için özel olarak hazırlanmış bu sitede; selülit, sağlık, güzellik, cinsellik, moda ve daha onlarca konu ile ilgili bilgi bulabilirsiniz.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Jun 2010 08:13:32 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Epiduralli Ağrısız Doğum</title>
		<link>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/epiduralli-agrisiz-dogum.html/</link>
		<comments>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/epiduralli-agrisiz-dogum.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 08:11:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısız doğum]]></category>
		<category><![CDATA[aneljezi]]></category>
		<category><![CDATA[anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sancılarının hafifletilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sancısı]]></category>
		<category><![CDATA[epidural]]></category>
		<category><![CDATA[epidural anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[rahim kaslarının kasılması]]></category>
		<category><![CDATA[spinal anestezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlaricin.gen.tr/?p=1341</guid>
		<description><![CDATA[Normal doğum sırasında bel bölgesinden epidural yolla sağlanan analjezi, yani ağrının ortadan kaldırılması yeterli olurken, sezaryen ile doğum sırasında epidural anestezi uygulamak gerekir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/06/agrisiz-dogum.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-1342" title="agrisiz-dogum" src="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/06/agrisiz-dogum.jpg" alt="" width="335" height="521" /></a>Annelik duygusu gebeliğin ilk aylarında başlayıp doğum anında en yüksek düzeye ulaşır. Her anne adayının doyasıya yaşamak istediği bir süreç olan doğum, anne olanların tanımladığı olağanüstü bir duygudur. Bu süreci tam olarak yaşamak isteyen anne adayı çekeceği doğum sancılarının korkusunu da içinde taşır. &#8220;<strong><span style="text-decoration: underline;">Doğum sancısı</span></strong>&#8221; doğum için vazgeçilmez olan <strong><span style="text-decoration: underline;">rahim kaslarının kasılması</span></strong> sonucu ortaya çıkan çok şiddetli bir ağrıdır hatta pek çok kadın tarafından yaşamlarındaki en şiddetli ağrı olarak tanımlanır. Hissedilebilecek ağrı ya da sancının şiddeti bebeğin boyu, bebeğin pozisyonu, pelvis (çatı) genişliği, kasılmaların gücü, geçmiş deneyimler ve beklentiler, ağrı eşiği ve henüz çözülmemiş pek çok nedenler gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Ne kadar ağrı duyacağınızı doğumu yaşamadan önce tahmin etmek güçtür.</p>
<p style="text-align: justify;">Annenin yaşamındaki belki de en güzel deneyim olan doğum sürecini tatsız bir deneyime dönüştürebilen bu sancıların doğumun seyrini olumsuz yönde etkilemeden önleyebilmek için pek çok araştırma yapılmış ve pek çok yöntem denenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Doğum sancılarının hafifletilmesi</span></strong> veya giderilmesi için damar yolu ile verilen ilaçların bazı dezavantajları ve yan etkileri olabilir. Bu yan etkilerin en önemlisi sersemlik ve uyku hali yaratmasıdır. Ayrıca bulantı, kusma, solunum güçlüğü, kaşıntı, kabızlık ve mesanede idrar birikmesi gibi yan etkiler de görülebilir. Anne sütünün gelmesi ve emzirmenin başlaması gecikebilir. Bu nedenle alternatif arayışlar içine girilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Ağrısız doğum</span></strong> için rejyonel (bölgesel) anestezi ilk kez 1900 yılında kullanılmıştır. Her yeni uygulamada olduğu gibi başlangıçta bazı olumsuz etkiler görülmüş, ancak zaman içerisinde yapılan klinik çalışmalar sonucu günümüze gelinmiş, yeni ilaç, yöntem ve teknikler ve ağrısız doğum konusunda uzmanlaşmış anestezistler sayesinde, ağrısız doğum güvenli bir seçenek olarak yaygınlaşmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Epidural </span></strong>aralık, omuriliğin çevresindeki zar ile omurların arasındaki bağ dokusunun arasındaki milimetrik boşluktur. Bu aralığa amaca uygun olarak omuriliğin çeşitli seviyelerinden ilaç uygulanarak pek çok ameliyatın yapılması, ameliyat sonrası ağrıların dindirilmesi ve kronik dindirilemeyen ağrıların tedavisi mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;">Burada analjezi ve anestezi kavramlarını birbirinden iyi ayırmak gerekir. <strong><span style="text-decoration: underline;">Analjezi</span></strong> ağrısızlık, <strong><span style="text-decoration: underline;">anestezi </span></strong>ise duyusuzluk demektir. Normal doğum sırasında bel bölgesinden epidural yolla sağlanan analjezi, yani ağrının ortadan kaldırılması yeterli olurken, sezaryen ile doğum sırasında <strong><span style="text-decoration: underline;">epidural anestezi</span></strong> uygulamak gerekir. İşlem yönünden her iki uygulama da aynıdır, fark sadece verilen ilaç dozlarındadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Halk arasında &#8220;ağrısız doğum&#8221; olarak bilinen epidural analjezi ile doğum, günümüzde oldukça yaygınlaşmaktadır. Bel hizasına yerleştirilen milimetrik bir tüp olan kateterden uygulanan bir ilaçla, vücudun alt yarısından gelen ağrı sinyallerinin iletimi geçici olarak durur ve ağrılı uyarının çıktığı bölgede ağrı duyulmaz. Burada seçilen doz sadece rahim kasılmaları sırasındaki ağrıyı ortadan kaldıracak, ancak rahim kasılmalarını azaltmayarak doğumun normal seyrini etkilemeyecek şekilde ayarlanır. Bu yöntemde sadece ağrı iletimi bloke olur, dokunma duyusu ve hareket kısıtlanmaz. Anne adayı uygulamadan sonra doğum süreci içerisinde kalkıp oda içinde yürüyebilir, her türlü ihtiyacını görebilir. Rahim kaslarının kasılması ve doğum eylemine anne adayının aktif katılımı etkilenmez, anne doğum anında ağrıdan arınmış olarak fizyolojik olarak bebeğine kavuşur.</p>
