Çalışan Kadınlar için Diyet Önerileri

ara öğünler, metabolizmayı hızlandırmak, çalışan kadınlar için diyet önerileri, doğru beslenme, çalışan kadınlara diyet, fazla kilolar, kilo vermek, kilo almak, fazla kilolardan kurtulmak

Çalışan kadınlar için diyet önerilerini aşağıda bulabilirsiniz.

Çalışma hayatı alınan kiloların en büyük sebebi olarak görülür. Halbuki çalışırken kilo almamak sizin elinizde.

Ara Öğünlerde Ne Yemeliyiz?

diyet, diyette ara öğünler, ara öğün nedir, ara öğünlerde ne yenmeli, ara öğün yiyecekleri, kilo vermek, zayıflamak, formu korumak, metabolizmayı hızlandırmak, metabolizmayı çalıştırmak

Ara öğün nedir? Ara öğünde ne yemeli? Ara öğünlerle ilgili bilmeniz gereken her şey burada…

Ara öğün tüketmeli midir? Aslında acıkmadan bir şeyler yiyorsanız, alışkanlıktan yiyorsunuz demektir. Oysa doğru beslenme, alışkanlıktan değil, vücudumuzun sesiyle beslenmektir. Bu nedenle insanın kendi bedenini tanıması çok önemlidir. Bedeninizle doğru bağlantı, acıktığınızı fark etmek demektir. Doğal olarak acıktığınızda da yemelisiniz.

Yurt dışında uygulanan bazı kilo verme programlarında kişilere 3 öğün beslenmeleri öneriliyor. Ancak bu öğünler öyle programlanıyor ki danışanlar en geç 18’de akşam yemeklerini bitirmiş olmalı ve sonrasında ertesi güne hiçbir şey yememeli. Ancak çok yoğun çalışan bizlerin hayatına baktığımızda, öğlen yemeklerimizle akşam yemeklerimiz arasında uzun bir saat aralığı olduğunu gözlemliyoruz. Öğlen yemeğini ortalama 1’de yiyebilen biri, akşam yemeğini en erken saat 8 civarında yiyebiliyor. Bu da oldukça uzun bir zaman aralığı.

Bedenin yaklaşık olarak yedi saati hiçbir şey yemeden, bir de üstüne çalışarak geçirmesi, çok doğru bir beslenme tarzı değil.

Ne yapmalıyız?

Bu noktada kişinin beslenme düzenini kendi yaşamına uygun olarak planlaması çok önemli. Yedi saat boyunca hiçbir şey yemeden akşam yemeğine geçerseniz muhtemelen kan şekeriniz çok düştüğü için yemekte ihtiyacınızın çok daha fazlasını tüketebilirsiniz.

Sabah 10’da kalkıyorsanız sabahla öğlen arasında bir daha ara öğün yapmaya gerek olmayabilir. Ama sabah 7’de kahvaltı yapıyor ve öğlen 1’den önce yemek yiyemiyorsanız, vücudunuzun ara öğüne ihtiyacı olabilir. Ancak burada en önemlisi, kendi bedeninizi dinlemeniz. Kendinizi diğer insanların şablonlarına adapte etmeyin. Başka birisi için doğru olan, sizin için doğru olmayabilir.

Ara öğün tüketimi nedir?

Ara öğün tüketimi, kan şekerinizi dengede tutarak çabuk acıkmayı ve bir sonraki öğünde çok fazla yemeyi engellerken, metabolizma hızını da artırır. Metabolizma hızının artmasına bağlı olarak da kilo vermek hızlanacaktır. Ancak herkes ara öğün yemek zorunda değildir. Bununla birlikte ara öğün tüketmek ’zorunda olan’ şeker hastaları, reaktif hipoglisemi sorunu ve mide rahatsızlıkları olan hastalar vardır ki bu grup ara öğün tüketmek zorundadır.

Ara öğün tüketimi, iştahınızı kontrol altına almakta etkilidir. Ara öğünle hem kilo kontrolü sağlamak hem de mide ve bağırsak sisteminizi rahatlatmak daha kolaydır. Bu konuda algılamada yanlışlıklar olduğunu da görüyorum. En önemlisi miktarın ne olduğu?

Ana öğünde fazla yediyseniz, bir de ara öğün yerseniz tabii ki kilo alırsınız. Her öğünde olduğu gibi ara öğünlerde de porsiyon miktarları küçük olmalıdır. Çünkü gereğinden fazla tüketilen her besin vücutta yağa dönüşür.

Ara öğünde ne yemeli?

Vücudunuzun enerji yakımını bir kalorifer kazanına benzetebilirsiniz. Vücudu rölantide çalıştırmak, enerji harcamasında daha etkili olur. Günlük 1500 kalorilik yiyecek toplamını 2 öğün yerine 5 öğünde tüketmeniz, daha fazla enerji harcamanızı sağlar. Çünkü her yediğiniz besinle tüm sindirim sistemi çalıştığı için  yediğinizin yanma enerjisiyle birlikte kilo vermek kolaylaşıyor.

Sadece kilo vermek olarak düşünmeyin, gaz ve sindirim şikayetiniz varsa ve çok hızlı yemek yiyorsanız, öğünleri bölerek yemek çok daha sağlıklı.

Ara öğün faydalıdır ama ara öğünlerde ne tür besinler tüketildiği de çok önemlidir. Genelde ara öğün denildiğinde kişilerin aklına abur cuburlar, yağlı ve şekerli yyecekler gelir. Fakat ara öğünlerde bu tür besinleri tüketmek, kilo almanızla sonuçlanacaktır. Özellikle şekerli besinleri tüketmek, kan şekerinde ani yükselmelere ve sonrasında ani düşüşlere sebep olacaktır.

Ara öğünler için 100-200 kalori civarında sağlıklı seçimler yaparsanız, hem kilo kontrolünü sağlayarak formda kalır hem de kan şekerindeki dalgalanmaları engellemiş olursunuz.

Taze ve kuru meyveler, kolay taşınması açısından iyi birer ara öğün alternatifidir. Beraberinde süt, yoğurt veya ceviz ile tüketimiyse, daha dengeli ve tok tutan seçimlerdir.
Ara öğünlerde lifli besinler tüketmeye özen göstermelisiniz. Çünkü lifli besinlerin midede kalma süreleri fazla olduğundan daha uzun süre tok tutarlar. Meyve ve sebzeler, tam tahıl ürünleri, lifli besinler arasına girmektedir.

Light adı altındaki ürünlerin tüketimine de dikkat edilmelidir. Ara öğün için tercih edilebilir fakat ’nasıl olsa light, kalorisi daha az’ diye bir oturuşta 1-2 paket bitirmenin size yarardan çok zararı olacaktır.

Ara öğünlerde, ana öğün değil ara öğün alındığınızı aklınızdan çıkartmamalısınız.

Ara öğünlerde tüketeceğiniz besinlerde farklılıklar yaratabilirsiniz.

Diyetisyen
Simge Çıtak

Kilo Vermek için Metabolizmayı Hızlandırmak

metabolizma hızı, metabolizma, metabolizma nedir, bazal metabolizma, bazal metabolizma nedir, kilo verme, kilo vermek, zayıflamak, troit, troit bezlerinin hızlı çalışması, metabolizmanın yavaşlaması, karbonhidrat, metabolizmayı hızlandırmak

Metabolizma hızını etkileyen faktörleri öğrenirseniz, kilo verme konusunda daha az sıkıntı yaşarsınız.

Metabolizma nedir? Vücut hücrelerinin enerjiyi yakma hızıdır. Vücudun her hücresi farklı bir şekilde ve hızda enerji harcar. Yani vücudun temel fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için gün içerisinde ihtiyacı olan minimum enerji miktarıdır.

Bazal metabolizma, vücudun istirahat sırasında bir gün içinde harcadığı enerji miktarı anlamına gelir. Bu toplam metabolizma hızının %60’ına denk gelir. Yani vücutta bulunan hücreler günlük alınan enerjinin %60’ını normal şartlarda harcar. Dolayısıyla gün içinde ne kadar hareketli olur ve egzersiz yaparsanız, metabolizma hızı da o derece artar.

Metabolizma hızının yaşla ilgisi vardır. Her yaşın belli bir metabolizma hızı vardır. En hızlı olduğu dönem 15-30 yaş arasıdır. 30 yaşından sonra metabolizma hızı düşmeye başlar. Özellikle menapoz sonrası metabolizma hızı iyice artar.

Ailede kilolu olanların çocukları da kilolu olabilir. Bu doğuştan metabolizma hızını etkiler.

Sürekli kilo alıp vermek metabolizmayı yavaşlatır.

Troit bezinin hızlı çalışması metabolizmayı hızlandırırken, yavaş çalışması da yavaşlatır. Böbrek üstü bezlerinin kortizon salgılaması,
pankreasın ensülin fazlası gibi hastalıklar metabolizmanın yavaşlamasına sebep olur.

Şeker, makarna, hamurlu gıda ve tatlı tüketimi, gün içinde aşırı karbonhidrat alımı, metabolizmayı yavaşlatır.

Metabolizmayı hızlandırmak için öncelikle su içimini arttırın. Günde 2-3 litre su için. Baharatlı yiyecekler, özellikle pul biber,
karabiber tüketin. Mutlaka egzersiz yapın.

Hayatınızda denge kurun. Haftada 3 defa en az 1 saat yürüyün. Dengeli beslenin. Hava sıcaklığında metabolizma hızlı çalışır, soğuduğunda yavaşlar. Kışın daha çok hareket edin.

Gün içinde az ve sık yiyin. Kahvaltıyı ertelemeyin. Gün içinde 3 fincan Türk kahvesi veya şekersiz filtre
kahve için.