<p style="text-align: justify;">Genelde anne adayları bebeğini normal yolla doğurmak isterler ancak bazı durumlarda sezaryen gerekebilir. Bu durumda Epidural Anestezi uygulanır. Teknik olarak yapılan işlem aynıdır, epidural aralığa ayni kateter yerleştirilir ancak verilen ilaç dozu farklıdır. Normal doğum sezaryene döndüğünde de yapılan şey aynı kateterden ilave ilaç verilerek epidural anestezi oluşturmaktır. Anne ameliyat masasında belden aşağısı tamamen uyuşmuş halde yatar, ancak yattığı yerde ayaklarını oynatabilir, yani epidural anestezi uygulamasından sonra bacaklarda hareketin tamamen kaybolması söz konusu değildir.<br />
Motor blok olarak adlandırılan hareket kaybının olması durumu omurilik sıvısına lokal anestezik madde verilerek yapılan <strong><span style="text-decoration: underline;">spinal anestezi</span></strong>de görülür.</p>
<p style="text-align: justify;">Spinal anestezi de günümüzde sık uygulanan bir anestezi yöntemidir. Bazen de epidural anestezi ile spinal anestezi kombine edilerek birlikte uygulanır. Spinal anestezinin avantajları teknik olarak epidural anesteziye göre daha kolay uygulanabilmesi, etki başlama süresinin çok daha kısa olması gibi avantajlarına karşın, bacaklarda 4-5 saat süren hareketsizlik, bazen uygulama sonrası görülen baş ağrısı, bulantı ve tansiyon düşmesi gibi bazı istenmeyen etkileri vardır. Burada anestezi uzman doktoru kendi deneyim ve becerisi doğrultusunda hasta için en uygun yöntemi belirleyip hastasına önerecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/epiduralli-agrisiz-dogum.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklara Tuvalet Eğitimi Ne zaman ve Nasıl Verilmeli?</title>
		<link>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/cocuklara-tuvalet-egitimi-ne-zaman-ve-nasil-verilmeli.html/</link>
		<comments>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/cocuklara-tuvalet-egitimi-ne-zaman-ve-nasil-verilmeli.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Apr 2010 13:37:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[tuvalet eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[tuvalet eğitimi yaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlaricin.gen.tr/?p=1144</guid>
		<description><![CDATA[Çocukların  tuvalet eğitim yaşı ebeveynlerin aklında hep bir soru işaretidir çoğu zaman. Bunun için en doğru zaman, ancak ve ancak çocuğunuzun hazır olduğu zamandır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table style="text-align: justify; width: 98%;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td>Çocukların  <strong><span style="text-decoration: underline;">tuvalet eğitim yaşı</span></strong> ebeveynlerin aklında hep bir soru işaretidir çoğu zaman. Bunun için en doğru zaman, ancak ve ancak çocuğunuzun hazır olduğu zamandır.<a href="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/04/cocuklara-tuvalet-egitimi.jpg"><img class="size-medium wp-image-1145 alignright" title="cocuklara-tuvalet-egitimi" src="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/04/cocuklara-tuvalet-egitimi-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a></p>
<p>Bazı çocuklar 3 – 3,5 yaşlarında <strong><span style="text-decoration: underline;">tuvalet eğitimi</span></strong>ne hala hazır değilken, bazı çocuklar 18 – 24 aylıkken bu eğitimi almaya hazır olduklarını hissettirirler. Çocuğunuz 3 saatten fazla idrarını tutabiliyorsa ve tuvaleti geldiğinde hal ile davranışlarından bunu size belli edebiliyorsa tuvalet eğitimini almaya hazırdır demektir.</p>
<p>Bu eğitimi verirken çocuğunuzun ve sizin huzur dolu bir ortama ihtiyacınız var. Çünkü huzursuz ve stresli bir ortamda ne o böyle bir duruma kendini hazır hisseder, ne de siz bu eğitim sürecinde gerekli sabrı gösterebilirsiniz. Bazı çocuklar bu süreci kısa sürede tamamlarken bazıları daha geç bu eğitimi uygulamaya koyarlar.</p>
<p>Bu duruma çocuğunuzun hazır olduğunu hissettiğinizde, eğitime başlamak için onunla eğlenceli bir tuvalet oturağını almak için alışverişe çıkabilirsiniz. Oturağı tuvalette istediği bir köşeye oyuncakları ile birlikte yerleştirin. Bu eğitim sürecini onun için bir eğlenceye dönüştürmelisiniz. Ya da yetişkin tuvaletine konan bir kapak aldıysanız, ayaklarının havada kalmaması için bir düzeneği ayaklarının altına yerleştirin. Sonrasında oraya oturmak isteyip istemediğini sorgulayın.</p>
<p>Kıyafetlerini hemen çıkarmaya başladığınızda tedirgin olabilir. Bu durumu ona yaşatmayın. Ve tuvaletini yaptıktan sonra aslında bunun bir oyunun parçası olduğunu ve kendinizden ve babasından örnekler vererek açıklayın.</p>
<p>Gündüzleri bez bağlamayın ve onun külot ile dolaşmasına izin verin. Küçük kazalar olduğunda ani ve büyük tepkiler vererek onu korkutmayın. İyi yönde bir harekette bulunduğunda ise mutlaka onu övün ve onore edin… Sevindiğinizi ve mutlu olduğunuzu da ona muhakkak hissettirin.</p>
<p>Unutmayın, kız çocukları erkek çocuklarına göre daha hızlı bir şekilde tamamlayabilirler bu süreci. Erkek çocukları hem oturarak hem de ayakta tuvaletlerini yapmayı öğrendikleri için onlar için algılama ve kabullenme sürecinde babasından ya da abisinden, amcasından yardım ve örnek almasını sağlayın.</p>
<p>Bu eğitimi sıkıcı bir hale getirmeyin. Sabah uyandığında, kahvaltıdan sonra, dışarı çıkarken ve uykuya dalmadan önce çok fazla sıkmadan, önceleri uzun aralıklarla sonrasında sık aralıklarla eğitime devam edin.</p>
<p>Çocuklar çok uzun süre tuvalette oturmak istemeyebilirler. Orada bulundukları süre boyunca onlarla oyun oynayabilir, masal anlatabilir, ilgisini ve dikkatini dağıtabilir, hatta onun için bunu sıkıcı olmaktan çıkarabilirsiniz.</p>
<p>Tüm bu yapılanlara rağmen çocuğunuz ısrarla bu eğitime karşılık vermiyorsa ve hatta bu eğitime hazır olduğuna dair hiçbir ışık göremiyorsanız, mutlaka bir çocuk doktoruna konuyu danışmalısınız…</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/cocuklara-tuvalet-egitimi-ne-zaman-ve-nasil-verilmeli.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obezite ve Hamilelik</title>
		<link>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/obezite-ve-hamilelik.html/</link>
		<comments>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/obezite-ve-hamilelik.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 09:00:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte kilo almak]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlaricin.gen.tr/?p=1055</guid>
		<description><![CDATA[Hamile kadınlar kilo almalı mıdır? Cevabı kuşkusuz evet. Peki zaten şişman olan kadınlar hamilelikte kilo almalı mıdır? Kilo almak anneyi ve bebeğini nasıl etkiler? ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: medium;">Obezite ve Hamilelik</span></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: medium;"><a href="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/03/Hamilelik-Obezite.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1056" style="float: left;" title="Hamilelik-Obezite" src="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/03/Hamilelik-Obezite.jpg" alt="hamilelik, obezite, hamilelikte kilo almak " width="200" height="166" /></a></span></h1>
<p style="text-align: justify;">Hamile kadınlar kilo almalı mıdır? Cevabı kuşkusuz evet. Peki zaten şişman olan kadınlar hamilelikte kilo almalı mıdır? Kilo almak anneyi ve bebeğini nasıl etkiler?</p>
<p style="text-align: justify;">American College of Obstetricians and Gynecologists (ACOG), 1986 yılında bayanların hamilelik süresince 16 – 35 kilo alabileceğini, bu durumunun hamilelik için iyi olduğunu ve cenin ölümü oranını da azalttığını belirtmişlerdir. Yayınlanan raporda kadının vücut ağırlığı konusunda bir ayrım gözetilmemişti.</p>
<p style="text-align: justify;">Fakat son zamanlarda bu raporda bir değişiklik yapılarak, obez kadınların sadece 15 kilo alabilecekleri belirtilmiştir. Hastane ortamında 232 kadın üzerinde yapılan araştırmalarda, anne adaylarına dengeli ve besleyici bir diyet uygulanmış ve yakından takip edilmişlerdir.  Çalışma yapılan grupta bebeklerin durumu da gayet sağlıklıydı. Araştırmanın sonucunda, obez hamile bayanların hastanede bir uzman eşliğinde, sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulamasına geçmesinin uygun olduğu görüşü ortaya çıkarıldı. Doktorlar, obez bayanların sağlıksız olduğunu, bu sebeple onların kilo almalarını desteklemek yerine, hem anne hem de bebeği sağlığına iyi gelecek dengeli bir diyet uygulamasına geçilmesi gerektiğini belirtmektedirler.</p>
<h2 style="text-align: left;">Obezite Ultrason Cihazlarında da Yanılgılar Meydana Getiriyor</h2>
<p style="text-align: justify;">Teksas Üniversitesi’nin yapmış olduğu araştırmaya göre, ultrason, obez anne adaylarının taşıdığı ceninlerin durumunu tam olarak görüntüleyemiyor. Yani anne karnındaki bebekte herhangi bir anormallik varsa bunu tam olarak anlayamıyorsunuz. Bu sebeplerden dolayı uzmanlar anne adaylarının hamileliğe karar vermeden önce kilo vermeleri gerektiğini belirtmektedirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/obezite-ve-hamilelik.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Sırasındaki Ağrıları Azaltmak İçin Su Aerobiği</title>
		<link>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/dogum-sirasindaki-agrilari-azaltmak-icin-su-aerobigi.html/</link>
		<comments>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/dogum-sirasindaki-agrilari-azaltmak-icin-su-aerobigi.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 13:12:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısız doğum]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik egzersizleri]]></category>
		<category><![CDATA[su aerobiği]]></category>
		<category><![CDATA[su egzersizleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlaricin.gen.tr/?p=1035</guid>