Zayıflamak için Yapılan Yanlış Beslenme Uygulamaları

Toplumda yerleşmiş bazı kanılar ve yanlış yönlendirmeler bilimsel araştırmalarla elde edilen verilerin aksine hala geçerliliğini korumakta. Oysa biraz araştırdığımızda doğru sandığımız birçok bilginin aslında pek de doğru olmadığı ortaya çıkıyor. İşte zayıflamak için yapılan yanlış beslenme uygulamaları:

  • Su içerek zayıflamak

Genel kanı: 1500 kişiden 937’si, yani yüzde 63’ü su içmez ise kilo veremeyeceği yönünde düşünmektedir.
Doğru: Su sağlıklı beslenmenin bir parçasıdır. Sodyum, flor, potasyum, kalsiyum ve klor minerallerini sağlar, vücutta oluşan toksik maddelerin uzaklaşması için gereklidir. Kaliteli kilo vermede ise, vücudun ihtiyacı olan kalori, karbonhidrat, protein, vitamin ve diğer bazı mineralleri içermediği için tek başına zayıflamada etkisi yoktur.
Önerimiz: Sadece sağlığın devamı için günde 2 litre su içmek yeterlidir.

  • Öğün atlayarak kilo vermek

Genel kanı: 1500 kişiden 1440’ı, yani yüzde 96’sı ana öğünlerden, özellikle kahvaltı veya akşam öğünlerden birini kaldırınca kilo vereceğine inanmaktadır.
Doğru: Sağlıklı kilo vermenin en doğru yolu sabah, öğle ve akşam öğünlerinin iştahı kontrol altına alıp, sık acıkmayı önlediği yönündedir. Çalışmalar öğün atlayan bireylerde kısa süreli kilo vermenin daha sonra hızla yeniden kilonun alınması ile sonuçlandığını göstermektedir.
Önerimiz: Çeşitli besinlerden oluşan küçük porsiyonlu 3 ana öğün ve en az 1 veya 2 ara öğünle sağlıklı kilo verilebilir. Bireylerin hipoglisemileri varsa öğün miktarları artırılır.

  • Az uyuyarak kilo vermek

Genel kanı: 1500 kişiden 602’si, yani yüzde 40’ı metabolizmalarının az uyuyarak çok çalışacağını ve böylece hızlı kilo vermenin mümkün olduğunu düşünmektedir.
Doğru: Uyku süresi kısaldıkça toksik çevreye maruz kalma uzamakta, psikolojik stres artmakta, inaktif yaşama adaptasyon oluşmaktadır. Az uyuyan bireylerin daha fazla yemeğe yöneldikleri görülmektedir.
Önerimiz: Bedenen ve ruhen iyi olmak için en az 5 saat, en fazla 8 saat uyumak gerekir. Uygun zaman aralığında uyumak, gece yemek yeme sendromunu önlemektedir.

  • Sigarayı bırakınca kilo almak

Genel kanı: 1500 kişiden 849’u, yani yüzde 57’si sigarayı bırakmanın çevrelerinde tanık oldukları örnekler gibi ciddi kilo aldıracağına inanmaktadır.
Doğru: Çalışmalarda sigara içerisinde bulunan nikotinin metabolizmayı çok az artırdığı ve bırakıldığında da hızlı kilo alımına neden olmadığı bildirilmektedir. Kilo alımı metabolizmadaki ufak değişiklik değil, yerine konulan yiyeceğin türü ve miktarıdır. Amerikan Diyetisyenler Derneği, sigarayı bırakan bireylerin yılda sadece 2 kg aldıklarını belirtmiştir.
Önerimiz: Sigarayı bırakan bireyler sigara yerine şekersiz sakız çiğner ve haftalık 150 dakikalık fiziksel aktivite yaparlarsa kilo almak gibi sorunları olmaz.

  • Saat 19:00’dan sonra yenen yemeklerden kilo almak

Genel kanı: 1500 kişiden 550 kişi, yani yüzde 37’si en son yemeğini akşam saat 19.00’da sonlandırdığında kolay kilo vereceğine inanmaktadır.
Doğru: Sağlıklı kilo vermek için temel kural yemeğin ne zaman yenildiği değil, gün içerisinde ne kadar yenildiği ve ne kadar fiziksel aktivite yapıldığıdır. Çalışmalar, öğünlerde miktarlar açlık durumuna göre ayarlandığında bireylerin akşam 19.00’dan sonra yemek yediklerinde yağlanmadıklarını, daha kolay kilo verdiklerini göstermektedir.
Önerimiz: Yemek yeme saatine günün ilk öğünü olan kahvaltıyla başlayarak, öğünler arasında en az 3-5 saat boşluk bırakmak gerekir. Böylece en son öğünün ne zaman yendiğinin önemi kalmamaktadır.

  • Kalorisi düşük olan kepekli ürünlerle kilo vermek

Genel kanı: 1500 kişiden 855’i, yani yüzde 58’i kepekli ürünlerle kilo vermenin daha kolay olacağını düşünmektedir.
Doğru: Kepekli ürünler normal ürünlere göre daha az kalori içermez. Kepek, diyet lifi içeriğini artırarak, kalp damar hastalığı ve bazı kanser türleri gibi kronik hastalıklardan korunmada önemlidir. Kilo vermek için sebze ve meyvelerden yeterince diyet lifi alınabilmektedir.
Önerimiz: Kilo verecek kişinin sağlık profiline göre kepekli ürünlerin miktarı ayarlanmalıdır. Kilo verirken anemisi olan bireye daha fazla kepekli ürün vermek olumsuz sağlık sorununa neden olabilmektedir.

  • Meyveyi, yemekten 2 saat sonra yemek

Genel kanı: 1500 kişiden 1055’i, yani yüzde 70’i, yemek ile meyve yemenin sağlıksız olduğuna inanmaktadır.
Doğru: Meyveler içerdikleri biyoaktif bileşenler nedeni ile beslenmemizin vazgeçilmez parçasıdır. Bu bileşenler öğünle beraber yendiğinde vücudun antioksidan kapasitesinin artmasını sağlar. Öğünle yenilen meyveler daha çok tokluk sağlayarak kolay kilo vermeye yardımcı olur.
Önerimiz: Meyveler günün her anı en az 2 ile 4 porsiyon arasında yenilebilir. Meyveleri öğünle yemek, vitamin ve minerallerin vücutta yararlılığını artırır.

  • Açken fiziksel aktivite yaparak daha çok yağ yakmak

Genel kanı: 1500 kişiden 1110’u, yani yüzde 74’ü fiziksel aktiviteyi aç karnına yapınca olumlu değişiklikler hissettiğine ve yağlarının yandığına inanmaktadır.
Doğru: Fiziksel aktivite yapmak metabolizmanın hızlanması için önemlidir. Fiziksel aktivite ile yağ yakımı artar, kas yoğunluğu korunur veya artırılır. Bu fiziksel aktivitenin şekli, süresi ve sıklığı ile değişir. Ancak sabah aç karnına yapılan fiziksel aktivite ile yağlar yanarken, maksimum düzeyde kas yıkımı oluşmaktadır.
Önerimiz: Fiziksel aktivite öncesinde karbonhidrat ve protein içeren 200-300 kalorilik bir öğün yenip, en az 1 saat sonra aktivite yapılmalıdır. 1 muz veya 1 avuç badem ile 1 su bardağı süt içmek çok önemlidir.

  • Sabah aç karnına limon veya greyfurt suyu içerek yağ yakmak

Genel kanı: 1500 kişiden 1144’ü, yani yüzde 76’sı sabah aç karnına limon ve greyfurt suyu içmenin yağ yakmak için birebir olduğuna inanmaktadır.
Doğru: Hiçbir besin yağ yakamaz. Bazı besinler içerdikleri kafeinden dolayı kısa süreli etkisi ile vücuda alınan kalorinin enerji olarak kullanılmasına yardımcı olur. Ancak asitli besinlerin böyle bir etkisi asla bulunmamaktadır.
Önerimiz: Bu içecekleri içerek mide asidini arttırıp daha çok acıkmak yerine, salatalara limon sıkmak, meyve olarak ara öğünlerde greyfurt yemek, sağlıklı beslenme adına kabul edilebilir olmaktadır.

  • Zayıflamak ve toksinlerden arınmak için detoks diyeti yapmak

Genel kanı: 1500 kişiden 600’ü yani yüzde 40’ı detoks diyetleri ile toksinlerden arınarak, sağlıklı kilo vereceklerine inanmaktadır.
Doğru: Vücudumuzda doğal işleyen detoksifikasyon mekanizmaları bulunmaktadır. Hayvansal proteinleri yasaklayan detoks diyetlerinin sağlıklı olduğunu düşünmek olanaksızdır. Bu diyetler, keton cisimcikleri denilen zararlı maddelerin vücutta sentezlenmesine, mide bulantısı, halsizlik, baş dönmesi ve sinirliliğe neden olmaktadır. Detoks diyetlerine bağlı kısa süreli ve fazla kilo kaybı, yağ kitlesinden çok kas kitlesi olmaktadır.
Önerimiz: Sağlıklı beslenme zaten vücudun detoksifikasyon yapan enzimlerini aktive eden bir yoldur. Kısa süreli bu uygulamalar ile sağlığımızı tehlikeye atmamak en doğrusudur.

  • Medyada yer alan beslenme bilgilerinin güvenli olduğuna inanmak

Genel kanı: 1500 kişiden 1442’si, yani yüzde 96’sı medyaya güveniyor.
Doğru: Medya, sağlıklı beslenme bilgisinin yayılmasında en önemli etkin kaynaktır. Bu nedenle vereceğimiz bilgilerin kaynaklarını her zaman doğru ve güvenilir kanallardan seçmek gerekmektedir.
Önerimiz: Konuların uzmanlarının kanıta dayalı bilgilerini, topluma anlaşılır olarak vermek en doğru yoldur.