		<description><![CDATA[Kolay ve ağrısız doğum anı yaşayabilmek için doğumdan önce yapılacak bazı egzersiz hareketleri anne adayının vücut sağlığına oldukça faydalı olacaktır. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: medium;">Doğum Sırasındaki Ağrıları Azaltmak İçin Su Aerobiği</span></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: medium;"><a href="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/03/Su-Egzersizleri.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1036" style="float: left;" title="Su-Egzersizleri" src="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/03/Su-Egzersizleri.jpg" alt="su egzersizleri, ağrısız doğum, egzersiz hareketleri, hamilelik egzersizleri, su aerobiği" width="200" height="139" /></a></span></h1>
<p style="text-align: justify;">Kadınların büyük çoğunluğu, özellikle de bebek sahibi olma hayali kuranlar, doğum anından korkarlar.  Bazı kadınların doğumlarının çok rahat, bazılarınınsa çok ağrılı ve ac verici bir şekilde geçtiğini çevremizden duymak mümkündür. Kolay ve <strong><span style="text-decoration: underline;">ağrısız doğum</span></strong> anı yaşayabilmek için doğumdan önce yapılacak bazı <strong><span style="text-decoration: underline;">egzersiz hareketleri</span></strong> anne adayının vücut sağlığına oldukça faydalı olacaktır. Araştırmalar haftada 3 defa 30’ar dakika havuz içinde yapılan <strong><span style="text-decoration: underline;">hamilelik egzersizleri</span></strong>nin, anne adayının rahat bir doğum geçirmesine yardımcı olduğunu göstermiştir. Suyun içinde yapılan aerobikler ve yüzme hamilelik döneminde yapılabilecek rahatlatıcı sporlar arasındadır. Suyun içinde hareket etmek hamile bayanın kaslarını çalıştırır, vücudunu rahatlatır ve kardiyovasküler sisteminde olumlu etkiler yaratır. <strong><span style="text-decoration: underline;">Su egzersizleri</span></strong> ile stres atan anne adayı ayrıca ritmik nefes almayı da öğrenir. Böylelikle farkında olmadan doğum anına iyi bir hazırlık yapmış olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/dogum-sirasindaki-agrilari-azaltmak-icin-su-aerobigi.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Yapmak İçin İdeal Yaş Kaçtır?</title>
		<link>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/dogum-yapmak-icin-ideal-yas-kactir.html/</link>
		<comments>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/dogum-yapmak-icin-ideal-yas-kactir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 13:06:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[doğum yapmak için en iadeal yaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlaricin.gen.tr/?p=1032</guid>
		<description><![CDATA[İngiltere’de bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre doğum yapmak için en ideal yaş aralığı 25-35 arasıdır. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: medium;">Doğum Yapmak İçin İdeal Yaş Hangisidir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">İngiltere’de bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre doğum yapmak için en ideal yaş aralığı 25-35 arasıdır. Yapılan çalışmalar 35 yaş sonrası kadınlarda düşük yapma, ölü doğumlar ve çocuk ile ilgili çeşitli komplikasyonlarda artış saptanmıştır. 35 yaş altındaki kadınlarda in vitro fertilizasyon (tüp bebek) oranı % 31iken, 42 yaşın üstündeki kadınlarda bu oran % 5’e gerilemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde kadınların belirli kariyer hedeflerine ulaştıktan sonra evlenmeleri ve bir müddet evliliklerinin rayına oturmasını beklemeleri ile birlikte yaşları ortalama 35–40’ı bulmaktadır. Bu durumda da üreme için verimlilik azalmaktadır. Doğurganlığın ileriki yaşlara atılması meme kanserine yakalanma oranını da yükseltmektedir. Bu sebeplerden dolayı uzmanlar kadınlara çocuk doğurmayı fazla erteleyip doğaya karşı gelmemelerini tavsiye etmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/dogum-yapmak-icin-ideal-yas-kactir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun Televizyon İzlemesini Yararlı Hale Getirmenin 5 Yolu</title>
		<link>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/cocugunuzun-televizyon-izlemesini-yararli-hale-getirmenin-5-yolu.html/</link>
		<comments>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/cocugunuzun-televizyon-izlemesini-yararli-hale-getirmenin-5-yolu.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 13:02:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çizgi filmler]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların televizyon izlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon izlemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlaricin.gen.tr/?p=1028</guid>
		<description><![CDATA[Televizyonda gösterilen her türlü program evin en küçük bireylerine uygun olmayabilir. Henüz gerçek ile düş arasındaki farkı anlayamadığı için çocuğun psikolojisi olumsuz olarak etkilenebilir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: medium;">Çocuğunuzun Televizyon İzlemesini Yararlı Hale Getirmenin 5 Yolu</span></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: medium;"><a href="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/03/Televizyon-Izleyen-Cocuk.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1029" style="float: left;" title="Televizyon-Izleyen-Cocuk" src="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/03/Televizyon-Izleyen-Cocuk.jpg" alt="televizyon izlemek, çocukların televizyon izlemesi, çizgi filmler" width="200" height="166" /></a></span></h1>