  • Kilo verirken 3 beyaz yasak!

Genel kanı: 1500 kişiden 1073’ü yani yüzde 72’si kilo verirken beyaz şeker, un ve tuzun beslenmeden çıkarılması gerektiğine inanmaktadır.
Doğru: Sağlıklı beslenmede çeşitlilik ve ölçü en önemli faktördür. Şeker, un ve tuzun dengeli bir beslenme programı içerisinde her zaman yeri vardır. Tehlikeli olan bu üçlünün varlığı değil yenme miktarıdır.
Önerimiz: Şeker olarak bal, pekmez, fındık veya çikolata ezmesi kullanılabilir. Tadına bakmadan tuz eklemeyi azaltıp, günde 5 gramı geçmeyecek kadar kullanmak ve ekmekleri, pastaları tam buğday unu ile yapmak yeterlidir.

  • Light ürünlerin kalorisi yoktur

Genel kanı: 1500 kişiden 1434’ü, yani yüzde 95’i her kategorideki light ürünlerin kilo vermede dilenildiği kadar yenilebileceğine inanmaktadır.
Doğru: Light ürün demek, kalorisi sıfıra yakın değil, normal ürüne göre kalorisi azaltılmış anlamına gelmektedir. Bu nedenle serbest yeme özgürlüğü bulunmamaktadır. Sürekli light ürün yiyerek kilolarını vermiş ve korumuş bireylerin olduğunu gösteren bir bilimsel veri de bulunmamaktadır. Aksine çalışmalar light ürün bağımlılığı olanlarda yo-yo sendromunun daha fazla görüldüğünü belirtmektedir
Önerimiz: Light ürünün anlamı her besin için ayrıdır. Bu nedenle sağlıklı beslenmede doğal ürünleri kullanmak doğru yoldur.

  • Sağlıklı beslenmede kırmızı ete yer yoktur

Genel kanı: 1500 kişiden 1423’ü, yani yüzde 95’i beslenmelerinden kırmızı eti çıkarınca sağlıklı olacaklarına ve kolay kilo vereceklerine inanmaktadır.
Doğru: Tavuk ve balıkta olduğu gibi ılımlı miktarda yenilen kırmızı etin sağlık üzerine olumsuz etkisi olduğunu, diyetten çıkarılması gerektiğini gösteren bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Kırmızı et, diğer etlerin içeriklerine benzer oranda kolesterol içerip, haftada en az 2 kere tüketildiğinde de kolesterol üzerine etkisi olumsuz olmamaktadır.
Önerimiz: Yağı görünmeyecek kadar az olan kırmızı et, kaliteli kilo vermek için gereklidir. İçerdiği konjuge linoleik asit (CLA) sayesinde vücudun yağ kitlesini azaltıp, B12, çinko ve demir içeriği ile de hastalıklara karşı koruyucudur.

  • Maydanoz suyu ile  zayıflamak

Genel kanı: 1500 kişiden 1239’u, yani yüzde 83’ü maydanoz suyunun zayıflamada etkisi olduğuna inanmaktadır.
Doğru: Maydanoz, C vitamini yönünden zengin, idrar söktürücü etkisi olan bir sebzedir. Bu nedenle maydanozun yarattığı geçici kilo kaybı vücut yağ kütlesinden değil, su miktarındandır.
Önerimiz: Maydanozu kilo vermek için değil, salatalara değişik renkte sebzelerden biri olarak koymak, vitamin ve antioksidan açısından destek sağlamak için en doğru yoldur.

  • Hangi yöntemle olursa olsun, verilen kilolar geri alınır

Genel kanı: 1500 kişiden 1240’ı, yani yüzde 83’ü, ne olursa olsun verilen kiloların geri alınacağına inanmaktadır.
Doğru: Kilo verecek bireyler bunu hızla yapar, kendilerine uygun kilo verme yöntemini değerlendirmez ve buna uygun davranış değişikliği geliştirmezlerse, yeniden kilo alımı kolay olabilmektedir.
Önerimiz: Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandıran diyetler ile kilolar yıllarca korunabilir. Kilo verdikten sonra 6. ay, 1. ve 2. yıl, kilo alımı için riskli dönemlerdir. Bunun için düzenli takip gerekmektedir. Şişmanlığın tedavisi yaşam boyudur.

  • Lahana metabolizmayı hızlandırarak zayıflatır

Genel kanı: 1500 kişiden 988’i, yani yüzde 66’sı lahanayı besin veya kapsül şeklinde alarak hızlı kilo vereceğine inanmaktadır.
Doğru: Lahana, pırasa, brokoli gibi kükürtlü sebzeler kanser önleyici ve vücuttaki zararlı maddelerin atımını sağladıkları için sağlıklı beslenmenin parçasıdır. Bu besinlerin metabolizmayı hızlandırmak gibi spesifik bir özelliği bulunmamaktadır.
Önerimiz: Lahana diyetlerinde diyetin içeriğindeki lahananın değil, diyetin kalorisinin düşük olmasından dolayı kilo verildiği unutulmamalıdır. Bu nedenle değişik renkte tüm sebzeleri beslenmede bulundurmak, az yediğimiz müddetçe kilo kaybı ile sonuçlanacaktır.

  • Protein diyetleri zayıflamak için kolay bir yoldur

Genel kanı: 1500 kişiden 1184’ü, yani yüzde 79’u yüksek proteinli diyetlerle kolay kilo vereceğine inanmaktadır.
Doğru: Kısa sürede kilo verdiren yüksek proteinli diyetlerin uzun süreçte uygulanması zordur. Kan kolesterol-ürik asit seviyelerini artırıp, insülin direncine neden olmaktadır. Bunu uzun süre uygulayıp hayat tarzı haline getirmiş bir kişiyi bile bulmak zordur. Yüksek protein diyeti uygulayan bireylerde görülen en önemli sorun, diyeti devam ettiremeyip sıkça şeker krizlerine girerek yüksek miktarda tatlı yemeleridir.
Önerimiz: Kısa sürede kilo verip daha fazlasını almamak için karbonhidrat, protein ve yağı dengeli tüketmek yeterlidir.

  • Zayıflama ilaçları ile hızlı kilo vermek

Genel kanı: 1500 kişiden 1428’i, yani yüzde 95’i diyet yapmak yerine hızlı kilo vermek için zayıflama ilacı kullanmanın daha doğru olduğu görüşündedir.
Doğru: Şişmanlık bir hastalıktır ancak her şişman birey için ilaç kullanmak doğru değildir. Zayıflama ilaçlarını şişmanlığa bağlı ciddi hastalıkları olan bireyler doktor kontrolünde kullanmalıdır. Bu bireyler bile ilaçları bıraktıklarında yeniden kilo alma riski ile karşı karşıyadır.
Önerimiz: Zayıflama ilaçlarını gelişigüzel almamalı, oluşacak sağlık sorunlarını önemsemeli ve doktorun uygunluk kriterleri gösterdiği bireylerde bile diyet ile beraber belirli bir süre kullanılmalıdır.

  • Elma sirkesi içerek yağları eritmek

Genel kanı: 1500 kişiden 1323’ü, yani yüzde 88’i elma sirkesinin iştahı engellediğine, yağ yakımını artırarak kilo verme üzerinde etkisi olduğuna inanmaktadır.
Doğru: Çalışmalar, elma sirkesi içildiğinde, içerisinde bulunan asidin yemek borusunu tahriş edebileceğini, midede asidi artırarak açlığı uyaracağını ve reflü gibi ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebileceğini bildirmektedir.
Önerimiz: Sirke salatalara tat vermek için kullanılmalıdır; zayıflamak için, değil!

Zayıflamak İsteyenlere Tavsiyeler

kilo fazlalığı, şişmanlık, kilo alma, kilo vermek, diyetler, kişiye özel diyetler, diyet, diyet yapmak, metabolizma, metabolizmayı hızlandırmak, hormonal bozukluklar, hızlı kilo alma, zayıflamak

Kilo fazlalığı özellikle de şişmanlık hepimizin ortak korkusu haline geldi. İyi de oldu! Çünkü sorunun estetik boyutundan daha önemli yanları, tetiklediği önemli sağlık sorunları var. Dahası, şişmanlık yaşam kalitemizi bozuyor, ömrümüzü kısaltıyor.

Hipertansiyon, şeker hastalığı, osteoartirit, safra kesesi taşı, koroner arter hastalığı, kolesterol yüksekliği, uyku bozuklukları, kanser gibi pek çok sağlık sorununda ya hazırlayıcı ya da kolaylaştırıcı etkisi var.

Kilolu insanların çoğu kendileriyle barışık değil. Bazıları daha sinirli, alıngan, uyumsuz. Bazıları da içine kapanık, yorgun ve hırçın. Çoğu, genelde mutsuz. Kısacası, sorunun ruh sağlığını bozan yanları da var.

Kişiye özel

- Diyetler kişiye özel olmalı. Yaşa, cinse, işe, ekonomik duruma, ağız tadına, sağlık sorunlarına, kullanılan ilaçlara göre planlanmalı. Herkes için aynı şeyleri öneren sihirli diyetlerin sizi başarıya götüreceğine inanmayın.

- Diyete başlamadan önce mutlaka tıbbi değerlendirmeden geçin. Dikkatli bir bedensel ve ruhsal değerlendirme, bazı kan analizleri, özellikle hormonal değerlendirmeler, kan şekeriniz, karaciğer testleriniz, böbrek fonksiyonlarınız dikkatle incelenmeden ve doktor onayı olmadan hiçbir diyete başlamayın.

- Diyet yaparken bedeninizde meydana gelen olumlu-olumsuz değişmeleri belirli aralıklarla uzman bir doktorun değerlendirmesinin gerektiğini unutmayın. Fiziksel aktivite desteğinde bulunun.

Hormonlu kilolara dikkat edin

Düşük metabolizma hızının sorumlusu hormonal bozukluklar olabilir. Tiroid hormonu yetersizliği bunun en iyi bilinen örneği. Hipotiroidide düşük metabolizma hızına bağlı hızlı kilo almaya, hastalığın halsizlik, yorgunluk, kabızlık, unutkanlık, cilt, tırnak, saç ve kaş değişiklikleri gibi diğer birçok belirti eşlik eder.

Çok hafif düzeydeki tiroid bezi yetmezliğindeyse metabolik hızdaki düşme ve bunun sonucunda oluşan kilo verme güçlüğü bazen ilk ve tek belirtidir. Bu nedenle kilo verme programlarına başlarken özellikle zor kilo verip kolay kilo alanların tiroid hormonu yetersizliği yönünden dikkatlice incelenmesi gerekir. Fazla kiloların nedeni böbrek üstü bezi hastalıkları, hipofiz bezi urları ve bazı genetik kökenli hormonal bozukluklar da olabileceğini unutmayın.

Yavaşlayın, zayıflayın

- “Zayıflamak istiyorsanız yavaşlayın”. Size ters geleceğini biliyoruz ama bu doğru bir tavsiye. Çünkü az hareket etmeniz değil, yemek yeme hızınızı yavaşlatmanızı öğütler!

- Çatalınıza daha küçük parçalar alın, tabağınızı küçültün, kaşıklama hızınızı düşürün.

- Lokmalar arasında çatal ve bıçağınızı masaya geri bırakın.

- Yemek yerken zaman zaman ara verin ve su yudumlayın.

- Yemek süresince masadakilerle sohbet edin.

- Yavaş yiyin ki sadece damağınız değil, beyniniz de lezzet alsın.

- Yemeğe iştahınızı azaltacak düşük kalorili, hacimli yiyeceklerle başlayın.

- Başkalarıyla yemek yerken hızınızı azaltma manevralarını deneyin.

- Kendinizi aynada izliyor gibi davranın. Yavaş, hoş, ölçülü, dikkatli, abartısız yemek yiyen biri olun!

- Yemek yerken oturun. Oturmak hızınızı kesecektir.

- Çalışma masanızda yemek yemekten kaçının.

Görsellikten uzak durun

- Ara öğünleri alın ama gereksiz atıştırmaları önleyin.

- Yiyecekleri daha az görünür ve zor ulaşılır hale getirin.

- Besinleri buzdolabında açıkta veya şeffaf paketlerde değil, kapalı tutun. Böylece buzdolabını açtığınızda görsel işaretler almazsınız.

- Boş mideyle durmayın. Sık sık ve az az yiyin.

- Yemek zamanlarını keyif alınır hale getirin. Sevdiklerinizle yeni yerler keşfetmek yemeğinize zevk ve zaman katacaktır.

Bunları sakın yapmayın!

- Kişiye özel olmayan diyetleri…

- Kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlayan ‘sihirli ve şok’ diyetleri…

- Kişinin gereksinimine göre düzenlenmemiş, kontrol altında yapılamayan çok düşük kalorili diyetleri…

- Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmayıp, özel ürünleri öneren diyetleri…

- Tek tip besine dayalı diyetleri…

- Zayıflattığı öne sürülen ve pek çok yan etkisi bulunan ilaçlarla beraber önerilen diyetleri…

Kısır döngüyü kırın

- Kilo döngüsü vücut ağırlığının defalarca azalıp çoğalmasıdır. Kilo döngüsüne sebep olan diyetler ‘ahmak diyeti’ veya ‘şarlatan diyetler’ olarak da bilinir. Kilo döngüsü küçük dalgalanmalardan (her döngü 3-5 kg) büyük iniş çıkışlara (her döngü 25 kg ya da daha fazla) kadar değişir. Bazı araştırmalar kilo döngüsünü ciddi sağlık riskleriyle (hipertansiyon, kalp sorunları gibi) ilişkili buluyorlar.

- Olası risklerden kaçınmak için uzmanların çoğu, şişman kişilerin yaşam boyu daha sağlıklı bir kiloyu elde edip koruması için sağlıklı beslenmesini ve düzenli fiziksel aktivite yapmasını öneriyor.

Sabotajcılarınızı azaltın

- Aile bireyleriyle anlaşarak yanınızda size önerilmeyen veya size uygun olmayan besinleri yememelerini sağlayın.

- Ailenizi, dostlarınızı ve çevrenizi yememeniz gereken yiyecekleri ikram etmemeleri ve hediye olarak getirmemeleri konusunda uyarın.

- Çocuklarınıza daha çok sebze ve meyve tüketme alışkanlığı edindirin. Sağlıklı ve dengeli beslenerek onlara örnek olun.

- Masa üzerinde kuruyemiş, cips, kurabiye, tatlı, kek, çörek ve diğer kalori bombası atıştırmaları bulundurmayın.

- Zayıflama programlarında en etkili fiziksel egzersiz, size ilave yiyecekler, zararlı besinler önerildiğinde başınızı sağdan sola, soldan sağa sallamaktır.

- Diyetinizi sabote eden dost sabotajcıları uyarın! Anneniz, ananeniz, teyzeniz, okul ve iş arkadaşlarınız potansiyel sabotajcılarınız olabilir.

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu

Kalıcı Kilo Vermeyi Sağlayan Yiyecekler

kalıcı kilo vermek, kilo vermek, zayıflamak, diyet, zayıflama diyetleri, formu korumak, diyet yapmak, metabolik hastalıklar, metabolizmayı hızlandırmak, kilo problemi, fazla kilolardan kurtulmak, şişmanlık, obezite, metabolizma hastalıkları, kalıcı kilo kaybı, kilo vermeyi sağlayan yiyecekler, lif içerikli besinler

Uzmanlar, kalıcı kilo vermek ve yakalanan formu korumak için diyet yapmak, dengeli ve düzenli beslenmek kadar vücutta şişmanlığa neden olabilecek gizli metabolik hastalıkların da olup olmadığının bilinmesi gerektiğini belirtiyor.

Yanımızdaki baklava yerken kilo almıyor da biz ıspanak yerken niye kilo alıyoruz?

Kilo problemi olan birçoğumuz, zaman zaman fazla kilolardan kurtulmak için mucize formüllerin peşine düşmüşüzdür. Maydanozu, lahanayı veya çeşitli ot kombinasyonlarını kaynatarak sularını içtiğimizde, birden bütün yağlarımızın eriyeceğini düşünmüşüzdür.

Belki de çoğu zaman, zayıf arkadaşlarımız baklava börek yerken ve hiç kilo almazken, kendimizin haşlanmış ıspanak yememize rağmen nasıl olur da bu kadar kilo sorunu yaşadığımıza bir anlam verememişizdir. Bu konuda belki de metabolizmamızın hiç çalışmadığını düşünerek kaderimize küsmüşüzdür.

Gerçekten bu şişmanlık denilen hastalığın kalıcı bir çözümü yok mudur? Obezite ve metabolizma hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya, kalıcı kilo vermede doğru zamanda doğru yolu izlemenin önemine dikkat çekiyor.

Dr. Ayça Kaya “Her şeyden önce vücutta şişmanlığa neden olabilecek bazı gizli metabolik hastalıkların açığa çıkarılması çok önemlidir. Böyle bir durum varsa ve tedavisiz kalırsa istediğiniz kadar az beslenin bir müddet sonra tekrar kilo alımı kaçınılmaz olur.

Daha sonra da kalıcı kilo kaybı için hayat boyu gidecek beslenme sistemi kişiye benimsetilmelidir.” diyor. Bu beslenme sistemi içinde bazı akıllı besinleri bilerek seçmenin şişmanlık denen hastalıkla baş etmede altın standartlardan biri olduğunu vurgulayan Dr. Ayça Kaya kalıcı kilo vermeyi sağlayan yiyecekler ile ilgili bilgi veriyor.

Şeker yükü fazla yiyeceklere dikkat!

İnsan vücudu ana yakıt kaynağı olarak glikozu kullanır. Glikozun kaynağı ise yiyeceklerle aldığımız karbonhidratlardır. Karbonhidratları kabaca basit karbonhidratlar ve kompleks karbonhidratlar olarak ikiye ayırırız. Basit karbonhidratlar, şeker yükü fazla olan yiyeceklerdir. Kan şekerimizi hızlı yükseltir ve bizi daha çok acıktırır, daha çok yememize neden olur.

Şeker yükü düşük yiyecekler uzun süre tok tutar…

Kompleks karbonhidratların içindeki şeker ise kana daha yavaş geçer ve bizi daha uzun süre tok tutar. Kompleks karbonhidratlar ve düşük glisemik indeksli yiyecekler: Bu yiyecekler kalıcı kilo vermede en sık başvuracağımız akıllı besinlerdir. Elma, armut, kivi, greyfurt, kiraz, çilek, kurubaklagiller, bulgur, esmer pirinç ve kepekli makarnadır.

Glisemik indeksi yüksek yiyecekleri tek başına tüketmeyin!

Başlıca basit karbonhidrat ihtiva eden ve glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler: Şeker, bal, reçel, tatlılar, muz, incir, üzüm, tatlı kavun, tatlı karpuz, patates, havuç, beyaz pirinç, beyaz un ve beyaz makarnadır. Peki, bu yiyecekleri hiç tüketmeyecek miyiz? Tabii ki yiyeceğiz ama şeker oranını düşürerek yiyeceğiz yani nasıl yiyeceğimizi bileceğiz. Örneğin muzu yoğurtla, patatesi etle ve yoğurtla karıştırarak yemek vücut için biyoyararlanımı daha iyi kılar ve bizi daha geç acıktırır. Ayrıca yemeğe limon katmak da glisemik indeksi düşürür.

Kalıcı kilo kaybında en büyük yardımcı yüksek lifli besinler.