<p style="text-align: justify;">Birçok evde televizyon hayatın vazgeçilmez bir parçasıdır ve gün içerisinde saatler boyunca açık kalır. Televizyonda gösterilen her türlü program evin en küçük bireylerine uygun olmayabilir. Henüz gerçek ile düş arasındaki farkı anlayamadığı için çocuğun psikolojisi olumsuz olarak etkilenebilir. Ayrıca TV başında çok fazla vakit geçiren çocukların sosyalleşmesi olumsuz yönde etkilendiği gibi ileriyi görme problemi de ortaya çıkabilir. Peki bilinçli ebeveynler olarak televizyonun olumsuz etkilerinden çocukları koruyup, onların daha eğlenceli ve faydalı zaman geçirmesini sağlayabiliyor musunuz? Bu yazımızda çocukların sağlıklı ve eğlenceli bir şekilde televizyon izlemesi için önerilen 5 yolu takip edebilirsiniz:</p>
<h2 style="text-align: left;">Çocuğunuzun günde 1 tane çizgi film izleme hakkı olmalı.</h2>
<p style="text-align: justify;">Uzmanlar, erken yaşlarda çocukların televizyon izleyerek gözlerinin strese sokulmasının ileriyi görme bozukluğu meydana getirebileceğini belirtmektedir. Bu sebeple 2 yaşından küçük çocukların televizyon izlememesi gerektiğini savunmaktadırlar. Bundan sonra günde 20 – 30 dakika ile TV izlemeye başlatılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaşı biraz daha büyük olan okul öncesi çocuklara ise günde 1 tane çizgi film izleme hakkı tanınmalıdır.</p>
<h2 style="text-align: left;">Çocuğunuzun sağlığı açısından iyi bir izleme ortamı yaratmalısınız.</h2>
<p style="text-align: justify;">Karanlık bir odada ışıklı bir ekrana maruz kalan gözler daha fazla yorulacak ve göz problemleri ortaya çıkacaktır. En iyi televizyon izleme zamanı, gündüz ya da akşam oda ışında olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Çocuğunu televizyondan 10 adım uzakta oturmalıdır. Televizyon izlerken yemek yemesine müsaade etmemelisiniz. Bunun için siz televizyonun karşısında yemek yemeyerek ve düzgün oturarak çocuğunuza iyi örnek olabilirsiniz.</p>
<h2 style="text-align: left;">Görüntü kalitesine dikkat edin.</h2>
<p style="text-align: justify;">Görüntü kalitesinin bozukluğu, erken yaşlarda çocuklarda göz tembelliği ya da amblyopic görme bozukluğu yani görsel ikonların beyine yavaş bir şekilde taşınmasını beraberinde getirebiliyor. Bu sebeple göründe net ve göz kırpmaya müsait olmalıdır.</p>
<h2 style="text-align: left;">Pozitif konulu çizgi filmler seçin.</h2>
<p style="text-align: justify;">Çocuğunuzun izleyeceği çizgi filmin ana teması asla şiddet içermemelidir. Bunun yerine daha sakin, insancıl, komik temalar seçebilirsiniz. Çünkü izlediği şeyler çocuğun normal hayatındaki hareketlerine de yansıyacaktır.</p>
<h2 style="text-align: left;">Çizgi filmleri beraber izleyin.</h2>
<p style="text-align: justify;">Birlikte film izlerken çocuğunuzun heyecanını, sevincini paylaşabilir, gerekli yerlerde filme açıklık getirebilirsiniz. Daha sonra film hakkında konuşabilir ve bununla ilgili bir resim yapabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/cocugunuzun-televizyon-izlemesini-yararli-hale-getirmenin-5-yolu.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik Boyunca Sırt Ağrısından Nasıl Uzak Durabiliriz?</title>
		<link>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/hamilelik-boyunca-sirt-agrisindan-nasil-uzak-durabiliriz.html/</link>
		<comments>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/hamilelik-boyunca-sirt-agrisindan-nasil-uzak-durabiliriz.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 12:55:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik döneminde masaj]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte sırt ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[lotus pozisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[pilates egzersizleri]]></category>
		<category><![CDATA[sırt ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[sırt ağrısından kurtulmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlaricin.gen.tr/?p=1024</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik süresince sırt ağrısı çekmek, anne adayları için hamileliğin doğal bir parçası olarak görülmektedir. Anne adayının karnının ve göğüslerinin büyümesi normaldir. Fakat sırtında meydana gelen ağrıya tahammül etmesi gerekmemektedir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: medium;"><a href="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/03/Sirt-Agrisi.jpg"></a>Hamilelik Boyunca Sırt Ağrısından Nasıl Uzak Durabiliriz?</span></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: medium;"><a href="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/03/Sirt-Agrisi.jpg"><img style="float: right;" title="Sirt-Agrisi" src="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/03/Sirt-Agrisi.jpg" alt="sırt ağrısı, hamilelik, hamilelikte sırt ağrısı, sırt ağrısından kurtulmak, lotus pozisyonu, hamilelik döneminde masaj, hamile kuşağı, pilates egzersizleri " width="200" height="113" /></a></span></h1>