Yüksek lif içerikli besinleri bilmek ve bu tür besinleri öğünlerimizde sık kullanmak da kalıcı kilo kaybında en büyük yardımcımız olur. Bu yiyecekler sindirim sistemimizde daha uzun süre kalır. Çiğneme hızımız bile bu tür besinlerde daha yavaştır. Bizi daha tok tutar. Lif oranı yüksek besinlerin aynı zamanda şeker oranı da düşüktür. Örneğin kabak, lahana, brokoli, ıspanak, kurubaklagiller, kepekli unlar da çok iyi seçimlerdir. Kabızlık sorunu olanlara da birebir çok iyi çözümdür.

Yağı azaltıp kızartmayla mayonezi hayatınızdan çıkarın

Kalıcı kilo kontrolünde çok önemli bir diğer kavram da daha düşük yağlı yemeyi becerebilmektir. Yağlar dünyadaki en yüksek kalorili yiyeceklerdir. Yiyeceklerin üzerine yağ eklendiğinde yiyeceğin mevcut kalorisi iki-üç kat artabilir. Özellikle metropol hayatında hazır gıda tüketimi son derece yaygındır ve bu yiyeceklerin yağ oranı lezzeti artırabilmek için çok fazladır.

O nedenle siz siz olun yiyecekleri seçerken daha az yağlı olmasına özen gösterin. Yani çıtır, kıtır, pane, kızartılmış, kremalı, mayonezli, hazır pastane ürünleri, dışarıda kıymadan yapılmış etler tüketilmezse kilo kontrolü daha kolay olur. İşe yaptığınız yemeklere koyduğunuz yağı yarı-yarıya azaltarak başlatabilirsiniz.

Yağ oranı yüksek besinler ise kilo ile savaşta en uzak kalınması gerekli gruptur. Yağ oranı yüksek kızartmalar, milföy gibi hamurlar, baklavalar, soslar belki de uzun vadede en uzak kalınması gruptur.

Şok Diyetlerin Zararları

Fazla kilolarından şikayetçi olup kilo vermek isteyenlerin şok diyetlerden uzak durması gerektiğini belirten uzmanlar, kilolarından arınmış bir vücut için bir dizi önerilerde bulunuyor. İşte kolay ve sağlıklı kilo verme ipuçları…

Beslenme ve Diyet Uzmanı Gökhan Kıvanç, baharın gelmesiyle birlikte kışın alınan fazla kilolardan kurtulmak isteyenlerin şok diyetlerden uzak durmasını tavsiye ederken, “Metabolizmanızı iyi çalışır duruma getirmek için kahvaltı öğününe ağırlık verin, öğün atlamayın, günde 2-2.5 litre su için. Günde sadece 1 küp şeker azaltarak yılda yaklaşık 1 kilo verebilirsiniz. Kilo almamak için özellikle akşam yemeğinden hemen sonra yatmayın, gece atıştırmayın” dedi.

“Kilo vermek zor değildir” diyen Kıvanç, “Önemli olan korumayı başarmaktır. Şok diyetlerle verilen kilolar, sonradan fazlasıyla alınıp, vücutta deformasyonlara, kas kaybına ve metabolizmada yavaşlamaya yol açarak, hem sağlığınızı bozabilir, hem de sizi ‘kilo alma adayı’ haline getirebilir.

Kalıcı kilo kontrolü için doğru yöntem tektir. Metabolizma hızı ölçülmeli, detaylı vücut analizi yapılmalı, kişinin sağlık durumu, yaşam şekli, beğenileri vb. diğer tüm özelliklerine dayanarak diyetisyen tarafından önerilen sağlıklı beslenme programı uygulanmalı ve bu yaşam şekli haline getirilmelidir” dedi.

Kahvaltı çok önemli

Metabolizmayı çalıştırmak için kahvaltı öğününe ağırlık vermelisiniz. İyi bir kahvaltı ile güne ve diyete başlamak sizin direncinizi koruyacak ve diyetin yapılabilirliğini sağlayacaktır” diyen Kıvanç, şöyle devam etti:

“Ekmek ve peynirin yanı sıra haftada üç gün mutlaka yumurta yemelisiniz. Çünkü yumurta enerji veren aminoasitleri üretmektedir. Sağlıklı beslenme için günde 3 ana öğün (kahvaltı, öğle ve akşam) ve 3 ara öğün (kuşluk, ikindi ve gece) tüketilmelidir.

Öğün atlamamak, hem kan şekerimizin düzende kalmasına, hem de gereksiz atıştırmalarımızın önüne geçecektir. Atlanan öğün, kişinin kan şekerinde düzensizliğe ve çabuk acıkmasına neden olur. Bunun sonucunda kişi, bir sonraki öğünde daha çok besin tüketir ve böylece vücuduna gereğinden fazla miktarda enerji almış olur. Bu durum, kilo alımlarını beraberinde getirir.

Yeterli posa tüketimini sağlamak için öğünlerinizde mutlaka sebze yemeği ve salata tüketmeye çalışın. Posa değeri yüksek olduğu için ekmeğinizi tam tahıllı tercih edin. Kızartılmış, şerbetli tatlılardan kaçıp sütlü tatlılara yönelmek hem kan şekerinizi kontrol altında tutmanızı sağlayacak, hem de yüksek enerji almanıza engel olacaktır. Özellikle mevsime uygun sebze ve meyvelerden, günde 7-9 porsiyon (en az 5 porsiyon) tüketin. Her renk besinin farklı faydaları olduğundan çeşitliliğe önem verin. Hem vitamin kaybı, hem yüksek kalori alımı, hem de kanserojen madde oluşabilme riski açısından, kızartma yönteminden uzak durun.”

Yaz ve kış beslenmesi arasındaki en temel farkın sıvı tüketimi olduğunu ifade eden Kıvanç, “Metabolik hızın azalmaması, sindirim, emilim gibi görevlerin yapılabilmesi, hücre, doku, organ ve sistemlerin çalışması, atıkların vücuttan atılması ve vücut ısısının dengelenmesi için, günde yaklaşık 2-2,5 litre su tüketimini ihmal etmeyin.

İçeceklerinize şeker eklemeyin. Kaç tane şeker kullandığınızı gözden geçirin. Günde sadece 1 adet küp şeker azaltarak yılda yaklaşık 1 kilo verebilirsiniz. Uykusuzluk aşırı gerginliğe ve aşırı yeme krizine neden olur, çünkü uykusuz olduğunuzda gerginliğiniz artacak, metabolizmanızı da yavaşlatacaktır.

Metabolizmanızın düzenli çalışması için en ideali günde 7- 8 saat uyku. Kilo almamak için özellikle akşam yemeğinden hemen sonra yatma alışkanlığından kurtulun, mümkünse akşam 6′dan sonra meyve dışında bir şey yemeyin.

Gece yemeklerini unutun

Gece atıştırmalarından da kurtulun. Hızlı ve çabuk yemek yapmak için aldığınız dondurulmuş gıdalar ya da hazır yemekler içerdikleri katkı maddeleri nedeniyle kilo aldırır. Bu nedenle taze sebzeleri pişirmeyi tercih etmelisiniz. Tuz, vücutta su tutulmasına neden olur ve şişkinlik hissi yaratır.

Ayrıca tuzun iştah açıcı bir özelliği olduğundan, sofrada tuz kullanmamak ve pişmiş yemeklere fazladan tuz eklememek gerekir.”

Kilo Kontrolü Yapıp Formu Korumak Önemlidir!

Diyete başlamadan önce hazır olup olmadığınızı, sizin için doğru zaman olup olmadığını bu testle bulun.

Güzel bir görünüm, istediğimiz her şeyi giyebilme, başkaları tarafından beğenilme ve kendinizi aynada görünce beğenmeme… Kilo vermek için sanıyorum birçok neden sıralayabilirsiniz kendiniz için. Ancak her defasında pazartesi olur diyete başlanır ve hafta ortasına gelmeden vazgeçilir.

Ya da hikâyeyi farklı bir açıdan değerlendirirsek daha gerçekçi olabilir. Kilolarınızdan sıkılıyor, ne yapacağınızı bilemiyorsunuz. Çevrenizdeki herkes kilo vermenizin gerektiğini devamlı size belli ediyor ve siz bu durumu bilerek tepkisel davranış olarak daha fazla yemeyle kendinize ceza veriyorsunuz. İşte tam o sırada yakın arkadaşınızı uzun aradan sonra gördüğünüzde gözlerinize inanamıyorsunuz. İncelmiş, fazla kilolarından eser yok. Hemen ne yaptığını, nasıl bir yöntemle kilo verdiğini öğreniyorsunuz…

Kiloyu kontrol edebilmek önemlidir!

Vücudunuzda birkaç kilo fazla taşımak, sürekli kilo alıp vermekten daha az zararlı olabilir. Kilo kontrol etmek gibi uzun süreci kapsayan durumlarda sürekli kilo alıp verme döngüsü işinizi daha da zorlaştıracaktır. Sürekli kilo alıp verme bazal metabolizma hızının yavaşlamasına, yeme bozukluklarına ve daha az özgüvene neden olabilir. Biliyoruz ki sürekli kilo alıp verme döngüsü kalp hastalığı gibi sağlık problemleri olan kişilerde olumsuz sonuçlar yaratmaktadır.