<p style="text-align: justify;">Hamilelik süresince <strong><span style="text-decoration: underline;">sırt ağrısı</span> </strong>çekmek, anne adayları için hamileliğin doğal bir parçası olarak görülmektedir. Anne adayının karnının ve göğüslerinin büyümesi normaldir. Fakat sırtında meydana gelen ağrıya tahammül etmesi gerekmemektedir. Hamilelik kadınlar için bir işkence değildir; aksine anne adayı günlük hayatında kendini rahat hissedebilmelidir. Burada <strong><span style="text-decoration: underline;">hamilelikte sırt ağrısından kurtulmak</span></strong> ve rahat bir <strong><span style="text-decoration: underline;">hamilelik</span></strong> geçirmek için bazı önerileri bulabilirsiniz:</p>
<h2 style="text-align: justify;">Sırtınızı Dik Tutun</h2>
<p style="text-align: justify;">Vücudunuzu hamilelik şekline hazırlamak için hamileliğinizin ilk gününden itibaren kolay egzersizler yapmaya başlayın. Otururken sırtınızın dik olmasına özen gösterin. Sırtınızı dikleştirmek için kendinizi de kasmanıza gerek yoktur. <strong><span style="text-decoration: underline;">Lotus pozisyonu</span></strong>, hamile kadınların sırtlarını dik tutabildikleri iyi bir oturma pozisyonudur. Bu şekilde daha iyi nefes alabilirsiniz ve sırtınız daha rahat bir konuma gelir.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer, yerden bir şey kaldırmanız gerekiyorsa, dizlerinizi bükerek yere eğilmeli ve ağırlığı belinizden ziyade bacaklarınıza yüklemelisiniz.  Ayrıca hamilelik döneminde bayanların kesinlikle yerden ağır çanta ya da eşya kaldırmamaları gerekmektedir. Bu eşya çok küçük olsa bile..</p>
<h2 style="text-align: justify;">Masaj Yaptırın</h2>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Hamilelik döneminde masaj</span></strong> rahatlamanızı ve kaslarınızın uyarılmasını sağlayacaktır. Bu rahatlama ile vücudunuz stresten uzaklaşır, kan dolaşımınız hızlanır ve vücudunuzdaki toksinlerden de kolaylıkla kurtulabilirsiniz. Bunun için doktorunuza sizin için uygun olan masaj şeklini sorabilirsiniz.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Hamile Kuşağı Kullanın</h2>
<p style="text-align: justify;">Eğer fiziksel aktivite gerektiren bir işte çalışıyorsanız ya da ikiz bebek bekliyorsanız, <strong><span style="text-decoration: underline;">hamile kuşakları</span></strong> kolay kullanışlarıyla belinizi, karnınızı ve leğen kemiklerinizi destekleyecektir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Topuklu Ayakkabı Giymeyin</h2>
<p style="text-align: justify;">Hamilelik boyunca, topuklu ayakkabılarınızı evinizin en ücra köşesine saklayın. Çünkü topuklu ayakkabıyla yürümek gövdenizin öne eğilmesine neden olacak ve sırt ağrılarınız artacaktır. Eğer topuklu giymeden duramayanlardansanız, kısa topuklu ayakkabılar giyin. (4 cm. den uzun olmamalı)</p>
<h2 style="text-align: justify;">Fiziksel Aktivitede Bulunun</h2>
<p style="text-align: justify;">Hamilelikten önce hiç egzersiz yaptınız mı? Bu dönem egzersizi bırakma zamanı değildir. Bir uzman eşliğinde esneme hareketleri, yoga, pilates, yüzme ya da su aerobikleri yapın. Bu egzersizler hamilelik boyunca en çok yorulan karın kaslarınızı ve omurganızı güçlendirir. Eğer bu sporlardan biri size göre değilse en azında açık havada yürüyüş yapmayı ihmal etmemelisiniz.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Pilates Yapın</h2>
<p style="text-align: justify;">Hamilelikten önce pilates yapmak sırt ağrısından uzak durmak için iyi bir yoldur. <strong><span style="text-decoration: underline;">Pilates egzersizleri</span></strong>, kaslarınızı ve kemiklerinizi güçlendirir. Hamilelik sürecince de pilates yapabilirsiniz.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Rahatlayın</h2>
<p style="text-align: justify;">Kendinize ağır işler yüklemeyin, ağır kaldırmayın ve ağır ev temizliği yapmayın. Eğer yatakta dinlenmek istiyorsanız hiç düşünmeden bunu yapın ve kendinizi dinlendirin.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Hamilelik Boyunca Araba Kullanmamaya Çalışın</h2>
<p style="text-align: justify;">Uzun süre oturmak sizi strese sokacağı gibi sırtınız da ağrır. Eğer uzun bir yolculuk yapmak istiyorsanız, treni tercih edebilirsiniz. Böylelikle istediğinizde kalkıp yürüyebilirsiniz. Araba kullanma taraftarıysanız da sık mola vererek temiz hava almalı ve kendinizi dinlendirmelisiniz. Son olarak emniyet kemerinizin göbeğinizi sıkmamasına dikkat edin. Onu daha alttan bağlayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/hamilelik-boyunca-sirt-agrisindan-nasil-uzak-durabiliriz.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ünlüler Hamilelikte Aldıkları Fazla Kilolardan Nasıl Kurtuluyorlar?</title>
		<link>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/unluler-hamilelikte-aldiklari-fazla-kilolardan-nasil-kurtuluyorlar.html/</link>