Bunun dışında kaybedilen kiloların yeniden alınması her şeyden önce moral bozukluğuna, başarısızlık duygusuna zemin hazırlamaktadır. Unutmayın kaybedilen kiloların yeniden alınması hızlı kilo verdiren diyetlere, uygulanması zor aletlere, inanılması güç olan yöntemlere meyil oluşturur. Fiziksel aktivite olmadan her diyetle birkaç kilo kaybedebilirsiniz, yağlarınız ile birlikte kaslarınızı da kaybedersiniz. Kısa sürede kilo vermeyi amaçlayanlar her zaman daha fazla kilo alarak yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

Durun bir dakika ilk önce kilo vermeye hazır mısınız? Önce onu değerlendirmenizde fayda var. Davranışlarınız başarıya ulaşmada etkili olabilir. Diyete başlamadan önce bu testi uygulayarak davranışlarınızda herhangi bir değişikliğe gereksiniminiz olup olmadığını öğrenebilir, ya da şu an için diyeti gerçekten yapıp yapamayacağınız hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz.

Her soruya ‘doğru’ veya ‘yanlış’ olarak cevaplayın. Yanıtlarınızın nasıl olması gerektiği değil, sizin ne düşündüğünüzü yansıtması testten galip çıkmamızı sağlar.

Diyete hazır mısın testi
1. Yeme alışkanlığım ve fiziksel aktivite durumum hakkında çok düşündüm. Neleri değiştirebileceğimi çok iyi biliyorum.

2. Yeme ve fiziksel aktivite durumumda geçici değil, kalıcı değişiklikler yapmam gerektiğini biliyorum.

3. Çok fazla kilo verirsem kendimi ancak başarılı hissedebilirim.

4. Yavaş ve uzun vadede kilo verirsem daha iyi olacağını biliyorum.

5. Gerçekten kendim istediğim için kilo vermeyi istiyorum. Başkası için değil.

hızlı kilo verdiren diyetler, sürekli kilo alıp vermek, bazal metabolizma hızı, metabolizmayı hızlandırmak, kilo vermek, zayıflamak, diyet,diyet yapmak, diyete hazır olmak, diyet testi, incelmek, kilo kontrolü, formu korumak, 6. Kilo vermek yaşantımdaki diğer sorunları da giderebilecek.

7. Normal fiziksel aktivitemi arttırmayı çok istiyorum.

8. ‘Hata’ yapmaz isem başarılı bir şekilde kilo verebilirim.

9. Beslenme ve fiziksel aktivite planımı organize etmek için her hafta çaba göstermek, zamana uymak için verdiğim sözü tutmak istiyorum.

10. Kilo vermeye başladıktan sonra kilom uzun süre sabit kalırsa ya da veremezsem, hedefime ulaşmada yardımcı olan motivasyonumu kaybediyorum.

11. Şu anda yaşamım stresli olsa bile bir kilo verme programına başlamak istiyorum.

Değerlendirme
1, 2, 4, 5, 7 ve 9. sorulara verdiğiniz yanıtlara bakın. Eğer doğru yanıtını vermiş iseniz ‘1’ puan, yanlış yanıtı vermiş iseniz ‘0’ puan verin. 3, 6, 8, 10 ve 11. sorularda doğru yanıtına ‘0’ puan, yanlış yanıtına ‘1’ puan vererek değerlendirin. Sonra puanlarınızı toplayın.
Tabi ki sadece puan vererek değerlendireceğiniz bu test sizin kilo vermeye hazır olup olmadığınızı belirleyemez. Fakat toplam puanınız ne kadar çok yüksekse başarınızda o kadar yüksek olacaktır.

8 veya üzerinde puan: Şu an muhtemelen kilo vermek için çok önemli sebepleriniz var. Ve başarmanız için gerekli adımları çok iyi biliyorsunuz. Hemen kilolarınızdan kurtulmak için doğru yolları aramaya başlayabilirsiniz.

5 ile 7 puan: Kilo verme sebeplerinizi ve takip edeceğiniz yöntemleri tekrar gözden geçirmekte fayda var. Sorulara tam puan verinceye kadar kendinizi hazırlayın.

4 puan ve altı: Şu an kilo vermek için uygun vakit olmayabilir. Başlangıçta başarılı olabilir, ancak hedeflerinize ulaşmada gerekli ilerlemeyi sürdüremeyebilirsiniz. Nedenlerinizi ve davranışlarınızı yeniden gözden geçirin. Uygun zamanı bulduğunuzda yeniden sorulara yanıtlarınıza göre harekete geçiniz.

Diyetisyen Selahattin Dönmez’in makalesinden derlenmiştir.

Diyet Yapmadan Kilo Vermenin 12 yolu

Zayıflamak ve ideal kilomuzu ömür boyunca korumak için ‘diyet’ yapmamıza hiç gerek yok! Sadece, yeni bir beslenmekilo vermek programıyla ideal kilomuza korumamız mümkün.
Büyük şehirlerde yaşamanın en büyük dezavantajlarından biri, yoğun iş hayatı ve günlük koşuşturmalarımız nedeniyle düzensiz beslenmek zorunda kalmamız. Hemen hepimiz sabahları kahvaltımızı ayakta atıştırıyor, gündüz tabağımızdaki besinleri hızla tüketiyor, akşam öğününü de neredeyse yatma vaktine yakın yemek zorunda kalıyoruz. Bunun faturasını da hızla aldığımız kilolar ile ödemek zorunda kalıyoruz. 
Fazla kilolarımızdan kurtulmak için başladığımız diyetleri de genellikle düzensiz yaşantımız nedeniyle yada irademize yenik düşerek yarım bırakıyoruz.
Aslında fazla kilolarımızdan kurtulmak ve ideal kilomuzu ömür boyunca korumak için ‘diyet’ yapmamıza hiç gerek yok! 
Sadece ‘yeterli’ ve ‘dengeli’ beslenerek, yani kendimize yeni bir beslenme programı oluşturarak ömür boyunca ideal kilomuza korumamız mümkün. Üstelik aç kalmadan, en önemlisi de hiçbir besin kısıtlamasına girmeden! 
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Cirit, fazla kilolardan kurtulmak için neler yapmanız ve nelerden kaçınmamız gerektiğini anlatıyor.
 
Besinleri yavaş çiğneyin!
 
Zamanınız olmasa bile tabaktaki yemekleri hızlı yemekten vazgeçin. Ana öğünleriniz en az 15 – 20 dakika sürmeli. Çünkü beynin ‘tokum’ sinyalini vermesi için yaklaşık bu kadar süreye ihtiyacı var. Eğer besinleri hızla çiğnerseniz kontrolünüzü yitirerek bu süre içinde daha fazla yemek tüketme riskiyle karşı karşıya kalırsınız.
 
Her öğünden önce su için!
 
Her gün 1.5 – 2 litre su içmeyi alışkanlık haline getirin. Gün içinde düzenli olarak tüketeceğiniz su metabolizmayı hızlandırmak gibi önemli bir işlev üstleniyor. Ancak bu özelliğinden faydalanmak için suyu gün içine yayarak içmeniz şart. Eğer akşam su içmediğinizi fark edip bolca tüketmeye kalkarsanız, sık sık tuvalete gitmek dışında hiçbir değişiklik sağlayamazsınız. Bu nedenle her öğün öncesinde bir bardak su içmelisiniz. Böylece hem açlık hissinizi azaltarak gereksiz atıştırmalardan korunmuş, hem de günde en az 6 bardak su içmeyi garantilemiş olursunuz. Yemek yerken su tüketiminden ise kaçının, aksi halde mide hacmini artırmış olursunuz ki bu da daha fazla besin tüketmeniz anlamına geliyor. Yemekten sonra su içmek için en az 1 – 1.5 saat geçmiş olmalı. Çünkü mide boş iken su, doğrudan bağırsaklara karışıyor ama besinle karıştığında mideyi genişletmekten başka bir işlev üstlenmiyor.
 
Sebzeye ağırlık verin!
 
Ana öğünlerinizden birinin mutlaka sebze ağırlıklı olmasına dikkat edin. Böylelikle hem bağırsakların daha hızlı çalışmasını sağlar, hem de daha az kalorili bir menüye sahip olursunuz. Örneğin ana öğününüzde et ve makarna yerseniz sebzeden çok daha fazla enerji alabilirsiniz. Ancak sebzeler bir porsiyon ete göre neredeyse dörtte biri kadar enerjiye sahip olsalar da, hemen hemen aynı derecede tokluk sağlarlar. Örneğin etin sindirimi 3 – 4 saat sürüyorsa, sebzenin sindirimi 2 saat kadar sürer. Fakat sebzeyi bir dilim ekmekle desteklerseniz, etli menü kadar uzun süre tok kalabilirsiniz. Bu nedenle gün içinde minimum 2 -3 porsiyon sebze, yine aynı oranda meyve almayı alışkanlık haline getirin.
 
Porsiyonlarınızı küçültün!
 
Meyvede bir porsiyon derken, aklınıza dolu bir tabak gelmesin. Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Cirit bir porsiyonun 50 kalori olduğunu, bunu da yarım muz, büyük bir mandalina, küçük bir elma veya ayvanın dörtte biri ile alabileceğimizi belirtiyorlar. Sebzelerde de, 4 yemek kaşığı bir porsiyona karşılık geliyor.
 
Tatlılara ‘ambargo’ koyun!
 
Gün içinde yeteri kadar karbonhidrat tüketmediğimizde enerji ihtiyacımızı karşılayamıyoruz. Bunun sonucunda da beynimiz bize ‘tatlı’ yememizi emrediyor. Biz de ‘krizim tuttu’ diyerek tatlılara saldırmaya başlıyoruz. Oysa tatlı ihtiyacımızı önlemenin tek yolu düzenli beslenmek ve enerjiyi dengeli bir şekilde almaktan geçiyor! Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Cirit, şeker gibi basit karbonhidrat grubunda yer alan besinleri haftada 1, en fazla 2 kere tüketmenizi öneriyor. Çünkü tatlı yediğinizde 300 -350 gibi yüksek bir kalori alırsınız ama kan şekeriniz hızla yükselip tekrar düştüğü için yarım saat sonra tekrar acıkırsınız. Bunun aksine bol peynirli kepekli sandviç yerseniz neredeyse 3 saat boyunca tok kalabilirsiniz. Gün içinde 2 – 3 porsiyon meyve yediğinizde de tatlı krizinin önüne geçebilirsiniz. Eğer canınız tatlı çok çektiyse, baklava ve şekerpare gibi kalorisi bol tatlılar yerine, daha az kalori içeren sütlü tatlıları tercih edin.
 