		<comments>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/unluler-hamilelikte-aldiklari-fazla-kilolardan-nasil-kurtuluyorlar.html/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 14:40:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet-Egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik sonrası diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[milla jajovich]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlaricin.gen.tr/?p=1016</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıda ünlülerin hamilelik sonrası fazla kilolardan nasıl kurtuldukları ile ilgili bilgi bulabilirsiniz. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/02/milla-jovovich-hamilelik-kilolarindan-kurtulmak.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1017" title="milla-jovovich-hamilelik-kilolarindan-kurtulmak" src="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/02/milla-jovovich-hamilelik-kilolarindan-kurtulmak-197x300.jpg" alt="" width="197" height="300" /></a>Geçen yıl aktris <strong><span style="text-decoration: underline;">Milla Jajovich</span></strong> bir kız bebek dünyaya getirdi. Milla Jajovich, <strong><span style="text-decoration: underline;">hamilelik dönemi</span></strong>nde 30 kilo birden aldı. O dönemlerde çok kilolu olmaktan yakınan güzel oyuncu, hamilelik süresince ay çörekleri, tatlılar, tereyağı, tatlı reçel ve marmelat türü yiyecekleri çok tükettiğini, hamilelikten sonra ise tatlı tüketimini kesip, spor yapmaya başladığını söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Geçenlerde incecik vücuduyla görüntülenen Milla Jajovich, bu görüntüsünü <strong><span style="text-decoration: underline;">diyet</span></strong>e ve düzenli yaptığı <strong><span style="text-decoration: underline;">egzersiz</span></strong>lere borçlu olduğunu belirti. <strong><span style="text-decoration: underline;">Hamilelik sonrası diyeti</span></strong> ise 3 ana öğün ve 2 ara öğünden oluşuyordu. Gün içerisinde dengeli bir şekilde bütün gıdalardan yararlanıldı. Protein, karbonhidrat, lif, yağ ve sıvı tüketimi diyetin 5 önemli öğesiydi. Ara öğünlerde elma, portakal gibi meyveler ya da şekersiz bitki çayları tüketildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Hamilelikten hemen sonra doktor kontrolü olmadan diyete başlamak ve/veya aç kalarak zayıflamaya çalışmak hiç doğru bir davranış değildir. Çünkü lohusalık döneminde iyi beslenilmemesi annenin sağlığını tehlikeye atabileceği gibi bebeğin beslenmesi için gereken sütün kesilmesi de söz konusu olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/unluler-hamilelikte-aldiklari-fazla-kilolardan-nasil-kurtuluyorlar.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğun Cinsiyetini Belirlemek İçin Yapılacak Beslenme Düzeni</title>
		<link>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/cocugun-cinsiyetini-belirlemek-icin-yapilacak-beslenme-duzeni.html/</link>
		<comments>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/cocugun-cinsiyetini-belirlemek-icin-yapilacak-beslenme-duzeni.html/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 12:47:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet-Egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun cinsiyetini belirlemek]]></category>
		<category><![CDATA[düşük riski]]></category>
		<category><![CDATA[erkek bebek sahibi olmak için]]></category>
		<category><![CDATA[kız çocuğa sahip olmak için]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlaricin.gen.tr/?p=1008</guid>
		<description><![CDATA[Anne ve baba adaylarının beslenme planı çocuğun cinsiyetinin kız mı yoksa erkek mi olacağı konusunda rol oynayabilir. Çocuğun cinsiyetini belirlemek için şu yiyecekleri deneyebilirsiniz:
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/02/bebek-cinsiyet-belirleme-diyeti.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1009" title="bebek-cinsiyet-belirleme-diyeti" src="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/02/bebek-cinsiyet-belirleme-diyeti-150x136.jpg" alt="" width="150" height="136" /></a>Anne ve baba adaylarının beslenme planı çocuğun cinsiyetinin kız mı yoksa erkek mi olacağı konusunda rol oynayabilir. Çalışmalar, erkek çocuğa sahip olan anne – babaların daha çok sodyum ve potasyum ağırlıklı beslendiklerini, kız çocuğa sahip olan anne – babaların ise daha çok kalsiyum ve magnezyum ağırlıklı beslendiklerini göstermiştir. <strong><span style="text-decoration: underline;">Çocuğun cinsiyetini belirlemek</span></strong> için şu yiyecekleri deneyebilirsiniz:</p>
<h2 style="text-align: justify;">Erkek Çocuğa Sahip Olmak İçin Neler Yemek Gerekir?</h2>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Erkek bebek sahibi olmak için</span></strong> patates, mantar, tatlı kiraz (Avrupa ve Asya’ya özgü tatlı bir tür kiraz), mercimek, muz, kayısı, portakal, şeftali ve hurma yenmesi tavsiye edilir. Fakat kıvırcık marul, çiğ lahana, ceviz, fasulye gibi besinlerin yenmemesi önerilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Kız Çocuğa Sahip Olmak İçin Neler Yemek Gerekir?</h2>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Kız çocuğa sahip olmak için</span></strong> patlıcan, pancar, havuç, salatalık, taze bezelye, acı biber, soğan ve ceviz yenmesi tavsiye edilir. Erik, muz, portakal, kuru üzüm ve kavun yenmemesi önerilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Diyet ne zaman yapılmalıdır?</h2>
<p style="text-align: justify;">Bu diyet – beslenme düzeni planlanan hamilelikten 1 ay önce yapılmalıdır. Hamile kaldıktan sonra yapılacak diyetin çocuğun cinsiyetine hiçbir etkisi olmadığı gibi bebeğin gelişimi de olumsuz etkilenecektir. Bu sebeple uzman bir doktorun tavsiyesi olmadan hamilelik süresince diyet yapılmamalıdır. Aksi takdirde <strong><span style="text-decoration: underline;">düşük riski</span></strong> ortaya çıkabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlaricin.gen.tr/anne-cocuk/cocugun-cinsiyetini-belirlemek-icin-yapilacak-beslenme-duzeni.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teknolojinin Çocuklar Üzerindeki Olumlu ve Olumsuz Etkileri</title>
		<link>http://www.kadinlaricin.gen.tr/featured/teknolojinin-cocuklar-uzerindeki-olumlu-ve-olumsuz-etkileri.html/</link>
		<comments>http://www.kadinlaricin.gen.tr/featured/teknolojinin-cocuklar-uzerindeki-olumlu-ve-olumsuz-etkileri.html/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2010 20:08:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne-Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Vitrin]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların bilgisayar kullanma alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların sosyalleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların teknolojiye maruz kalmalrı]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların teknolojiyle ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların uyku düzenleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların zihinsel gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek tansiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlaricin.gen.tr/?p=901</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde çocuklar teknoloji ile küçük yaşlardan itibaren haşır neşir olmaya başlıyorlar. Artıları ve eksileriyle çocukların teknolojiyle ilişkisini değerlendiriyoruz.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/02/internetin-cocuklara-etkisi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-902" title="internetin-cocuklara-etkisi" src="http://www.kadinlaricin.gen.tr/wp-content/uploads/2010/02/internetin-cocuklara-etkisi.jpg" alt="" width="325" height="150" /></a>Günümüzde çocuklar teknoloji ile küçük yaşlardan itibaren haşır neşir olmaya başlıyorlar. Artıları ve eksileriyle <strong><span style="text-decoration: underline;">çocukların teknolojiyle ilişkisi</span></strong>ni değerlendiriyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Teknolojinin toplumsal ve kültürel birçok fayda sağladığı bir gerçek. Bu alanda her geçen gün artan gelişmeler, yetişkinleri olduğu kadar çocukları da etkiliyor. Artık çocuklar, küçük yaşlardan itibaren bilgisayar kullanımında yetkin hale gelmeye başlıyorlar. Oyun konsollarında her türlü oyunu oynama konusunda başarılı oluyorlar. Cep telefonlarını neredeyse tüm fonksiyonlarını çözerek kullanmayı beceriyorlar. Peki <strong><span style="text-decoration: underline;">çocukların teknolojiye maruz kalmaları</span></strong> ne kadar doğru?</p>
<h2 style="text-align: justify;">Teknolojiye Çok Yönlü Bir Bakış</h2>
<p style="text-align: justify;">Teknoloji, <strong><span style="text-decoration: underline;">çocukların gelişimi</span></strong>ni olumlu olduğu kadar olumsuz yönde de etkiliyor. Yapılan araştırmalar, bilgisayarın <strong><span style="text-decoration: underline;">çocukların zihinsel gelişimleri</span></strong>ne katkı sağladığını gösteriyor. Ancak, bilgisayarlarla geçirilen uzun saatlerin negatif etkileri bulunuyor. 6 &#8211; 11 yaş arasındaki çocuklar video ve bilgisayar oyunlarına büyük ilgi duyuyorlar. Bu yaşlarda <strong><span style="text-decoration: underline;">çocukların bilgisayar kullanma alışkanlıkları</span></strong> şekilleneceği için günlük kullanım saatleri konusunda bir disiplin oluşturulması gerekiyor. Aksi takdirde, <strong><span style="text-decoration: underline;">çocukların sosyalleşmesi</span></strong> ve gelişimleri olumsuz yönde etkiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Uzmanlar, televizyon ve bilgisayar gibi teknolojik aletlerin çocuk odalarında bulundurulmaması gerektiğini savunuyor. 4 ile 7 yaş arasındaki 80 çocuk üzerinde yapılan bir araştırmada, odalarda bulunan televizyon izleme süresini haftada ortalama 9 saat arttırarak 21 saatten 30 saate çıkardığı saptandı. Ayrıca, odalardaki teknolojik aletlerin varlığı <strong><span style="text-decoration: underline;">çocukların uyku düzenleri</span></strong>ni de olumsuz yönde etkiliyor. Çocuklar uyumak yerine televizyon izliyor, müzik dinliyor ve geç saatlere kadar arkadaşlarıyla mesajlaşıyor. 13 &#8211; 16 yaş arası çocukların günde 6.5 saatten az uyuması, onları gelecekte <strong><span style="text-decoration: underline;">yüksek tansiyon</span></strong> gibi sorunların beklediğine işaret ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Çocukların erken yaşta teknolojiyle tanışmaları zihinsel gelişimleri açısından pozitif bir etki bırakıyor. Yine de çocuklarınızın bilgisayar kullanımlarına, mp3 çalarlarda müzik dinlemelerini, oyun konsollarında  oun oynamalarına ve telefon kullanımlarına saat sınırlaması getirmek akılcı bir çözüm. İnternette çocuklar için limitli kullanım hakkı veren programları tercih etmek de bir gereklilik.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlaricin.gen.tr/featured/teknolojinin-cocuklar-uzerindeki-olumlu-ve-olumsuz-etkileri.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