Çeşitli beslenin!
 
Besinleri sadece kalori veren maddeler olarak düşünmeyin. Vücudumuzun iyi enerji harcaması, günlük işlerini yerine getirebilmesi ve aynı zamanda sağlıklı olarak hayatına devam edebilmesi için ihtiyacı olan besin öğelerini bize gıdalar verir. Tüm besin öğelerini içinde bulunduran tek bir besin olmadığı gibi aynı besin grubunda yer alan besinlerin de içeriği farklılık gösterir. Kilo vermeye de çalışsak, kilomuzu korumaya da çalışsak çeşitli beslenmeyi ihmal etmemeliyiz.
 
Yağları ‘yasak’ listesine almayın!
 
Kilo vermek uğruna yağdan vazgeçmeyin. Çünkü yağlar sindirimi en uzun süren grup oldukları için yemeklere ilave etmezseniz tokluk süreniz kısalır, siz de kendinizi yine sofra başında bulabilirsiniz. Fakat çok hareketli bir yaşantınız yoksa, et, peynir ve yoğurt tüketirken zaten vücudunuzun ihtiyacı kadar aldığınız için doymuş, yani katı yağlardan kaçının. Gün içinde yemeklere katacağınız sıvı yağ miktarı 4 – 5 tatlı kaşığını geçmemeli. Bunun için de 4 – 5 su bardağı ile yapacağınız çorbaya yarım yemek kaşığı, bir kiloluk sebze yemeğine de yarım çay bardağı, salatalara da 1 tatlı kaşığı kadar sıvı yağ eklemeniz yeterli gelecektir.
 
Karbonhidrattan vazgeçmeyin
 
Kilo vermeye karar verdiğimizde çoğumuzun yaptığı ilk şey, ‘karbonhidratlı besinleri sofradan kaldırmak oluyor. Oysa hem yeterli beslenmek hem de midemizin tok kalması için günlük enerji ihtiyacımızın yüzde 50 – 60’ını karbonhidrat kaynaklı besinlerden sağlamamız şart. Bu da günde 300 – 350 gr karbonhidrat anlamına geliyor. Diyelim ki et ve yanında da bolca salata yediniz. Karbonhidrat içeren besin tüketmezseniz vücudunuz ihtiyaç duyduğu ‘enerjiyi’ alamadığı için 1 – 1.5 saat sonra acıkmaya başlarsınız. Bunun aksine yanında karbonhidrat içeren bir besin tüketirseniz en az 2 – 2.5 saat tok kalır, bu sayede bir sonraki öğüne kadar gereksiz şeyler atıştırmazsınız. Dolayısıyla her öğünde karbonhidrat içeren besinlere mutlaka yer verin. Ancak seçiminiz kan şekerini hızla yükseltmedikleri için lif içerenlerden yana olmalı. Örneğin pilav ya da patates yerine, sindirimleri nispeten daha uzun süren, böylece kan şekerini hızla yükseltmeyen kepek ekmeğini, tam buğday makarnasını, kuru baklagilleri veya bulgur pilavını tercih etmenizde fayda var. Tabii her öğünde karbonhidrat içeren besinleri 3 – 4 yemek kaşığını geçmeyecek miktarda yemeniz gerektiğini de unutmayın!
 
Öğün atlamayın!
 
Zayıflamanın öğün atlamaktan geçtiği yolundaki hatalı bilgilerle hareket etmeyin. Çünkü aç kaldığınızda vücudunuz bunu bir tehdit olarak algılıyor ve ihtiyaç duyulan enerjiyi yağ dokusundan almaya başlıyor. Fakat vücut uzun süre açlıktan sonra yağ deposundan sağlanan bu enerjiyi, öğün tüketilmesi ile beraber besinlerle gelen enerjiyi tekrar yağ dokusuna geri gönderiyor, hem de fazlasıyla. Bu da kilo verememenize, hatta kilo almanıza yol açıyor!
Dolayısıyla kahvaltıyı uyandıktan sonra en geç 1 saat içinde yapmalı ve sonraki öğünleri 2 – 4 saat sonra olacak şekilde planlamalısınız. Bunun için her gün 3’ü ana öğün olmak üzere günde en az 5 – 6 kez beslenin. İsterseniz, ara öğün sayısını 4’e bile çıkarabilirsiniz. Bu sayıyı kahvaltı saatinize göre belirleyebilirsiniz. Örneğin kahvaltınızı saat 7.00’de yapıyorsanız, ana öğünden önce mutlaka bir ara öğününüz olmalı. Ancak sofraya saat 10.00 gibi oturuyorsanız, bu durumda 2 – 3 saat sonra öğle yemeğine geçebilirsiniz.
 
Sofraya geç saatlerde oturmayın!
 
Yoğun iş temposu nedeniyle bunu başarmak pek kolay olmasa da akşam yemeğini çok geç saatlere bırakmamaya çalışın. Akşam saat 19.00 gibi sofraya oturabiliyorsanız, çok şanslısınız. Ancak bu mümkün değilse ve diyelim ki saat 24.00’te yatağa gireceksiniz, hiç olmazsa yatmadan en az 4 saat önce akşam öğününü tamamlayın ki hareketsiz kaldığınız için kaloriler vücudunuzda depolanmasın. Akşam yemeğinde ağır yemekler yerine kalorisi az ve sindirimi kolay hafif yemekleri tercih edin! Eğer geç kalmışsanız, akşam yemeğini atlamayı bir çözüm olarak da görmeyin. Çünkü öğünü tamamen atlarsanız yetersiz beslenmiş olur ve vücudunuz uzun süre aç kalacağı için bazal metabolizmanızın hızının düşmesine yol açabilirsiniz.
 
Yiyecekleri kızartmayın, haşlayın…
 
Fazla kilolardan kurtulmak için besinlerinizi pişirme şekline de dikkat etmelisiniz. Kızartmaları ayda bir veya iki kez ile sınırlamalı, bunun yerine haşlama veya fırında pişirme şekillerini tercih etmelisiniz. Eğer patates kızartmasını çok veriyorsanız, baharatlandırarak fırında elma patates şeklinde hazırlayabilirsiniz.
 
Protein tüketimini abartmayın!
 
Protein tüketiminde aşırıya kaçmayın. Çünkü bol protein almak aynı zamanda yağlı beslenmek anlamına geliyor. Çok yağlı beslenmek de metabolizmanın hızlı çalışmasına engel oluyor. Bu nedenle günlük besin ihtiyacınızın sadece yüzde 18’inin proteinden oluşmasına özen gösterin. Fazla protein alımının böbrekleri yorduğunu da unutmayın.

Diyetsiz Kilo Verelim!

Diyet yapmadan kilo vermek de mümkün ancak bilinçli beslenmek ve hareket etmek şart! Yaşam biçimini ve alışkanlıklarıdiyetsiz kilo vermek değiştirerek kilo verebilirsiniz!
 
Televizyon seyretmekten vazgeçin!
Yapılan araştırmalar, televizyon karşısında geçirilen zamanın, başka hiçbir şey yapmadan oturulduğu için normal zamandan daha az kalori yakıldığını gösteriyor. Televizyon izlemek yerine aktif bir uğraş seçin. Sadece bu alışkanlığı değiştirirseniz, ayda 1 kilo verirsiniz.
 
Elektronik postalardan kurtulun! 
Özellikle aynı işyerinde çalışan arkadaşlarınıza elektronik posta yollamaktan vazgeçin. Birkaç metre uzaktaki birine mesaj yollamak yerine, kalkıp yanına giderek konuşmayı tercih edin. Gündelik hayata daha aktif olmak, masa başında oturmamak, etrafta biraz gezinmek, metabolizmayı hızlandırmak için birebirdir.
 
İyi uyuyun!
Obezite Araştırma Merkezi’nin hazırladığı rapora göre, eğer günde 4 saatten az uyuyorsanız, uykusunu normal alan, yani ortalama 7 saat uyuyan birine göre, daha fazla kilo alma ihtimaliniz var. Uyku gereksinimi, iştahı kontrol eden hormonları etkiliyor. Yeterli uyku almazsanız, vücudunuz size acıktığınızı söyleyecektir.
Su için! 
Bütün uzmanlar su içmeniz gerektiğini söylüyor. Su içmek hem enerji verir, hem cildinizi temizler, hem de kilo vermenize yardımcı olur. Su içmek, metabolizmanızı %30 oranında hızlandırır. Eğer günde 1,5 litre su içerseniz, yılda fazladan 17.000 kalori yakarsınız. Ayrıca soğuk su içmek de kalori yakılmasına yardımcı oluyor.
Stres ve panikten uzak durmaya çalışın! 
Strese girdiğiniz zaman, vücudunuz metabolizmanızı hızlandırarak, stresle mücadele edebilmeniz için kortizon salgılamaya başlar. Ayrıca vücut, insülin hormonu salgılayarak, bir daha strese girdiğinizde kullanmak için, enerjiyi yağ olarak depolar. Derin nefes almak, strese karşı vücudun aldığı önlemleri durdurur. Bu yüzden stresli zamanlarda kendinizi çikolataya vermek yerine, derin nefes alın.
Gün içinde ufak hareketler edin. 
Oturduğunuz yerde ayaklarınızı oynatın. Ayaklarınızı çapraz hareketler yaptırır, arada bir eğilip ayağınıza değerseniz, günde ortalama 350 kalori yakarsınız. Ayakta beklemeniz gereken zamanları değerlendirin. Mesela suyun kaynamasını bekliyorsanız, bulunduğunuz oda içinde yürüyün. Bu hareketler size ayda 1,5 kilo kaybettirir.

Şems Aslan Metabolizmayı Hızlandırmak için Yeşil Ceviz Şurubu

şems aslan yeşil ceviz şurubu tarifiKanal 7 ekranlarında Serdem’in Mutfağı programına konuk olarak katılan Şems Aslan, yeşil ceviz şurubu tarifini verdi. Bu şurup, sağlıklı yaşlanmak, zayıflamak, vücuttaki toksinleri atmak, akciğer hastalıkları, astım bronşit ve guatr hastalıklarının iyileştirilmesine yardımcı olmaktadır.

Malzemeler:

  • 500 gr yeşil ceviz(21 Hazirana kadar bulabilirsiniz),
  • Alabildiği kadar toz şeker,

Hazırlanışı:

Cam bir kavanozun içerisine, yeşil cevizleri, küçük parçalar halinde doğrayın. Bir kat ceviz, bir kat şeker olacak şekilde, tüm kavanozu doldurun. Ağzını kapatın. Güneş alan bir cam kenarında, 25 gün bekletin. Bu süre içerisinde, ceviz suyunu bırakacak ve zümrüt yeşili bir su elde edeceksiniz. Bu suyu süzün. Cam bir kavanoza koyun. Sabah ve akşam 1’er çay kaşığı için. Bu şurubu 1 yıl süreyle buzdolabında saklayabilirsiniz.

Metabolizmayı Hızlandıran En İyi Egzersiz: Yüzme

Yüzmek, bütün vücut kaslarını aynı anda çalıştıran tek spordur. Ayrıca suyun içinde hareket etmek vücut kaslarını çalıştırdığı gibi stresten de uzak durmanızı sağlar. Böylelikle metabolizmanız mükemmel bir şekilde çalışır ve vücudunuz şekillenir.

Yüzücülerin vücuduna dikkatlice baktığında ne kadar da seksi ve biçimli olduğunu fark edersiniz. O bedene sahip olmak için olimpiyatlara katılan sporcular kadar ağır idman yapmak zorunda değilsiniz. İndiana Üniversitesi’nden araştırmacılar, yüzücü ve diğer sporcular arasında bir kıyaslama yapmış. Sonuç olarak yüzücülerin vücudunda daha az yağ bulunmakla birlikte bellerinin daha ince ve kalçalarının da daha dar olduğu görülmüş.

Yüzmeye gitmek koşuya çıkmak kadar pratik olmayabilir ama yine de fazla bir şeye ihtiyacınız yok: Bir yüzücü mayosu, bone ve deniz gözlüğü yeter. Bir de tabii ki olimpik bir havuza ihtiyacınız olacak. Dalmaya hazır mısınız?

Yüzmenin Faydaları

Yüzerek yağ yakmak , metabolizmayı hızlandırmak ve kalori harcamak daha kolaydır. Hafif süratte yüzme saatte 500 kalori yakarken hızla yüzerek saatte 700 kalori yakabilirsin. Su havadan 800 kat daha yoğun bir element olduğu için, her kulaç, tekme ve itme esnasında vücut kaslarını çalıştırırsın. Gövde, kalça, bacak, kol ve omuzlar çalışır. Yüzerken sadece kalori yakmakla kalmaz aynı zamanda kaslarını da geliştirirsin. Böylece hızlanan metabolizman sayesinde duşunu alıp dinlenirken bile kalori yakmaya devam edersin.

Yüzmek seni inceltip kaslarını geliştirirken aynı zamanda bedene ve ruha da iyi gelir. Suyun kaldırma gücü sayesinde vücut ağırlığını hissetmezsin böylece eklemlerin dinlenir. Indiana Üniversitesi Yüzme Bilimi Fakültesi’nden Doktor Joel Stager, her gün incinme tehlikesi olmadan yüzebileceğini söylüyor.

Fazla yağlardan kurtulmak ve genç kalmak için  yüzme egzersizini bütün hayatın boyunca uygulayabilirsiniz. Stager’ın araştırmaları düzenli olarak yüzenlerin en az 20 yaş daha genç göründüğünü söylüyor. American College of Sports Medicine tarafından sunulan veriler, bir yüzücünün tansiyon, kolesterol seviyesi, kalp sağlığı ve sinir sisteminin, kendinden çok daha genç bir bireye yakın olduğunu söylüyor.

Yeni başlayanlar havuza büyük beklentilerle atlıyor. Suya yüksek beklentilerle giren yüzücü yarım saat boyunca serbest kulaç yüzmeyi hedefliyor. Virginia’daki Washington and Lee Üniversitesi’nden Yüzme Koçu Joel Shinofîeld, böylelerinin dört dakika sonunda nefes nefese kalıp havuzun kenarına tutunduğunu söylüyor.

Bunun sebebi, suda egzersiz yaparken dolaşım sistemi ve kasların, karada olduğundan çok daha farklı çalışmasıdır. Akciğerler daha farklı nefes almak zorunda kalır çünkü karada olduğu gibi her istediğinde nefes alıp veremezsin. Diğer egzersizlerden farklı olarak, yüzerken suyun yüzeyinde ilerleyebilmek için kas grupların takım halinde çalışmalı.
Shinofield, yüzerek formda kalabilmek için kısa aralıklarla interval yapmanı ve farklı kulaç teknikleri arasında değişim yapmanı öneriyor: “Böylece daha verimli bir egzersiz yapmış olacaksın.” Aralarda dinlenirken zaman kaybettiğini düşünerek endişelenme: “Yüzme yürüme gibi değildir. Durunca nabzın aniden düşmez. Birkaç kulaçtan sonra durakladığında bile 30 saniye boyunca yüksek kalır.”

Bu egzersizi dene: Dikdörtgen bir havuzda dört kez bir uçtan diğer uca yüz. Diğer uca ulaşınca birkaç saniye dinlenebilirsin. Sonunda 30 saniye dinlen. Bunu 10 kez tekrarla. İki hafta boyunca, haftada iki, üç kez uygula. Minnesota Macalaster Koleji’nden Robert Pearson, bir süredir yüzmediysen kick-board kullanmanı öneriyor. Böylece yüzerken kol ve bacakların koordinasyon sağlaması için ekstra çaba harcamayacaksın.

Metabolizmayı Hızlandıran Yiyecekler

Bazı insanlar ne yerlerse yesinler, metabolizmaları hızlı çalıştığı için kilo almazlar. Eğer siz onlar kadar şanslı değilseniz kilo vermek için bu yazımızda belirtilen, metabolizmayı hızlandıran yiyecekleri sofranızdan eksik etmeyin.

Greyfurt

Greyfurt, insülin seviyesini düşürür ve depolanmış yağların vücuttan atılması için metabolizmayı harekete geçirir. Lif açısından oldukça zengin olan greyfurt ekstra kalori kaybetmenizi sağlar.

Yeşil Çay

Yeşil çay, bağışıklık sistemini güçlendirici maddeler açısından oldukça zengindir. İçeriğindeki sağlıklı maddeler dolayısıyla, beyninize ve sinir sisteminize etki ederek daha fazla kalori yakmak için idealdir.

Yoğurt

Yüksek protein içeriğiyle mükemmel bir besin kaynağı olan yoğurt, düzenli olarak tüketildiğinde bağırsakların çalışmasına yardımcı olur.

Badem

Badem, temel yağ asitleri ile metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olur. Ama yüksek kalorili bu besini yerken aşırıya kaçmamaya dikkat etmeniz gerekir.

Hindi Eti

Protein açısından oldukça zengin bir besin kaynağı olan hindi, kas oluşumunda oldukça faydalıdır. Kas oluşumu da metabolizmayı hızlandırmak ve daha fazla kalori yakmanız anlamına gelmektedir.

Elma

Tıpkı greyfurt gibi elma da lif açısından oldukça zengin ve düşük kalorili bir meyvedir. Elma uzun süre kendinizi tok hissetmenize ve kalori yakmanıza yardımcı olur.

Ispanak

Temel Reis, ıspanağın kişileri güçlü ve sağlıklı yapacağı konusunda tamamen haklı. Çok iyi bir antioksidan olan ıspanak, magnezyum, potasyum, demir ve C vitamini açısından oldukça zengindir. Metabolizmanın hızlanmasında oldukça faydalıdır.

Fasulye

Fasulye, bol lifli, yüksek proteinli ve düşük yağ oranı ile metabolizmanızın hızlanmasını, uzun süre tok kalmanızı ve kalori yakmanızı sağlar.

Jalapenos (Acı Meksika Biberi)

Jalapenos (acı Meksika biberi) içerdiği capsaicin (acı biberdeki yanma hissini veren maddedir) ile metabolizmanın hızlanmasını ve kalori yakımını hızlandırır.

Brokoli

Brokoli metabolizmanın hızlanmasında oldukça etkili olan kalsiyum ve C vitamini içerir. Kalsiyum metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olurken C vitamini de vücut tarafından daha fazla kalsiyum emilimini sağlar.

Yulaf

Bol lif içeriği ile yulaf, kandaki insülin seviyesini düşürür, uzun süre tok kalmanızı sağlar ve zayıflamanıza yardımcı olur.

Soya Sütü

Soya sütü kalsiyum açısından oldukça zengin bir metabolizma hızlandırıcıdır. Fakat şekerli olarak tüketmemek gerekir.

Köri

Jalapeno gibi köri (acı bir baharat) de metabolizmanın hızlanmasını ve kalori yakımını sağlar.

Tarçın

Gün içerisinde çayınızın içine koyacağınız çok az bir tarçın hem hoş kokusu hem de güzel tadıyla size canlılık verecek, metabolizmanın hızlanmasını sağlayacak ve kolesterolü düşürmeye yardımcı olacaktır.